Keşke (5)Keşke (5)Elinde albüm ile oracıkta uyuyakalmıştı. Kapı sesiyle irkilerek uyandı. Ne olduğunu anlamak istercesine önce etrafına sonra duvardaki saate baktı. Esneyerek kapıya doğru ilerledi. Gelen eşiydi. “Hoş geldin bey...” dedi, mahmur gözleriyle. Elindeki paketleri alıp mutfağa ilerledi. Masayı hazırlarken de oğlunu bu halinden kurtarmak için neler yapacağını düşündü. Yemek esnasında fikrini eşine anlattı: “Diğer eve taşınsak diyorum bey... Onun eşyaları kalsa bu evde, duygusal bir not yazıp gitsek aniden. Bir sabah eve geldiğinde bizi bulamasa… Belki hatasını anlar, kendisine çeki düzen verir...” “Belkiyle hareket edilir mi hanım? Hem söylediğini yaparsak daha boş bırakmış olmaz mıyız? Belki onun istediği de budur, yalnız yaşamak...” “Öyle olsa söylerdi bize. Ayrı eve çıkacağım derdi. Bu konuda hiç isteği olmadı ki...” Hatice Hanım eşinin ağzından çıkacak lafları beklerken eşi başını iki yana yanılıyorsun anlamında salladı: “Sen öyle sanıyorsun Hatice. Birkaç kez istedi benden, bir tek kiramı öde yeter, dedi ben karşı çıkınca da, arkadaşlarını eve getiremiyormuş, senin hoşlanmayacağını biliyor tiplerinden, sonra kızlar... Kız arkadaşlarına bir kahve ikram edemiyormuş. Ben olmaz dediğim için mecburiyetten gelip gidiyor...” “Neden daha önce söylemedin bana?”dedi Hatice Hanım, sözlerinde biraz sitem vardı. “Seni tanıyorum Hatice.Biz oğlanla bu konuyu konuştuk kapattık.Sana söylesem, anlamayacağını zannederek ayrı eve çıkıp perişan olan gençlerin halinden bahsedecektin, belki bir gün dayanamayacak bildiğini söyleyeceksin, ‘Ayrı eve çıkmak fikri de ne oluyor, bu düşüncenden vazgeç, yediğin önünde yemediğin arkanda..’ gibi sözler sarf edeceksin.E, eninde sonunda da vazgeçmiş çocuğun inatlaşmasına belki de bir gün kızıp çekip gitmesine sebep olacaksın...” “Ne yani bey, çocuğu bu hale benim mi getirdiğimi ima ediyorsun sen?” “Hayır, Hatice, ikimizde de hata var. Tamam, çocuğu yetiştiren annedir ama ben senin yaptığın eğitim yanlışlarını daha da pekiştirdim. Üstelik bizim çocuğun eğitimine direkt olarak karışan da olmadı biliyorsun. Yanlışları biz yaptık. Ne kendimi ne de seni kontrol edemedim, belki de...” Susmuştu. Hatice ağzındaki lokmasını güçlükle çiğnerken gözlerini eşinden ayırmadan cümlesini bitirmesini bekliyordu. Başını ‘Devam et’ anlamında salladı.
Telif Hakkı Uyarısı Keşke (5) isimli yazı, Fatma Çetin Kabadayı tarafından 22.06.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
4
Aralık
2
Aralık
1
Aralık
1
Kasım
30
Ekim
27
Ekim
27
Ekim
27
Ekim
27
Ekim
27
Mayıs
2
Haziran
2
Uyarı ( İlköğretim 2 ve 3 Sınıflar İçin İki Kişilik Skeç)
• Fatma Çetin Kabadayı • Mizah Denemeleri • 1480 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Mart
9
Nisan
27
Nisan
27 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||