kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Aşk Hikayeleri

Kısa Bir Aşk Hikayesi


Kısa Bir Aşk Hikayesi

Yastığa yapışmış kafasını kaldırırken dökülmüş uzun siyah şaçlarına baktı. kirpiklerinin
arasından zar zor görebiliyordu.İri vucudu kollarına ağır geliyor,mecalinin olmadığını
hissediyordu.Diğer kolunun da yardımıyla doğruldu.Kalbi şakaklarında atıyordu ,fiziğine
göre küçük güçlü parmaklarıyla ovalamasa patlayacaktı sanki...Geniş alnının üstünden tüm
beynine dalgalar halinde acı yayılıyordu.Yatağın kenarına tutunarak banyoya gitti.Kafasına
değen duşun altına girdi.Hızla çarpan su,yıpranmış duygu kırıntılarını da atıyordu
üzerinden.Burnunu ,genizini açmıştı sıcak su buharı.Derince bir nefes almaya çalıştı.Göğüs
kafesinde taş vardı ve kaldıramıyordu.Bir iki dakika içinde ağrılarının azaldığını ,nefes
almasının rahatladığını hissetti.Banyodan çıkarken buğulu aynayı eliyle şöylebir silip,aksine baktı.Yakışıklı sayılabilecek yüzünün göz altları torba olmuş, yanakları şişmişti.Beğenmedi kendini.Köpüğü eline sıkıp uzunsakalına yedirdi ve traş oldu.Kolonya yüzünü yakmasına rağmen tekrar sürdü.Titrek parmaklarla çıkardığı sigarasını muhtar çakmağı ile
yaktı. Çabuk çabuk iki nefes aldı,Duman ciğerlerine dolarken o da düşüncelere dalmıştı.

Daha önceden de tanımasına rağmen ilk olarak yemekhane sırasında farketti onu; sarı
dalgalı uzun saçları ,yaramaz çocuk misali gülümsemesi,ışıl ışıl mavi gözleri ile çakışmıştı. Proje müdürünün sekreteri olmasına aldırmadan kaçak bakışlarına yanıt verdi.O an içinin kıpırdadığını, Nataş’ın da ona ilgisinin olduğunu anladı. Ancak zar zor bulduğu işi de
kaybetmek istemiyordu.Özel iş bu,geleceği iki dudak arasında .Lokmalar boğazına takılmaya
başlamış ,soğuk terler basmıştı.Yemeğini herzamankinin aksine oldukça yavaş yedi.Arada
onun masasına gözattığında kendisine bakıldığını anladı.Peşinden gitmeliydi. Yemekten sonra Svetnoy`dan Sretenka` ya çıkan arayollardan birine sapan Natali`yi takip etti, Sağ taraftaki site girişine ulaştığında o da köşede göründü.
_ Merhaba ,neredeydin şimdiye kadar ?dedi çocuk sesiyle.
_ Merhaba ,ya sen?
Usulca Orhan`ı kendine çekip uzun uzun öptü. Genç adam bu tatlı rüyadan hiç uyanmak istemiyordu ancak öğle paydosu da nihayetinde bir saatti. Akşam mesai sonrası Vedenha Parkında buluşmak üzere ayrıldılar .Sretenka’da boşaltılmış eski binalar yeniden hasır ,kolon, kiriş atılarak sağlamlaştırılıyor tekrar dizayn ediliyordu.Ve beton dökmeden önceki kablo kanallarının atılması lazımdı. Öğleden sonrası için çok hızlı bir şekilde çalıştı.Akşam olabilecek her türlü aksaklığa karşı tedbirini aldı.Son dakika golü olmasına izin veremezdi.Ha buarada olayın duyulmaması için yakınlarına bile en ufak bir şey söylemiyordu. Saat yedi olunca koşarak eski binanın bir odasında elbiselerini değiştirdi.Seri
hareketlerle saçlarını yıkadı ve arkadaşından aldığı deodorantı bolca sıktı.Sevdiği mavi kot
pantolonunu ve siyah tişörtünü giydi. Aynada sonkez kendisine baktı.Ehh işte….

