Kırmızı Anayasa ve Adaletsiz A K P
KIRMIZI ANAYASA
Önce şu haber başlığını ve altındaki paragrafı okuyalım:
``Anayasa’nın ANAyasası mı var? Anayasa değişikliklerini Anayasa`ya göre incelemek mümkün mü? Hukuken ve demokratik açıdan değil... Ama inceleniyorsa, o zaman iki ihtimal var: Birincisi zayıf, ikincisi kuvvetli... İkinci ihtimal, ANAYASA`nın ANA`sı var diyor...`` ( iyibilgi özel İlhan Döğüş)
Yazarımız, ``Anayasa`nın anayasası mı var?`` diye sormuş?
Bu soruya açıktan bir cevap verecek çıkmayacak herhâlde ki, ihtimal olarak ``var`` sözcüğünde karar kılınmış:
``Kırmızı bir Anayasa bu… Bakanların, milletvekillerin bile bihaber olduğu``
Yazarımız, az da olsa bir tahlilde bulunup, okuyucunun soru üzerinde düşünebileceği kadar ipucunu dışarı çıkarmış. Ve istemiş ki, yeni bir anayasa oluşsun; o oluşan anayasa, `sivil anayasa` hüviyetine kavuşsun.
Fakat, kullandığı bir cümle var dikkatimi çeken: Bakanların, vekillerin bile bihaber olduğu `Kırmızı Anayasa`.
Şimdi soruyu sorayım:
Anayasanın kırmızısından bihaber olanlar, anayasanın sivilini nasıl yapacaklar?
Sanırım, vatandaş olarak önce, anayasanın kırmızısından bihaber olmayan adamları bulup vekil yapmamız gerekecek. Tabi, Kırmızı Anayasa, izin verirse!..
* * *
ADALETSİZ AKP
Tuzla`da meydana gelen olayların biri örtülürken diğeri meydana geliyor. Sosyal Güvenlik Bakanı`nın üzerine çökmüş çaresizlik de, günden güne kendini iyice hissettiriyor.
AKP`liler, ``Yüzde kırk yedi ile gelen biz, demokratik yolda yürürken, önümüzü kesiyorlar`` diye sızlanırlar hep. Biz de, şapşal şapşal, ``Vay demokrasi düşmanları vay!`` deyip, AKP`nin önünü kesmeye çalışanlara söyleniriz.
Peki, ne çıkıyor ortaya?
İyibilgi`nin Yazarı, Tuzla olaylarında çaresiz kalan, çaresizliğini de şikayette bulunarak belirten Bakan için güzel cümle kullanmış:
“Yatıyoruz Tuzla, kalkıyoruz Tuzla” diyen Çalışma Bakanı Faruk Çelik, niye bakan olduğundan, yetkilerinden ve sorumluluklarından bihabermiş gibi, çözüm için adım atacağına hala serzenişte bulunuyor:
Bir tesbit daha öne sürmüş Yazar: ``...ya Bakan`ı engelleyen bir mekanizma var, ya da Bakan, bahane arıyor``
Ben, bu cümlelerin geçtiği haberi okuduğumda, yorum yapacak sözcükleri bulamamıştım. Sonra, `Anayasa`nın yasası mı var?` başlıklı haberi okudum ve o habere yorumu yaptım. Ondan sonra, bu haber için de yapabileceğim yorum cümleleri zihnimde oluşmaya başladı. Öyle ya... Milletin iradesiyle başa geldim diyen AK Parti`nin mensupları, basit bir kanunu çıkarmada kırmızıya tosluyorlarsa, milletin çalışan insanlarının kötü problemini halletmek istediklerinde de başka bir şeye tosluyacaklardır.
Efendim, AKP kapatılıyor diye feryad-u figan etmesin AKP`liler!
Rab`den, ``Neden acaba?`` diye sual etsinler.
Belki de, feryadını duymadıkları namusuyla çalışanların ahını aldıklarındandır.
Kimbilir?..
İbrahim Faik Bayav
(21 Mayıs 2008 00:03)
Not: Bu yazı, İyibilgi.Com sitesindeki `Anayasa`nın ANAyasası mı var` ve `Tuzla`daki işçi AK Partinizden daha önemli` başlıklı haberleri üzerine yazıldı ve haber metinlerinin altına iki ayrı yorum olarak eklendi.