Kim Ne Dedi? Nasıl Kodu?
15 / 10 / 2007 Pazartesi tarihinde Cemalettin Emeç tarafından eklendi, 230 kez okundu...
“Dedi-koduyu seviyoruz. Ama bunu avam değil de yüksek rakımlı mevkilerin müstakil müdavimleri yapınca dedikodu olmaktan çıkıyor seviyeli(!) tartışma ve fikir teatisi oluyor. Hep öyle değil midir? Paranın örttüğü bilmem kaçıncı kusur yine kusursuzlaşıyor. İtişmeler, sövmeler, hakaretler ve herkes birbirine bildiği bütün küfürleri Türk Dil Kurumun...” Okuyucu Puanı ;
Kim Ne Dedi? Nasıl Kodu?Dedi-koduyu seviyoruz. Ama bunu avam değil de yüksek rakımlı mevkilerin müstakil müdavimleri yapınca dedikodu olmaktan çıkıyor seviyeli(!) tartışma ve fikir teatisi oluyor. Hep öyle değil midir? Paranın örttüğü bilmem kaçıncı kusur yine kusursuzlaşıyor. İtişmeler, sövmeler, hakaretler ve herkes birbirine bildiği bütün küfürleri Türk Dil Kurumunun müsaade ettiğince sunuyor ve sınırlarını zorluyor. Acaba bu gün kime hakaret edecek? Ya da ona cevaben ne yazdı? Evet, bahsettiğim bizim menşei sağlam ama son zamanların manevra kabiliyeti yüksek dönem yazarları Dedi-kodu denince Orhan Veli Kanık ve şiiri gelir aklıma. Kim söylemiş beni Süheyla`ya vurulmuşum diye? Kim görmüş, ama kim, Eleni `yi öptüğümü, Yüksek kaldırımda, güpe gündüz? Melahat `i almışım da sonra Alemdara gitmişim, öyle mi? Onu sonra anlatırım, fakat Kimin bacağını sıkmışım tramvayda? Güya bir de Galata ’ya dadanmışız; Kafaları çekip çekip Orada alıyormuşuz soluğu; Geç bunları, anam babam, geç; Geç bunları bir kalem; Bilirim ben yaptığımı. Ya o, Mualla`yı sandala atıp, Ruhumda hicranını söyletme hikâyesi? İşinin hakkını vereni tenzihe ne lüzum. Sözümüz üzerine alınanı bağlar ki öyle değil midir, “ söz ortaya denir, kim ne alırsa. ” Hemen açıyoruz gazetemizin ilgili sayfasını veya internetten resmine “tık” yapıp merakla okuyoruz, “acaba bugün kime ne dedi? Nasıl kodu? Kime sataşacak ve(ya) bu sefer cevabı nasıl verecek.” “ Konu dağıldı, bunlar mahreme indi, ar, namus, şeref ortalıkta geziyor ve seviye ayaklar altı.” Diyerek kendimizde toplumsal bilinçten dem vuruyoruz. Okumaya da devam ediyoruz nedense. Zaten onlar toplum adına bunu yaptıklarını muhakkak belirtiyorlar. Ama sadece kendi toplumlarına. Her şeyi bildiklerini zanneden ukala üstü tipler, bir kısmı da dünyadan bi-haber yaşayan eller havaya, ver coşkucular bunlar. Sanki dünya koca bir fanus ve bunlar en tepede oturmuş, bizi izliyorlar. Kimi zaman hiç alakası olmayanda bu tartışmalara kendi köşesinden girerek bir iki küfür, sille yiyerek “aslında ben öyle demek istememiştim,” gibilerinden özürle, meydanı o iki azgın savaşçıya bırakıyor. Ne de olsa âlemde dayak yiyen atandan daha meşhur oluyor, daha itibar görüyor. Aslında araya girende “ reklâmın kötüsü olmazcılardan.” Öyle ya, millet merakla bu iki kişi arasındaki ya da karşılıklı saflar oluşturdukları bu azgın savaşları ilgiyle ve yüksek merakla takip ediyor. Ama seviye eksi de olduğundan kendine güvenip üçlü-dörtlü grup yapamadan çekilmek zorunda kalıyor. Bir nevi mecbur kalıyor çünkü çoktan cam-çerçeve kırılmış, cereyanda kalabilir. Üslupları mahalle karılarının imreneceği türden. Soytarı, sahtekâr, dönek, sidikli, çiş-çüş vs. hepsini burada yazarak onların durumuna düşmek istemem. Diğer bir gazetenin köşe işgalcisine diyor bunları. O da diğerine. Yazık… Gerçekten yazık. O çok yüksek baskı sayılı gazetelerin sayfaları tamamen kişisel ihtiraslarının kurbanı yazılarla dolu. Hani denir ya “ yediğin içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat.” Bunlar gazetenin etiketi ile nüfus kullanmak suretiyle menfaat temin eden asalaklar oldukları için genelde beleş tarifeden konakladıkları otelleri, bedava yiyip içtikleri restoranları, ya yattıklarını ya da yatamadıklarını ve tabiî ki küfür-hakaret içeren yazılarla dolduruyorlar… Hep mi böyle? Hemen cevap veriyorum, hayır. Bozuk saat bile günde iki defa doğruyu gösterir. Resmi ve dini bayramlarda günün anlam ve önemini yazarak toplumsal mesaj veriyorlar. O kadar da değil, sağ olsunlar. Bakıyorum internetten en çok “tık” alanda bunlar ve yine en eleştirilen, sevilmeyen de onlar. Yoksa biz dost meclislerinde eleştirdiğimiz ve o çok ağır konuştuğumuz bu tavırları gizliden seviyor muyuz? Evet, aslında hep beraber kim ne dedi? Nasıl koduyu çok ayıplıyor ve çok seviyoruz tıpkı belgesel izlemeyi de çok sevdiğimiz gibi.
Tavsiye Et :
Ekim
9
Ekim
9
Ekim
8
Ustanın İşine Karışmak mı ?
• Haluk Namdar • Hayata Dair Makaleler • 54 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Eylül
21
Eylül
16
Ekim
15
Melekler Erkek Mi? Dişi Mi?
• Cemalettin Emeç • Toplumsal Makaleler • 372 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ekim
15
Kim Ne Dedi? Nasıl Kodu?
• Cemalettin Emeç • Hayata Dair Makaleler • 231 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Haziran
17
Pkk Sorunu Bir Ay Da Biter
• Cemalettin Emeç • Toplumsal Makaleler • 657 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Mayıs
22
Robert Koleji ve Boğaziçi Üniversitesi
• Cemalettin Emeç • Tarihsel Makaleler • 1189 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Mayıs
14
Haziran
4
Türk Bayrağının Anlamı
• Cemalettin Emeç • Eğitim Makaleleri • 17403 kez okundu. • 39 kez yorumlandı.
Nisan
3
Ocak
3
Babasının Çocukluğunu Da Yaşamak
• Cemalettin Emeç • Yaşamdan Hikayeler • 1798 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Mayıs
22
Robert Koleji ve Boğaziçi Üniversitesi
• Cemalettin Emeç • Tarihsel Makaleler • 1189 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ocak
3 |
![]() |
|
||||||||