Farklı duraklardan bindikleri metroda ,her dakika başı tren gelmesine rağmen saniyeler
geçmek bilmiyordu.Tren gelince enkolay inebileceği köşeyi seçti.Birinci , ikinci ara durak ve nihayet .Rusça Vedenha durağına gelindiği anons edilir edilmez hazırlandı ve bir kedi çevikliği ile indi.Yürüyen merdivenlerden koşarak çıktı, geç kaldım korkusuyla. Acaba orada
mıydı, gerçekten kendisini bekleyecek miydi ?Ya da gelecek miydi ? Bütün bunları düşünürken parkın içine de girmişti.Durdu. Kendisinin bile ummadığı kadar sakin bir şekilde etrafına bakındı.Kalbinin başına buyruk atışını dinledi. Ağustos olmasına rağmen akşamüstü serinliği vardı ve hafif bir rüzgar yolların iki yanındaki ıhlamur ağaçlarının yapraklarını sallıyordu Durak çevresindeki kalabalık biraz dağılınca o yaramaz gözleri yine yakaladı. Tüm şüphelerinin boş olduğunun ayırdına vardı.Hatta biraz utandı kendinden böyle düşündüğü için .Sıcak ve yumuşak ellerini tuttuğunda rahatladı.
-Priviyet
-Priviyet
O deniz mavisi gözlerini dikerek
-Nasılsın , iyi misin Orhan ?
-Ben…İyiyim , iyiyim “ dedi şaşkınlıkla.
O sıra üzerinden atamadığı çekingenlikle “şimdi ne yapacağım” diye düşünüyordu.Hiç bir planı yoktu ve hava kararıyordu…Pırıl pırıl gökyüzü; kızıldan eflatuna ,laciverte dönerken el ele yürüyüp birbirlerinden konuştular. Neşeli sesi ile U2 dan Bono’ya nekadar çok benzediğini söyledi.
-Yok canımmm …
-Evet öyle; dedi genç kız yabancı şivesi ile .
Yavaş yavaş pek kimsenin geçmediği bir yere gelmişlerdi.Banka oturdular ve hiç konuşmadılar , gelene geçene aldırmadan seviştiler.Saat iyice ilerleyip gece yarısı olunca Natali, Orhan’ın göğsüne yasladığı başını kaldırdı.
-Gidelim mi?
-Haydi , dedi isteksizce.
Metro girişinde Nataş evini aradı. Birkaç kelimeden sonra annesi ile konuşmasında önceleri
küçük sesli nazlı ifadeler yerini yalvarmaya sonra da yüksek sesli tartışmaya bıraktı.İzin
çıkmamıştı.Metro’da ertesi gün aynı saatlerde Sretenka durağında buluşmak üzere ayrıldılar.İçi içine sığmıyordu.Mutluluğunu tanımlayacak sözcük yoktu .Ama bu ilişkinin en ,azından bir süre ,sır olarak kalması gerekiyordu.Uzun bir gece olacağa benziyordu.Sabırsız ve stresli…

