Kır(ıl)an RuhlarKır(ıl)an Ruhlarİncinmek… Olası bir eylemdir bilerek ya da bilmeyerek yapılan, maruz kalınan… Sevginiz, muhabbetiniz kayar yüreğinizin yırtığından. Oysa siz hiç beklemezdiniz dost bildiklerinizden, yâr bildiğinizden, o içinizi parçalara bölen davranışları, kelimeleri…İncindiniz kırıldınız bilmeden, beklide hissetmeden. Yıllar önce söylenen bir sözü hatırınıza getirip yıllar sonra acısını çıkarttığınız olmadı mı hiç? Aslında affedemeyip sindirdikleriniz… Dil yarası dedikleri, kapanmayan yaralardan hani. Kapatmaya çalışıp; “tamam olur böyle şeyler “deyip içten içe söylenenlere gönül koymuşluğunuz yok mu hiç sahi? İnsanız, dilimize koyduğumuz sözcükleri tartamıyoruz çoğu kez. Karşımızdaki ne düşünürse düşünsün, umrumuzda olmuyor ya hani, önemli olan biziz ya, illa söylemeliyiz içimizden geçenleri, içi dışı bir denmeli bizim için. İçli dışlı bir benliği taşımanın, bir gönlü incittikten sonra var mı sizce bir değeri? İçli dışlı olmaktan memnun kalıyor mu hâlâ ruhumuz? Vicdanen bir “acaba!” ile karşılamıyor mu bizi usumuz? Sonrası af dileme seanslarına bırakıyor kendini ya da hiçbir şey olmamış rolünü en iyi şekilde oynamaya çalışıyor, içli dışlı benliğimiz(!) İncitiyoruz, inciniyoruz. Kırıyoruz, kırılıyoruz. İki sözcük arasındaki ince ipte hangisi daha çok ağır geliyor acaba. Arada ki fark ne sizce? Kırılan bir kemik düşünün, kaynaşırlar zamanla birbirlerine ama üzerine bastığınızda, zaman zaman da olsa, inceden bir sızı duyarsınız. Parçalanmış bir vazo düşünün mesela, parçaları bir araya getirebilirsiniz belki ama eski haline getirmek mümkün değildir ne yazık ki? Kırılmak, kapanmaz yaralara gebedir her daim, yara kabuk bağlar belki, kaşınır, pullanıp dökülür ama izi kalır teninizde ya hani, işte öyle bir şey kırılmak ruhunuzda izi kalıyor her daim… Affetmiş gibi görünmek ruhumuza ağır geliyor, kim ne derse desin kırıldıklarımızı affedemiyoruz çoğu kez. İncinmek; okunuşu bile “kırılmak” kelimesine göre daha hafif, daha ince; sanki daha katlanılır, daha bir affedilir tarafı var. İncinen yerlerimiz, kırılan yerlerimize göre daha çabuk iyileşir, sızısı kalmaz bedenimizde. Affetme nöbetlerine daha çabuk tutuluruz. Ten kafesimizde bıraktığı yaralar, iz bırakmaz çoğunlukla. Kısaca incindiklerimizi daha kolay affederiz. Şimdiye kadar incinenlerden bahsederken aklıma gelmedi değil, peki ya incitenler, kıranlar onların ahvali nasıldır? Kişi belki de çok kişiyi kırdığını, incittiğini bilir telafisi için uğraşanlar gibi bu durumdan zevk alanlarda vardır. Kimileri hayata karşı olan alacaklarını birilerini üzerek tahsil etmek ister. Birinin üzüntüsü, kırgınlığı diğerin nasıl sevinci olabiliyor acaba? Düşündünüz mü hiç? Olabiliyor ne yazık ki, istediklerimizi başka şekilde elde etmenin yolları varken birilerinin ruhlarına el değdirmek, daha kolay geliyor sanırım dilimize, bedenimize… Geçmişimizin yorgunluğunu, başka geleceklerden çıkarmak niye? Unutmayın kırdığınız yüreklerin gölgesi öyle ya da böyle ayağınıza takılıveriyor bir sebeple. Düştüğümüz durumların sebebi, vakti zamanında pişmanlık artıklarımızla ya da benliğimizi kanıtlamanın hırsıyla gölgelediğimiz yürekler. Gölge etmeyin kimseye ki gölgelenmesin gönlünüz. Temelleri vurup kırmak, sarsıp incitmek yerine; üzerine çıkmaya çalışın, çok katlı gönül haneleri inşa edin mesela, isminiz hatırlandığında gölgeler sıcacık bir tebessüme bıraksın yerini. İyi insandı desinler bizim için hiç gönül kırmazdı… Gönül yapardı, Taptuk’un kapısında kul olan Yunus misali; “Bir kez gönül kırdın ise bu kıldığın namaz değil Yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil” “Ben gelmedim dava için Benim işim sevi için Dostun yeri gönüllerdir Gönüller yapmaya geldim.” Gönül yapmanın, gönül kırmaktan daha kolay olduğu bilincine varmamız dileğiyle…
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Nurdan Vural yazıyı tebrik etti...
Hatice Yücesoy yazıyı tebrik etti...
Tugay Küren yazıyı tebrik etti...
Kasım
19
Kasım
18
Bugün Ben Aslında Yaşamayı Öyrendim
• Asef Velizade • Hayata Dair Denemeler • 33 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
18
Kasım
18
Kasım
18
Eylül
10
Temmuz
6
Haziran
8
Mayıs
24
Mayıs
17
Mayıs
1
Mayıs
17
Mayıs
12
Mayıs
6
Bir Tesbihliktin Dilimde
• Gülnaz Eliaçık • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 156 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Eylül
10 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||