Keşke Umut KeşkeKeşke Umut Keşke“ Sadece bir çocuktu henüz büyümemişti ve oynaması gereken o kadar çok oyun vardı ki hepsi el salladı ardından ona gözyaşları içinde.” Son yılımdı bu okulda. Tezimi de verdikten sonra diplomalı bir psikolog olabilirdim. Tezim muhteşem olmalıydı bunu en güzel şekilde hazırlamalıydım. Ve çok garip ama çok isteyerek yapabileceğime inandığım bir tez konusu aldım. Hemen başladım tezime. Konu bir akıl hastasının sorunları üzerineydi daha doğrusu sorunlarını çözmem üzerineydi yani ilk ciddi deneyimim olacaktı. O sadece benim hastam olacaktı ve ben bir psikolog gibi onun gizemini çözmeye çalışacaktım. Bir sabah erkenden uyanıp evden çıktım. Koşarak hastamın kaldığı hastaneye gittim. Onunla görüşmeye can atarken adını bile öğrenemeden geri çevrildim. Öğrendiğim tek şey sadece çok zor bir hasta olduğuydu. Bu da benim ona karşı olan merakımı iyice arttırmıştı. Tam bir yıldır ordaymış ama tek kelime etmemiş şimdiye kadar. Acaba neydi sorunu neydi dudaklarına kilit vurdurtan şey merak ediyordum. Sabah erkenden uyanıp gittim gizemli arkadaşımın yanına. (Evet, arkadaşımdı o hiç tanımadığım ama çok fazla tanıma fırsatı bulacağıma inandığım ve saatlerce konuşacağım bir arkadaşımdı.)Geçte olsa görebildim sonunda. Ve hiç beklemediğim bir şeyle karşılaştım o bir çocuktu ve daha çok küçüktü. Yapabildiğim tek şey sadece kendi kendime konuşmaktı hemde hiç durmadan. Bilmiyorum neden ama sadece konuştum. Çok zordu onu, adını bilmediğim esmer tenli siyah gözlü çocuğu anlamak çok zordu. Hiç çocuk gibi bakmayan ve sadece düşünen gizemli küçük bir çocuktu. Ve hala oynaması gereken yapması gereken çok şey vardı. Ve ben ona yardım etmeliydim evet bunu yapmalıydım. Diploma almak değildi artık amacım. Geride yaşanmamış bir çocukluğu için özlem duyan birisi olarak kalmamalıydı ve ya yaşadığı her neyse atmalıydı silkmeliydi üstünden. Belki de adın öğrenmek uğruna yaptığım bir bencillikti bu ama ilk defa bir işe yarayacaktı beklide. İkinci defa gittiğimde de hep konuştum onun adına oyun oynadım yine kendimle ama hiç susmadım. Üçüncü dördüncü beşinci… gün diye geçti günler. Ama o hep sustu ve hiç bakmadı gözlerimin içine. Ve bir gün gitti terk etti hayatı hiçbir şey söylemeden terk etti hayatı. Oysa ne kadar küçüktü daha, daha yaşaması gereken ne çok şey vardı. Üzüldüm ve ağladım ruhumu teslim edercesine cellâdıma. Suçladım kendimi uyuyamadım uyanamadım yeni günler. Ve veremedim tezimi. Başlamadan bitmişti benim için psikologluk hayalleri. Bir daha asla olamazdım. Daha kaç küçük çocuğun ölümüne neden olabilirdim ki diye düşündüm Ta ki yatağının kenarına yazdıklarını gördükten sonra Bir süre sonra değişti her şey “oyun oynamayı çok seviyorum. Ayrıca benim de mavi bir topum vardı ve seninkinden büyüktü… Ailem oda yukarda hepsi, o yüzden bakıyorum oraya. Bir de konuşmuyorum çünkü tanrı onları yanına alırken bazı amcalar ağzımı kapatmışlardı. Ailemi böyle yere oturtup bir amca geldiğinde tanrı almıştı onları yanına. İşte bu yüzden hep böyleyim. Tanrı beni de alsın diye yanına versin diye ailemin yanına. Şimdi gidiyorum. Biraz önce bir amca gördüm kapıda simsiyah bir amcaydı. Tanrı alıyor beni de yanına. Beni unutma emi ve hep konuş onlarla. Ben seni hep dinledim ama tanrı almaz diye yanına hiç konuşmadım beni affet. Bu ara da adım UMUT” Aradan ne çok zaman geçti. Şimdi diplomasız bir psikologum. Bir daha asla bir tez hazırlamayı göze alamazdım ama UMUT’ tan sonra psikologluğu da asla bırakamazdım. Bundan sonraki amacım yatak kenarlarına yazılı yazıları erken fark etmek olacak. Keşke bu kadar küçük olmasaydın UMUT Keşke bu kadar küçük olmasaydı UMUTLARIMIZ Bulut Kız
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Keşke Umut Keşke isimli yazı, Müjde Özel tarafından 23.09.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Hüseyin Durmuş yazıyı tebrik etti...
Tuba Bulgur yazıyı tebrik etti...
Başar Besimler yazıyı tebrik etti...
Aralık
4
Kişisel Markanı Yaratmak
• Ali Osman Taşlıca • Yaşamdan Hikayeler • 15 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Kişisel Markanı Yaratmak
• Ali Osman Taşlıca • Yaşamdan Hikayeler • 10 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Aralık
4
Aralık
4
Kasım
1
Ekim
31
Eylül
29
Eylül
23
Eylül
16
Ağustos
18
Erkek Egemen Feodal Topluma Doğru
• Müjde Özel • Eleştiri Makaleleri • 264 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Ağustos
13
Ağustos
21
Ağustos
13
Eylül
16 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||