Sabah olup iş koşuşturması rayına girince zamanın nasıl akıp gittiği anlaşılmıyordu. Ta ki öğle yemeğine kadar ...Gizli saklı bakışmalarını sürdürdüler.İlk buluştukları yerde ilkgünkü
heyecanla sarıldılar birbirlerine.Yoğun günün ardından akşam olunca Sretenka durağına gitti. Bakındı ,kimsecikler yoktu.Aslını söylemek gerekirse o hariç herkes vardı.Ne olmuştu
birdenbire ? Dünün istekli hatunu bugün onu ekmiş miydi acaba ? Dünkü yaşadıklarını birdaha gözden geçirdi. Ona göre kızın böyle bir şey düşünmesi bile ihtimal dışındaydı. Saat dokuzu kırkbeş dakika geçiyordu.Biraz daha geç kalırsa bir saatin nekadar uzun bir süre olduğunu anlamış olacaktı. “ Herhalde artık gelmez , bir problem olduğu kesin “ diyordu kendi kendine .Onu çeyrek geçerken gitmeye karar verdi. “Dur, belki bu trende “ deyip her tren gelişinde yaptığı gibi tüm yolcuları tek tek gözden geçirdi.Yine yoktu.
Tren kalkıp etraf sakinleşince merdivenlerden inen orta boylu ,çiçekli mini eteğinden
balıketli olduğu fark edilen ,sarışın acaba o muydu? Yüzünün kızardığını, terlediğini hissetti.
O harfini uzatarak ;
-Oorhan , geldim işte ; deyip sarıldığında beklemesi strese ve kızgınlığa dönüşmeye başlamış
genç adam sanki bir buz gölüne düşmüşcesine soğudu, ilk andaki yüz ifadesi yumuşadı.Kız;
melodik konuşması ile neden geç kaldığını , proje müdürünün toplantısının uzamasının ,sekreteri olduğu için, mecburen kendisini de etkilediğini ve haber veremediğini anlattı.Kalbinin huzurlu atışlarını dinliyordu.Sözcüklerin bir anlamı yoktu, geldi ya .Trene binip sakin bir koltuk seçtiler.Arada “beni affettin mi” diyen sözlerine sessizlikle cevap verildiğinde anlıyordu ki henüz değil…Bütün şirinliğini takınarak :
-Bize gidelim mi ? dedi.
-Olur ,dedi genç adam ,belli belirsiz gülümsemesi ile.
Dakikalar sonra adamın ince dudaklarının ucu yukarıya çevrilip gözlerinde parıltı belirince,
genç kızın neşesi de yerine geldi.Metro’dan inip vagzal ( küçük bakkal )dan yiyecek bir şeyler
aldılar. Uzun,beş katlı apartmanların kare gibi birleştiği bir siteye geldiler .Siteyi içten içe
dönen bir yol ve onun da ortasında akasya ,kayın, ıhlamur ağaçlarının bulunduğu büyükçe bir park vardı. İkinci blok ilk kat sağdaki daireye girdiler sessizce .İçeri girer girmez acele
hareketlerle biryandan kapıyı kilitleyip biryandan da öpüştüler .O an söz tutkunundu….
Sabah olup yorgun ve bir okadar rahatlamış bedenleri ile yataktan isteksizce kalktılar.

-Ne olur, bugün gitme ; dedi Nataş .
-Biliyorsun , gitmem lazım.Öğle arasına kadar ne kadar uzun zaman var. Tanrım , kapıdan çıkmadan özledim seni; dedi ve sıcacık öptü kızı.

Gündüz iş yerinde olabildiğince ona bakmamaya çalışıyor,kazara gözgöze geldiklerinde kızın
kendisine bakıp diğer arkadaşları ile konuştuğunu görüyordu.Kızıyordu ve dedikodunun onların bu ilişkisini yıpratacağını düşündüğünden anlaşılmaması için inanılmaz bir gayret
gösteriyordu.O kadar ki ; Orhan`ın ilgisiz davranışları Natali`yi çileden çıkarıyordu. Ona
bakıp iç geçiren , hayal kuran ve insafsızca atıp tutan arkadaşlarının olması işi daha da güç
kılıyordu. Akşam olup da buluştuklarında kızın iğneli sözleri ve kaprislerine dayanmak ,hayli zordu. Konuşmalarının arasında Nataşa için sakalın daha romantik olduğunu ayırt etti
ve bir ay süre ile hiç kesmedi.

Orhan üstünü giyindi, yatağa oturdu ve bir sigara daha yaktı.Saat henüz beşbuçuktu.Aynı
düşünceler aklını bir kenarından yakaladı......

Sabırsızlıkla işinin bitmesini bekliyor ,arada onu görecek fırsatlar yaratıyordu ama uzaktan. Her buluşmada farklı bir metro durağını seçiyorlar, sonra ya parka dolaşmaya çıkıyorlar ya da Natali`nin Kievski Prospect`teki evine gidiyorlardı.

