Ne çabuk unutuldu Tarihi her acının Müslümanlarda mı suç Günahı ne hacının ...Yitirilen değerler ...Sebebi bu sancının ...Kime ne zarar verdi ...Başörtüsü bacımın Boşuna değil elbet İşin içinde iş var Değerler kalmayınca Bir boşluğa gidiş var ...Dünya`nın kanunu bu ...Kabul etmez boşluğu ...Var olmanın temeli ...Öldürmemek hoşluğu
Hâk`kın aşkı ile nar`da Allah rızasına darda Yokmu sanki bu zamanda Yananlara helal olsun ...Hâk yolunda dervişlere ...Allah için sevmişlere ...Çileyi kâr bilmişlere ...Helal olsun helal olsun BOŞUNA YAŞADIM,DİNLEYİP NEFSİ HEP DOĞRU SANIRDIM,YALANMIŞ HEPSİ BİR MUM`A ÇEVİREN,KOSKOCA ŞEMS`İ ŞEMS OLUP YANANA,CAN FEDA OLSUN
Yazı Sahibi
İlker Özışık tarafından 10.9.2008 tarihinde eklendi 136 kez okundu.
Telif Hakkı Uyarısı
Kime Ne Zarar Verdi Başörtüsü Bacımın isimli yazı, İlker Özışık tarafından 10.09.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
saygıdeğer, sevgi değer güzel yazanlarım... her birinizin yorumunda hemen hemen aynı tekrar var: birincisi benim örtüme birileri -ki kelimenin hayatımıza sokuluşu yirmi otuz yıl- ''türban''dedi ve örtümün, o olmadığını açıklamak, defalarca izah etmek zorunda bırakılıyorum. bunun adı ''örtme'' ''yazma'' ''yemeni'' ne derseniz diyin, bizden bir şey. yukarda yazdıklarımın yirminci yüz yıl versiyonu. aynen sizin yüz yıl önce giydiğiniz, ceketin, entarinin, şapkanın, ayakkabının yirminci yüz yıllardaki değişimi misali. bu inancın gereği yapılan bir tercih ve bunu sorgulama hakkını akıl, insaf sahibi kim kendine hak sayabilir. sayınki, hırıstıyanlıktan yada bilmem kimden alınmış, yada adı diyelimki türban olsun ; bunu suç unsuru kılan hangi ciheti var. ben yıllardır program yapıyorum ve programlarımdaki ana görüş ve sunumum ''insan'' merkezi etrafında oluşuyor. düşüncesi, yaşayışı, tercihi ne olursa olsun... değil mi ki insan; insanlıkta eşitliğimiz var. bunu anlamaya, anlatmaya çalışıyorum. bir de,bunun mağduriyetini yaşamayan kimse; lütven magdur edildiği bir konuyu hatırlasın. ve onu nasıl sık sık dillendirdiğini düşünsün. ona : ''ya ikide birde bu konuyu dillendirme'' diyenlere karşı nasıl baktığını tehayyül etsin. umarım yorumda bulunan siz güzel insanlar haytınızın bütününde sizi mağdur eden bir yasağın kurbanı olmazsınız. S. Nergiz
Türban denen simgenin siyasete alet edilmemesi için karşıyız, tamam. Zorla örtünün diyenlere karşıyız, evet. Yüzde doksandokuzu müslüman olan bu ülkede benim anamın başörtüsünü takan bacım niye okuyamıyor yahu? Bırakın onu, benim annem neden benim mezuniyet törenime katılamıyor? Neden büyütüp eşek kadar olmuş oğlunun mezuniyetinde kapı önünde araba içinde bekliyor. Neresinden tutarsak pis çomak... Şu siyaset denen illet herşeyi çamura bulamış. Net görmek çok zor. Gece gece kendimi zorlamayayım. Gerçekten anlamakta zorlanıyorum. Siyaseti futbol taraftarlığı gibi yaptığımız için yanlış yapıyoruz. Hani takımda yanlış işler olsa da takımımızı değiştirmeyiz ya işte o misal. çok uzadı. İlker Bey de yaraya basmış ama dikkatli olmak gerek kanımca. Her kanamada aynı ilaç faydalı olmaz.
Şiirin başlığıyla içerik uyumlu değil ama güzel dizeler.Tek cümle etmek isterim başlığa...Sanırım başörtüsüyle kimsenin alıpveremediği yoktur da...O başları zorla örttürmek isteyenlerin kafalarının içindekiyle sorunlu ötekiler.Yeniden ,yine ısıtılmasının da yanlışlığına inanıyorum bu çözümsüzlüğün.Anamın bacımın,eşarbına,yağlığına kimse el uzatamaz ama hristiyan giysisini dini örtüymüş gibi benim milletime yutturmak isteyenlere de bu millet artık dur demeli...yani türbana...
Din ne onun ne benim ,din inanan herkesin ve herkese gerek,ama kullanmak için değil yaşamak için...
İlker bey kimsenin baş örtüsüne bir şey demiyoruz.Gerçekten dinimize imanla sarılan samimi herkes bu toplumun ileri gitmesinde büyük rol üstlenecektir.Yalnız bizler yazarız ve bu ülkede olanları Yaşar Nuri Öztürk''ün yazdığı allah ile aldatmaktan öğrenmiyoruz çoğunu görüyoruz yaşıyoruz ve yazıyoruz.İşte karşı durulması gereken budur.Nüfusunun yüzde doksandokuzu müslüman olan bir toplumda söylermisiniz hocam eğer bu kadar sahteciler olmasa bu kadar yalan talan olacakmıydı?Yoksa sizde mi memleket güllük gülüstanlık siz yalan söylüyorsunuz diyorsunuz.Eğer öyle ise diyecek lafım yok.
tepkimiz tepede topuz gibi, hatta eşarp içinde hazır satılan topuzla örtülmüş ve adına türban! denen simgeyedir. Anamın başörtüsüne değil... ama arkadaşım hem başbakan bile dedi, başı örtülü olmayanlar da benim kardeşimdir, diye, reddettim ama umarım sesim gitmiştir beni kızkardeş ilan eden yetkililere.Türbanı reddediyorum bir simge olduğu için.
Bacılarımızın başörtüsüne kimse bir şey söylemiyor ki, başörtüsü de değil krize sebep, Türban diye bir uydurma takınışa karşı çıkışlar. Ve bunu kullanıp rant elde etmeye çalışanlar kaos yaratanlar. İkisini birbirine karıştırmamak lazım diye düşünüyorum. Ve ben, siyasete bulaşmış türban adındaki uyduruk takıntıyı asla dinin bir vecibesi olarak tanımıyorum. Dinimde, örtünme olarak gösterilen başörtüsü, annemin kutsal örtüsü, işte benim inancım ve saygım o örtüyedir. Saygılar..