Kimyasal Bağlar Üzerine
3 / 3 / 2007 Cumartesi tarihinde Lütfi Şahin tarafından eklendi, 2596 kez okundu...
“KİMYASAL BAĞLAR ÜZERİNE (Lütfi ŞAHİN info@lutfisahin.com) Yazıma iki tanımlama ile başlamak istiyorum.”Uzayda hacmi ve kütlesi olan her şeye madde denir” tanımlaması benim yazımın ilk tanımlaması olup bütün kimya kitaplarında bu tanımlamayı bulabilirsiniz.Diğer tanımlamam ise ”maddenin en küçük yapıtaşı atomdur” tanımlaması olup ,bu tan...” Okuyucu Puanı ;
Kimyasal Bağlar ÜzerineKİMYASAL BAĞLAR ÜZERİNE (Lütfi ŞAHİN info@lutfisahin.com) Yazıma iki tanımlama ile başlamak istiyorum.”Uzayda hacmi ve kütlesi olan her şeye madde denir” tanımlaması benim yazımın ilk tanımlaması olup bütün kimya kitaplarında bu tanımlamayı bulabilirsiniz.Diğer tanımlamam ise ”maddenin en küçük yapıtaşı atomdur” tanımlaması olup ,bu tanımda bütün kimya kitaplarında bulabileceğiniz bir tanımlamadır.Bu iki tanımlamanın sentezini yaptığımız zaman;bütün maddelerin atomlardan oluştuğunu ve belli bir kütlesi ile hacminin olduğunu kavramış oluruz.Madde,yapısı itibarı ile atomlardan oluştuğu için tanecikli bir modeli vardır.Bu durum,maddenin bütün halleri için geçerlidir. Bütün maddeler atomlardan oluşuyor,peki 105 çeşit atom ile bu kadar çeşitlilik nasıl sağlanmış?Bu soruyu düşünmeyeniniz yada aklından geçirmeyeniniz yoktur.Ben bunu açıklamak için alfabemizi örnek vermek istiyorum.Alfabemizde 29 harf bulunmaktadır.Ama günlük hayatta kullandığımız o kadar nitel ve nicel ifade vardır ki,bizim aklımıza “29 harf nasıl yetiyor?” gibi bir soru takıldığı zaman heceleri,kelimeleri ve cümleleri düşünmemiz soruya yeterli bir cevap teşkil etmektedir.Bu 29 harf değişik biçimlerde bir araya gelerek önce heceleri,heceler bir araya gelerek kelimeleri,kelimeler bir araya gelerek ise cümleleri meydana getirmektedir.Bizim günlük konuşmalarımızda ise harfler yalın halde neredeyse hiç kullanılmamaktadır. Yukarıda yapmış olduğum benzetme madde örneği içinde kullanılabilmektedir.Doğada bulunan 105 element,öyle farklı şekillerde bir araya gelmektedir ki,neredeyse yalın halde hiç kullanılmamaktadır.Bu atomlara yalın halinde verilen isim element olup bu elementlerin atom numaralarına göre dizildikleri tabloya “periyodik cetvel” adı verilmektedir.Genel olarak bu elementleri üç ana grup altında toplamamız mümkündür.Bunlardan birincisi olan ve genel olarak elektriği iletmesi ile tanınan elementler grubu “metaller” olup,bu tip elementlerin son yörüngesinde bulunan değerlik elektron sayısı 1 ile 3 arasında değişmektedir.İkinci tip elementler topluluğunu oluşturan ve genel olarak elektriği iletmemesi ile tanınan elementler grubu “ametaller” olup,bu tip elementlerin son yörüngesinde bulunan elektron sayısı 4 ile 7 arasında değişmektedir.Üçüncü tip elementler topluluğunu oluşturan ve genel olarak kararlı yapıları ile tanınan elementler grubu “soygazlar” olup,bu tip elementlerin son yörüngesinde (helyum atomu hariç) 8 tane değerlik elektronu bulunmaktadır.Helyum atomu ise bir istina olup,helyumun son yörüngesinde iki elektron bulunmaktadır. Bu 105 tane element,bir araya gelerek doğada bulunan çeşitliliği oluştururken,istisnasız hepsi kendini soygazlara benzetmeye çalışmaktadır.Bunun nedeni ise,soygazların kararlı yapıya sahip olmasıdır. Bu elementler bir araya gelirken belirli kurallar çerçevesinde bir araya gelirler.Metallerin kendi aralarında bileşik oluşturma yetenekleri yoktur.Metaller ancak eritilip bir araya getirilerek bir karışım türünü meydana getirebilirler.Bu karışıma “alaşım” adı verilmektedir.Metaller ile ametallerin bir araya gelirken oluşturdukları bağa “iyonik bağ” adı verilmektedir.Metaller ile ametallerin bir araya gelmesi için,iki tip elementten birisi elektron verir,diğeri ise elektron alır.Bunlardan elektron verenler devamlı metaller olup,elektron verdikleri için + (pozitif) değer almaktadırlar.Elektron alanlar ise devamlı ametaller olup,elektron aldıkları için – (negatif) değer almaktadırlar.Ametallerin bir araya gelmelerinde etkin olan bağ türüne ise “kovalent bağ” adı verilir.Kovalent bağların oluşumu esnasında ise ametallerin elektronlarını ortaklaşa kullanmaları söz konusudur. Bütün bileşik oluşturma şekillerinde ortak olan kural ise,bileşiğe katılan atomların kendilerini soygazlara benzetmeye çalışmalarıdır.Bileşiği oluşturan atomlar kendilerini soygazlara benzettikleri zaman ise dışarıdan elektron alamadıkları gibi elektronda veremezler;yani kararlı bir yapıya sahip olmuş olurlar.Bu açıklamayı yaparken bir çoğunuz çözmüştür,soygazlar elektron alıp-veremezler ve bu nedenden dolayı da bileşik oluşturamazlar. Bir başka yazımda buluşmak ümidiyle…
Tavsiye Et :
Ağustos
17
Ağustos
11
Ağustos
6
Selüloid Selofan ve Bakalit
• Zeynep Akıllı • Bilimsel Makaleler • 112 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
4
Müzakere Stratejileri ve Arabuluculuk
• Bayram Özbek • Bilimsel Makaleler • 89 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
28
Ağustos
29
Ağustos
11
Ağustos
4
Temmuz
28
Temmuz
21
Nisan
18
Doğanın Dengesini Bozan Etkenler
• Lütfi Şahin • Bilimsel Makaleler • 14185 kez okundu. • 72 kez yorumlandı.
Ekim
25
Nisan
3
Mart
3
Mart
3 |
![]() |
|
||||||||||||||