Su gibi geçen bir ayın sonunda beraberce, annesinden ayrı yaşayan babasının köydeki evine
gitmeye karar verdiler.Proje müdürünün şoförü Mahmut abi onu evinin önüne bıraktığında
karanlık parkın bir köşesinde bekliyordu.Uzun süren bir tren yolculuğu sonunda yarım saat
yürüyüş yaparak daça (köy evi)’ya ulaştılar. Orada çocukluk arkadaşları ile tanıştı.Çok
mutluydu ve uğruna izinsiz olarak , işlerini bir gün önceden bitirdiği halde , dışarı çıktığı bu
pazar gününde başka hiç bir şey düşünmek istemiyordu. Geceden başlayarak ,iplerini
arzularının ellerine bıraktılar.

Her öğle arası gittikleri buluşma yerine beklemesine rağmen arasıra gelmediğinde ozamanlar
bunu iş yoğunluğuna bağlamıştı.Bu gelmeyişler giderek artan sıklıkta olmaya başlayınca
kendisine itiraf edemese de işlerin yolunda gitmediğini anlamıştı. Onun hayatın her anını
dolu dolu yaşama isteği önceleri yaşamına mutluluk katsa bile sonraları temposuna yetişememe ve yeterli desteği gösterememe korkusuna kapıldı. Tüm iyi niyetine,onu mutlu
edecek şeyleri yapmaya çalışmasına rağmen sonuçta kendisi formendi. Bu korku ve şüpheler askerden beri kendisini göstermeyen ülserini azdırmaya yetmişti.Daima bir ikilem içindeydi.Bir yandan içini yırtar gibi boğazına kadar gelen acı , diğer yandan mutlu olma isteği. Ona kalırsa ikisi beraber yaşanabilirdi.Mantığı ise bu ilişkinin sonuna geldiğini haykırıyordu.

Ta ki soğuk bir duş gibi evin kapısından geri çevrilene kadar kabul etmek istemediği gerçek
tokat gibi yüzünde patladı.Gecenin ilerleyen vaktinde ,iyice serinlemiş ekim akşamında
parkın kenarındaki bankta “bir ihtimal gelir ve bütün olanları açıklar “diye düşündü.Umudunu kesip yapayalnız Kızılmeydan`ın yanında Rassiya Otelindeki odasına döndüğünde içinde patlamaya hazır bir volkan , elma şekeri elinden alınmış ağlamaya hazır bir çocuk, ne yapacağını bilmeyen avare gibiydi.Ertesi gün küçük bir laf oyunu ile kızın enyakın arkadaşı Lena`dan Halil bey`in evinde olduğunu öğrendi.Ve traş takımının kendisinin getirmesini rica etti.

Sonra hızlı bir şekilde neden terkedildiğini düşünmeye başladı.Belki ona karşı tavizkar
olmasa, yumuşamasa ,çoğu rus erkeği gibi terslese ;farklı olurdu diye geçirdi içinden.Daha önce göremediği ayrıntılar tek tek aklına geliyordu.Mütemadiyen gecenin geç vakti gelen ve sinirli şekilde biten telefon konuşmaları ,işyerinde kendisini kaş-göz ile işaret etmesi ve gülüşmeleri şimdi iyice anlamlı geliyordu. İş arkadaşları ile laflarken personeldeki Tunceli`li hemşehrisinden proje müdürü Halil bey`in Türkiye`deki eşinden boşandığını öğrendi.Taşlar yerine oturuyordu. İstenmediğini kendisine Lena`nın söylemesi, karşılaştıklarında Nataş`ın gönlünü almaya çalışır tarzda konuşması ,bu ayrılığın kendi kusurundan olmadığı duygusunu uyandırdı. Onu sadece parasal sebeblerden dolayı bıraktığını düşündü.Daha önceki aşkları ve ayrılıkları geldi aklına .Karşılıksız ve beklentisiz sevdikleri
gelecek kaygısından dolayı bırakmışlardı . Sonra onun erken yaşta yaptığı evlilikten ne
kadar çok yaralandığını hatırladı . Aynı şamarı tekrar yediğini düşünmenin verdiği öfke ile sarsıldı. Bu kadar basit olamazdı. Böylebir nedenin yaşadıklarını hepten anlamsızlaştırdığını bildiğinden kabul edemiyordu bir türlü.

