kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Düş Hikayeleri

Kırmızı


Kırmızı

Gecenin son demlerinde, kırmızı perdelerini ve kırmızı abajürünü kapatıp usulca kırmızı yatağına uzandı. Aklı hâla o kırmızı dudaklardaydı ve tüm gece onları düşünmüştü. Nereye baksa, kırmızı dudaklar aşağı yukarı hareket ediyordu. Değildi ya, sanki yanındaymış gibi, öylesine ürkek ve çekingen vaziyetteydi ki, sanki kırmızı kırmızı canavarlar üzerine hareket ediyor ve kırmızı dişleriyle onu parçalıyorlardı.

Olamazdı, olmaması gerekirdi. Kırmızı duvarlar arasında, açık kırmızı bir sayfa üstüne koyu kırmızı kalemle “Artık buraya kadar! ” yazmaması gerekirdi. Oysa her şey ne kadar güzel başlamıştı. Tek hayalleri, kırmızı bir evdi; Kırmızı kapı, kırmızı duvarlar, kırmızı masa, kırmızı halılar, kırmızı yatak örtüsü, kırmızı vazolar, kırmızı güller.. Gün gelip hepsine ulaşmışlardı, ulaşmışlardı da, neydi ansızın onu ondan koparan sebepler, anlamıyordu... Aklı bir türlü bunu almıyordu.. Uyuyamadı. Yatağından kalktı, kütüphaneye yürümeye başladı, kırmızı merdivenlerden geçti, kırmızı kitaplığa yaklaştı ve kırmızı ciltli bir kitaba elini uzattı. Kitabın üstünde “Aşk Dediğin Laftır” yazılıydı. Yaklaşık bir ay evvel, Beyoğlu’nun kırmızı kaldırımlarında yürürken ismi Kırmızı olan bir kitapçının raflarında rast gelmişti. İsmi ilginç geldiğinden olsa gerek satın alıp kırmızı ciltlerle dolu kütüphanesine kazandırmıştı. Ama, bir hayli yoğun olduğundan, okuyamamıştı.Konusu neydi,ne anlatırdı, ne düşündürürdü bilmiyordu. Gözbebeklerinin içinde kırmızılar gittikçe artmaktaydı. Esiri olduğu uykusuzluğun içinde uyuyamazdı. Yavaşça kırmızı koltuğuna oturdu ve kırmızı abajürün ışıltısını hafiften açarak okumaya başladı: Bir şehir, evli bir kadın, üniversiteli aşığı ve “kırmızı yatağı”.. Şafak çöktü, güneş kırmızı alevlerini yeryüzüne sundu… Akşam oldu,güneş dünyaya kısa sürelik ayrılışını duyurdu.. Ama, o hâla eline aldığı kitabı okumaya devam ediyordu ve kitabın sürükleyici anlatımı içinde kırmızı düşüncelerde gidip geliyordu.. Kitabı bitirdiğinde, kitabın konusundan esinlenerek yüreğine bıçak gibi bir saplantı düştü; “Acaba aldatılıyor muydu? ..”

Yok, yok olamaz, yapamazdı bunu ona.. Küçük de olsa ihtimal vermiyordu buna. Ama olabilirdi de..Ya öyleyse? .. Koltuğundan bir hışımla fırladığı gibi yatak odasına koşar adımlarla koşar adımlarla ilerledi. Kırmızı dolabı açtı, içinde bir şey bulamadı. Kırmızı kazaklarını, kırmızı gömleklerini, kırmızı paltosunu, kırmızı çoraplarını, kırmızı jartiyerlerini, dolabında ne varsa silip süpürüp gitmişti. Mutfağa gitti, birşeyler bulabilirim umuduyla kırmızı buzdolabının üstüne baktı, bulamadı..Kırmızı tabakların altlarına baktı, bulamadı. Kırmızı masanın gizli bölgesini aradı,yine bulamadı.. Son çare olarak banyoya gitti. Geçen haftasonu, beraber gittikleri tatilde yanlarına aldıkları kırmızı bavulu gördü. Bavulu açtı, açmasıyla gözlerini biraz daha açması bir oldu. Bavulun içinde küçük bölmede bir resim saklıydı, senelerdir beraber kırmızı bir dünya kurmak istediği aşkını, sevdiğini, birtanesini, sarışın, sarılar içinde bir başkasıyla görüyordu. Daha fazla dayanamadı ve resmi, kırmızı alevler arasına gömdü.

