Kırık Testili Sultan/1Kırık Testili Sultan/1Osmanlı Devleti`nin en güçlü dönemlerinde İstanbul`un en güzel mekanlarından biride Azapkapı tarafıydı. Valide sultanlar genellikle at arabalarıyla buraları gezmekten büyük bir zevk duyardı. Azapkapı`da Bizans döneminden kalma Rum aileri de yaşardı. Bunlardan biride ismi Aleksandıra olan rum bir kızın ailesiydi.Küçük olmasına rağmen tatlı bir güzelliği ve pratik bir zekası vardı. O gün annesi Aleksandıra`ya bir testi verip çeşmeden su getirmesini istedi. Oda hiç itiraz etmeden çeşmeden su getirmek için testiyi alıp yavaş yavaş yola çıktı. Eskiden evlerde çeşmeler yoktu. Halk su ihtiyacını ,hayırseverlerin yaptıkları çeşme veya sebillerden temin ederdi.Alelsandıra,henüz küçük bir kız olmanın verdiği güçsüzlükle büyük testiyi, büyük bir güçle sımsıkı tutmuştu. Herkesin su doldurup sıranın kendisine geldiğini anlayınca titiz bir şekilde yalaklara o çelimsiz ayaklarını bıraktı. Çeşme çok eskiydi ve taşlar kayıyordu. Su doldurmak küçük bir kızın işi değildi.Ama yardım alacak kimsede yoktu yanında. O an içine bir korku düştü. Ya testi kırılırsa.... Bunu düşünmek bile onu rahatsız etmişti.Artık yapacak bir şey yoktu. Yerinden çıkan ve ayakta kalması bile mucize olan çeşmeye baktı. Ve testiyi büyük bir şevkle akan çeşme musluğuna emanet etti. Rabia Gülnuş Sultan, 4. Mehmed Sultan`ın Hanımıydı.Ayrıca Sultan 2. Mustafa`nın da annesiydi.O gün, seyirleri çağırtıp at arabasını sabahtan hazırlattırmıştı.Şa`şalı bir gelin arabasını andıran at arabasıyla sabah erkenden Topkapı Sarayı`dan çıkıp o gün Azapkapıyı gezmek için yola çıkmıştı.Halkın meraklı bakışları arasında uzakta tek başına su doldurmaya çalışan Aleksandira`yı gördü. Arabacıya `` dur`` dedi.Ve Aleksandıra`ya at arabasının sallanan tülleri arasından baktı.Biraz sonra testiyi çıkarmaya çalışan Aleksandıra`nın korktuğu başına gelmişti. Yalakta duran bir taş ayağının altından öylece kayınca testi yere düşüp kırılmıştı. Alaksandıra bir taraftan ağlyor bir taraftan kırılan testinin parçalarını topluyordu.Valide Sultan arabadan inip Aleksandıra`nın yanına geldi.Onu kocağına alıp öptü ve ona cebinden çıkardığı bir kaç akçeyi gösterip: -- Ağlama bak bu paralarla sana bir testi alırız olmaz mı? Dedi. Aleksandıra: -- Ben testinin kırıldığına üzülmedim. Beceriksiz oluşuma ağladım. Bir testiye dahi sahip çıkamayacaksam ileride nasıl başarılı biri olabilirim ki.Deyince Valide Sultan çok etkilendi. Bu yaşta bu sorumluluk duygusu ancak sultanlara yakışırdı. Ona: -- Senin ismin ne küçük? Diye sordu. -- Aleksandıra efendim. Sonra arabacının yanında duran kahyayı çağırdı. Ona: -- Arabayı yaklaştır. Bu küçük kızın evine gideceğiz. Dedi. Kahya arabayı getirince büyük bir itina ile Aleksandıra`yı arabaya bindirip Onun ailesinin yanına doğru yola koyuldu. Aleksandıra`nın anne ve babası Valide Sulta`nı görünce çok heyecanlandılar. --- Efendim fakirhanemize şeref verdiniz. Kızımız sizi bilmeyerek rahatsız mı etti acaba ? Deyince Sultan: -- Bilakis.Bu kadar akıllı bir çocuk yetiştirdiğiniz için sizi tebrik ederim . Bu yaşta sorumluluk duygusu ile dolu bu kızı sarayda görmek yetiştirmek isterim. Tabi müsadeniz varsa.. Deyince: -- Bundan büyük bir şeref duyarız efendim. Lakin ona iyi bakın biz onu çok severiz. Umarım o da sizi bir anne kadar sever. Deyip onun saray terbiyesinde yetişmesine izin verdiler. Valide Sultan Aleksandıra`ya vedalaşması için müsade etti.Aleksandıra anne ve babasına doya doya sarılıp içini çok merak ettiği ama halktan hiç kimsenin görmediği saraya doğru yola çıktı. Bir taraftan bütün Osmanlı`nın anne dediği Rabia Sultan` bakıyor , bir taraftanda hiç görmediği mekanlara ve binalara bakıp hayretini vay diyerek dile getiriyordu. Valide Sultan: -- Aleksandıra senin ismin bundan sonra Saliha olsun. Sevdin mi yeni ismini? Deyince . Aleksandıra: --Siz nasıl uygun görürseniz sultanım.Deyip yeni ismine Saliha Saliha diye alışmaya çalışıyordu.Valide sultan da ona bakıyor gülüyor bir taraftanda Ayasofya dan okunan ikindi ezanını büyük bir şevkle dinliyordu............. DEVAM EDECEK............
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Kırık Testili Sultan/1 isimli yazı, Necip Koçoğlu tarafından 13.10.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
5
Aralık
5
Kurban Bayramımız Mubarek Olsun
• Zeliha Okan • Yaşamdan Hikayeler • 18 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Kişisel Markanı Yaratmak
• Ali Osman Taşlıca • Yaşamdan Hikayeler • 23 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Kişisel Markanı Yaratmak
• Ali Osman Taşlıca • Yaşamdan Hikayeler • 16 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
4
Kasım
10
Kasım
1
Ekim
30
Ekim
25
Ekim
17
Ağustos
31
Eylül
2
Eylül
5
Eylül
10
Eylül
6 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||