Oda arkadaşı birlikte biraz fıstık, bir şişe de Stoliçnaya votka alıp dertleşti.Saat ikiyi geçiyor ve yeni bir gün başlıyordu.


Kısa Bir Aşk Hikayesi
Yazı Sahibi
Sedat Akyaz
Sedat Akyaz tarafından 22.1.2008 tarihinde eklendi 6354 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Kısa Bir Aşk Hikayesi isimli yazı, Sedat Akyaz tarafından 1/22/2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
ewet biras uzun:)


31.10.2008 tarihinde yorumlandı.

bayaaa kısaymışş xD


31.10.2008 tarihinde yorumlandı.

güzel ama çok uzun


19.10.2008 tarihinde yorumlandı.

okulun ilk günleriydi genç oglan ve kız birbirlerinin dikkatını cekmıstı , kız güzel,alımlı,kibar,hoş çok nazıktı oğlanda delidolu,eylence meraklı,serserinin tekiydı ama kızların peşinde koştugu, hasta oldugu kadar yakısıklıyı. ikiside birbirinden çok hoşlanmıştı ve bı gün güzel kız hızlıca okul çıkısından ılerlerken arkasından sesler geldı, kım oldugunu bılmıyordu ve baya bı korkmustu, arkasına bakamıyordu bı an bilegını tutup birisi ona seslendı kız arkasına döndugunde o delıkanlıyla karşı karşıyaydı... saskındı genç ondan hoşlandıgını söylemıstı, ona tanısalım demıstı kız daha bır sasırmıs adını söylemıstı günleri beraber geçen gece gündüz ya beraber yada telefonlarda saatlerce konusan gencler bırbırlerını çok seviyordu,, hıç ayrılmayacaklardı onlar söz vermıslerdı. yaşlarıda ilerliyordu artık okul bitiyordu. içi buruktu ikisininde son günleriydi kolay değildi ılk tanısma yolunu gecmemek, sınıftan kacıp görüştükleri yerlerı bırakmak,dolastıkları yerlerı gecmek zordu ama biliyorlardı beraberlerdi onlar hep bir gün delıkanlının almanyaya gitmesi gerektı 1 hafta durup gelecektı ama ikiside buruktu güzel kız kendını tutamayıp ağlamıstı arkasından ama bılıyordu bırakamazdı onu ve o gitii ama olmadı gerı gelmedı aylar haftaları, aylar senelerı getirdi ve genç kız artık kocaman olmustu ve evlenme yası bıle geıp gıdıyordu artık bırısını tnıdı onu cok seven bırı ydı genctı,zegındı efendıydı onu sevemesede ailesi zorluyordu bekledıgın yeter dıyordu ve kız en yakın tarihte nıkahı kıyalacaktı ve nıkaha 1 hafta kalmıstı gelınlıgını almıstı güzel kız eve dönerken bılegını tutuldugunu farkettı gene o eldı o tutustu o dur deyısstı ve kızanladı oydu döndü arkasına ağlayarak sarıldılar ama artık gectı 1 hafta sonra evlenecekledı konusömay başaladılar ve cocukl obu sevdıgını anlatırken kızsa aglıyordu torbasındakı gelınlıgı cıkarttı ne cok ısterdım senle gıymeyı ama olmaz dedı 1 hafta sonra evlenıyorum ben sen ne dıyorsun bana gec kaldın cok gec dedı ve uzaklastı ordan ama onu bırkamıyordu işte vazgecemıyordu o serserısınen actı telefonarını başladı gene onla beraber olmaya yanına gitii neden gelmedıgını sordu geleceğini ama habise düştügünü anlattı 3 yıl boyunca yatmıs ve yası kucuk oldugundan erken cıkmıstı ne yaptıgını sordu gene içmiş ve eylencelere gidiyorken annesıyle beraber karsıdan karsıya gecen 4 yaşındakı dunya tatklsı ezdıgını ve öldürdüğünü anlattı vijdan azabı vardı kız bi an aglamaya basladı olmaz dedı nasıl kucuk bır cocugun olumune sebeb olursun dedı serserılık içki eylencen hep bunlar yuzunden dedı ve affetmesını ıstedı gene dayanamadı onu affettı ve gecesıne kadar herseyı unutmuslardı artık herseyı evleneceğıne anlatmalıydı beraber gene mutluydu gene huzurluydu gene o sevıncı yasamıstı beraber ve zamanı gelmıstı dugunune 3 gun kala evlenecegı kısının yanına gıtıı ve onu sevmedıgını askını buldugunu anlattı oda onun mutlulugu yeter diyerek muutlu olmasını diledi ve o kadar sevıyordu onu kactı sehırden kactı ondan yurtdışına kactı o akşam aradı onu aglayarak bulusalım söyledım ayrıldık ve rtık berbarız dedı aglıyordu hem mutluydu kız koşar adımlarla bulusma yerınme ilerledi koşuyordu olda kalabalıgı farkettı yavasca kalabalıga giderken sevdıgı cocugu yerde ezılmıs bır sekılde gördü. O ÇOCUK İÇİN EVLENECİ ÇOCUGU BIRAKMIŞ,,DUGUNÜNDEN ÖNCE HERŞEYİ GERIDE BIRAKMIS AİLESİNDEN AYRILMISTI VE O SEVDİĞİ ÇOCUK GÖZLERİNİ ÖNÜNDE ÖLÜ EZİLMŞ YATIYORDU