Çaresizlik içinde bir o yana,bir bu yana yürümeye başladı.Çareyi evden dışarıya adımını atmakta buldu.Kırmızı dış kapıdan kırmızı ayakkabılarını giyerek çıktı. Kırmızı çiçeklerle dolu bahçesinden ilerleyerek geçti ve kırmızı arabasının kapısını açtı. Arabayla güneye doğru hareket etmeye başladı. Yol üzerinde gördüğü kırmızı kiremitler, kırmızı tabelalar, kırmızı giysili insanlar, kısaca kırmızıya dair ne varsa her şey, onu ona hatırlatıyordu.Onu çok seviyordu, onun onu sevmemesine veya böylesi aldatmasına imkan vermiyordu. Ve bu durumu kabullenemiyordu. Tüm bu düşünceler arasında karşıdan gelen kırmızı kamyonu fark edemedi..
Kamyon şoförü, gecenin sessizliğinde elleri kelepçe içinde polis arabasına bindi.Masumluğunu ifade etmeye çalışıyordu, ama çoktan cezaevinin yolunu tutmuştu.. Kırmızı üniformalı polisler, etrafını kırmızıya boyayan kırmızı arabanın yanında, vücudu paramparça olmuş, kırmızı giysili adamın, hâla açık olan kırmızı gözlerinin içine bakarak onun için dua ediyorlardı...


Kırmızı
Yazı Sahibi
Ahmet Ağdere
Ahmet Ağdere tarafından 3.6.2008 tarihinde eklendi 363 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Kırmızı isimli yazı, Ahmet Ağdere tarafından 03.06.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
bir renk insan hayatında bu kadar önemli olabilir mi bilmiyorum ama değişik, ilginç ve güzeldi.. tebrikler


04.06.2008 tarihinde yorumlandı.


Aralık
3
Akıl Hastanesi ve / veya Dinlenme Odası 4 (final)
Zeynep TümözDüş Hikayeleri • 57 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Aralık
3
Akıl Hastanesi ve / veya Dinlenme Odası 3
Zeynep TümözDüş Hikayeleri • 45 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Aralık
2
Akıl Hastanesi ve / veya Dinlenme Odası 2
Zeynep TümözDüş Hikayeleri • 63 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Aralık
1
Akıl Hastanesi ve / veya Dinlenme Odası 1
Zeynep TümözDüş Hikayeleri • 94 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Kasım
30
İki Çeyrek Yolculuğu
Adem DönmezDüş Hikayeleri • 41 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
3
Küskün ve Kader Arasında Hasbihâl
Ahmet AğdereKlasik Şiirler • 12 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
24
1 Nisan Şakalarım / 1
Ahmet AğdereAnı Hikayeler • 0 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
7
Bir Bahar Günü
Ahmet AğdereBaşkaldırı Hikayeleri • 179 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
3
Kırmızı
Ahmet AğdereDüş Hikayeleri • 364 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
6
Kıyamet
Ahmet AğdereDüş Hikayeleri • 310 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Mayıs
3
Okuldan Kaçış
Ahmet AğdereYaşamdan Hikayeler • 372 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Haziran
3
Kırmızı
Ahmet AğdereDüş Hikayeleri • 364 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
6
Kıyamet
Ahmet AğdereDüş Hikayeleri • 310 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Kasım
7
Bir Bahar Günü
Ahmet AğdereBaşkaldırı Hikayeleri • 179 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
3
Küskün ve Kader Arasında Hasbihâl
Ahmet AğdereKlasik Şiirler • 12 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Kırmızı, Kırmızı hikayesi, Kırmızı hikaye, Kırmızı nedir?, Kırmızı hakkında bilgi, Kırmızı hikayeleri, Ahmet Ağdere hikayeleri, Kırmızı nedir, Kırmızı hikayesi, Kırmızı hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Loans | Best Credit Cards | Art visionaries | MPAA | Per Insurance | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul