Kimine Göre
2 / 6 / 2008 Pazartesi tarihinde Ozan Akgül tarafından eklendi, 88 kez okundu...
““Herkes öldürür sevdiği şeyi, bu böyle bilinmeli, kimi bir acı bakışla, kimi fısıldayarak sevgi sözlerini, korkak öperek öldürür, yüreklisi kılıçla, kırpmadan gözlerini!”Oscar Wilde böyle anlatmış sevgiyi. Öldürüyoruz sevgiyi de, aşkı da; yalanlarla, kıskançlıklarla...Güne neşeli başlıyoruz, çünkü aklımızda onun sevgisi var. Nefesi daha büyük bi...” Okuyucu Puanı ;
Kimine Göre“Herkes öldürür sevdiği şeyi, bu böyle bilinmeli, kimi bir acı bakışla, kimi fısıldayarak sevgi sözlerini, korkak öperek öldürür, yüreklisi kılıçla, kırpmadan gözlerini!” Oscar Wilde böyle anlatmış sevgiyi. Öldürüyoruz sevgiyi de, aşkı da; yalanlarla, kıskançlıklarla... Güne neşeli başlıyoruz, çünkü aklımızda onun sevgisi var. Nefesi daha büyük bir hazla içimize çekiyoruz; yeni dünyaya gelmiş bir bebek gibi. Çevredeki her şeyden zevk alıyoruz, yaşama arzusu körükleniyor içimizde. Ondan ayrı bir saniyenin bile boşa yaşandığını düşünüyoruz. Bu tanımlamalar bazı kişilere abartı ve yaşanması olanaksız bir olgu olarak görünebilir. Yinede bir şeyleri sevmek, bir şeylere ilgi duymak yaşamı değiştiriyor. Sevmeden ve sevgiyi paylaşmadan yaşayamaz insan. Paylaşılmayan sevgi, ruhu yaşlandırır, harap eder, beden yaşın kaç olursa olsun… Âşık olmak, sevmek… Hep birbirlerine karıştırılır. Aslında yüzyıllardır net olarak bir tanımlandırılması yapılamamıştır. Kimi sever, kimi âşık olur. Ya da harmanlanır bu iki his yürekte…Kimine göre aşk bir parmak izi gibidir. İnsanın taşıdığı ruhun kimliğidir. Benzerini bir başkasında bulmak zordur… “Kendinden başka bir şey vermez aşk ve kendinden başkasından almaz. Ne sahip olur aşk ne de kendisine sahip olunsun ister. Çünkü aşka aşk yeter.” Bazen de tarafı olmayan bir aşk’ın içinde buluruz kendimizi. Şair Atilla İlhan’ın “üçüncü şahsın şiiri” de anlatmak istediği gibi, kendi aşkımız kendine yeter. Sadece üçüncü bir göz oluruz, “…felaketim olurdu ağlardım” der, uzun bir iç çekeriz… Kimi zamanda F. Dostoyevski’nin “insancıkları”ndaki gibi, parasızlık ve gelecek kaygısı aşkı kalbe gömer , Marquez’in “benim hüzünlü orospularım”da ise, aşk, yaşa mağlup olur. Cihanı terk edecekken gelen aşk’a, beklide lanet okunur… “El ele mi ayrılacaklar oradan, yoksa herkes kendi yoluna mı gidecek ? Şeytan bekle diyor, öğrenmek için yanıp tutuşuyorum. Ama yok, bu kadarı yetmez ,artık uzaklaşmalıyım. Yolda durmuş merakla, şefkatle onları seyredenler var. Ben böyle bakamam onlara. Ben, yoldan geçen biri değilim.” diyor, Amin Maalouf, Doğu`nun Limanları`nda. Yakından takip ettiği sürgün, direniş ve aşk’ın arasında…Yıllarca unutmadan, o anı bekleme hevesi ve inancı insanı hayata bağlıyor. “Ölüme son çare olarak bakmalısın. Hiç kimsenin seni alıkoyamayacağını bil. Ama ölüme gidebileceğin için onu yedekte tut; sonuna kadar.” ‘ Akılsızca ama çok seven biri’ deyin. Kolayca kıskanmayan, ama bir de kıskanınca, tamamen kendini kaybeden biri’ diyor, Shakspeare’in Othello’su. Sevmek… Fakat bunu yaparken zarar vermek… İşte kimlerine göre aşk ve sevgi böyle. Herkesin yaşadığı duygu farklı… Kendi içimizde ki duyguları belki bu örneklerde ki gibi anlatamıyoruz, haykıramıyoruz. Bizimle birlikte yok olana kadar kalıyorlar. Kimi zaman söndüğünü zannederken yüreğimizde, alevlenip hatırlatıyor bize geçmişi. Aslında ne düşünürsek ya da nasıl hissedersek hissedelim, açıkça söyleyelim. Kaybolmayalım limanlarda, boş gemilerde… Gidiş saatimizde belli olsun, dönüş saatimizde. Her şey bizim elimizde… Not: Yine sızlanma vaktim geldi, yazıyorum. Bu sefer birilerine nasihat olsun diye. Onlar kendilerini biliyorlar…Ama önerim şu arkadaşlara; kaybolmuşluk hissetmek ya da kayboldu zannedip unuttum demek çözüm değil! Bu bazen yenilgiyi kabul etmektir. Neyse ben diyeceğimi dedim. Belki merhem olur bunlar yaralara…Unutmayın ama, kimine göre... Ozan AKGÜL Mart,08
Tavsiye Et :
Eylül
5
Eylül
4
Eylül
4
Eylül
4
Eylül
4
Ağustos
4
Temmuz
25
Temmuz
11
Haziran
30
Haziran
19
Aralık
23
Mart
14
Aralık
30
Nisan
1
Mayıs
27 |
![]() |
|
||||||||