Kim Yasakladı Bize Gülmeyi?Kim Yasakladı Bize Gülmeyi?Akşama kadar bir sürü komiklik yapan delikanlıya sormuşlar, hadi esprili bir şeyler söyle de, neşelenelim.Delikanlının yüzü önce asılmış, sonra gerilmiş… Valla demiş nereden bulayım şimdi esprili bir konuyu. Hem akşam oldu, hem de bende ne gülecek, ne de sizleri güldürecek hal kalmadı. İnsanları güldürmek kolay değil. Güldürmek deyince, başlayın yüz güldürmekten… Neden mi? Çünkü biz gülmek deyince, kendimizi bildik bileli, yüzün gülmesi konusuna vurulmuşuz. Yüzümüz gülsün kafi… Oğlan diplomayı aldı, yüzümüzü güldürdü. Yağışlar yüzümüzü güldürdü çok şükür. Hükümet, yeni zam kararıyla, memurların yüzünü güldürdü. Karpuz ucuzlayınca, çarşı-pazarın yüzü güldü. Hadiiii…yüz güldüren bu…almadan geçme, her biri seçmeee… Gülmeye hasret bir toplumuz biz. Acılarla yoğrulan hayatımızda, hemen herkesi duygulandıran, köşelerde sessizce ağlatan, durgunlaştıran hüzünlü ve duygulu dönemlerimiz var. Gülmek bir çoğumuzda gülümsemek ve tebessüm etmek gibi bir şey… Eskiden beri gülme, sırıtma, ciddi ol, herşeye gülen insan cıvık insandır, derdi büyüklerimiz. Gülemedik. Erkekler için delikanlı olmanın yolu, kızlar için hanım hanımcık olmanın yolu, ciddi olmaktan geçiyordu. Bıyık altından gülmek bile, ciddiyetle, gülümsemek arasında geliştirilmiş bir tarzdı. Her güldüğümüzde, ne gülüyon lan…yüzümde maymun mu oynuyo, edepsiz!...derdi büyükler. Ananız bile, güldüğünüzü görse, “Yok anam yok, bu adam olmaz, bundan hayır gelmez, vara yoğa cıvık cıvık gülüyo, emmilerine çekmiş…” benzeri lafları çarpardı suratınıza… Evde gülsek anamızdan azar, babamızdan şamar… Okulda gülsek, öğretmenden iki tokat…Askerdeyken gülsek, bizden birgün önce gelen kıdemliden, dayak…Memuriyette Amirine gülsen, çık dışarı…Evde hanıma gülsen, sen bana güldün diye küsme ve baba evine gitme muhabbetleri… Kolaysa gül… Amma ağlamak ve sızlanmak adına master yapmışız. Doktoramızı ağıt üzerine almışız. İçinde acı olmayan şiir yazamıyoruz. Bizi ağlatmayan türkü ve şarkı ilgimizi çekmiyor. Kara bahtlı, kara sevdalı, kara vicdanlı olmak paye misali yapışmış omzumuza, çıkmıyor. Acıların çocuğuyum diyor sanatçı, bir numara oluyor!... Ağlamak kârım oldu, anam anam garibem diyor bir türkü… Hep ağlattı beni kaderim diyor, bir şarkı… Güldürmedin felek beni, hep ağlattın niyeyse…diyor şair.. Birde ne diyorlar? Allah ağlatmasın… Ağlat beni, güldürme diye nereyse, dua edecek insanlar!… Tövbe…tövbe… Ağlatmasın tabi de, Allah güldürsün demeyi de bilmiyor muyuz? Gülmeyi dahi, ciddi bir iş sanarak büyüdü bizim nesil… Komiklik yapanları adam yerine koymadık. Palyaçolara güldük, beyaz perde ve sahnelerin, Şehir-i Komik Naşit Efendi, Dümbüllü İsmail, Türk sinemasının komikleri rahmetli, Salih Tozan, Suphi Kaner, Necdet Tosun, Vahi Öz, Suna Pekuysal, Adile Naşit gibi unutulmazlarına siyah-beyaz sinema döneminde, sinema salonlarında gözlerimizden yaşlar aka aka güldük. Film bitti, daha sinema çıkışında takındık ciddiyetimizi, yürüdük gittik evlerimize. Rahmetli Kemal Sunal’ın filmlerini hala kahkahalarla izlememiz, gülmeye olan hasretimizden. Cem Yılmaz’ı belki bunun için seviyoruz. Şener Şen’den bunun için vazgeçemiyoruz. Gülmeyi büyüklerimiz yüz güldürmek olarak algılamışlar bir kere. Yüzümüz gülüyor amma içimiz kan ağlıyor aslında gibi sözlerimizde, pek meşhurdur hani.. Kim yasakladı bize gülmeyi? Bir kahkaha iki kalem pirzolaya eşdeğer diyenler, bin yaşasın.
Telif Hakkı Uyarısı Kim Yasakladı Bize Gülmeyi? isimli yazı, Erol Sunat tarafından 27.07.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Ecem Çevikdil yazıyı tebrik etti...
Zeynep Tümöz yazıyı tebrik etti...
Birgül Akkurt yazıyı tebrik etti...
Hülya Ayrılmaz yazıyı tebrik etti...
S.nur Şimşir yazıyı tebrik etti...
Emel Bahadır yazıyı tebrik etti...
Aralık
1
Kasım
30
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!
• Erol Sunat • Güncel Makaleler • 133 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
24
22 Kasım Edebiyat Şöleni
• Site Yöneticisi • Güncel Makaleler • 518 kez okundu. • 33 kez yorumlandı.
Kasım
23
Kasım
23
Kasım
30
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!
• Erol Sunat • Güncel Makaleler • 133 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
23
Öğretmen Sevgiden İbarettir
• Erol Sunat • Eleştiri Makaleleri • 217 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
16
Kasım
9
Kasım
2
Gözlere Bakmasını Bilmeyenler…
• Erol Sunat • Eleştiri Makaleleri • 320 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Mart
20
Şubat
14
Mayıs
21
Şubat
14
Nisan
25 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||