09.04.2008 tarihinde yorumlandı.

ya tak mnogo skishal takih histori.Brat lubov zla polubish kozla.


02.02.2008 tarihinde yorumlandı.


Aralık
2
Nesr(i) Şiir (son) (kadir Bıyıklı)
Necla Güney AlptekinAşk Hikayeleri • 127 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Aralık
2
Duygu Gemisi
Berna BaşabaşAşk Hikayeleri • 119 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Aralık
1
Olmayan Sevgiliye
Doğukan İçilAşk Hikayeleri • 161 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Aralık
1
Nesr(i) Şiir 2 (kadir Bıyıklı)
Necla Güney AlptekinAşk Hikayeleri • 110 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Kasım
30
Kadın ve Adam ( Kadın Öldü)
Hilmi NevruzpulAşk Hikayeleri • 89 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
24
Kırk
Sedat AkyazHayata Dair Şiirler • 81 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
16
Nota
Sedat AkyazAşk Şiirleri • 109 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Eylül
4
Söylenme
Sedat AkyazSevgi ve Aşk Denemeleri • 83 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
20
Benim Hikayelerim 3 Askerlikten Sonra
Sedat AkyazYaşamdan Hikayeler • 559 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
14
Benim Hikayelerim 2 Fakülteden Sonra
Sedat AkyazYaşamdan Hikayeler • 170 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ocak
22
Kısa Bir Aşk Hikayesi
Sedat AkyazAşk Hikayeleri • 6355 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Şubat
13
Elveda
Sedat AkyazAşk Hikayeleri • 738 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mart
5
Otopark Vergisi
Sedat AkyazEkonomik Makaleler • 660 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Şubat
22
Acı Umut
Sedat AkyazAşk Hikayeleri • 592 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
20
Benim Hikayelerim 3 Askerlikten Sonra
Sedat AkyazYaşamdan Hikayeler • 559 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Kısa Bir Aşk Hikayesi, Kısa Bir Aşk Hikayesi hikayesi, Kısa Bir Aşk Hikayesi hikaye, Kısa Bir Aşk Hikayesi nedir?, Kısa Bir Aşk Hikayesi hakkında bilgi, Kısa Bir Aşk Hikayesi hikayeleri, Sedat Akyaz hikayeleri, Kısa nedir, Kısa hikayesi, Kısa hikayeleri, Bir nedir, Bir hikayesi, Bir hikayeleri, Aşk nedir, Aşk hikayesi, Aşk hikayeleri, Hikayesi nedir, Hikayesi hikayesi, Hikayesi hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi




ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Minik Kuş

Erol Sunat
Bizi De Bu Hikayeler Hikaye Etti!

Sezer Nişancı
Kızıyorum Ama Bak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?


Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | İletişim
Text Reklamlar : Credit Cards | Debt Help | Car Loan | Shares | Loans | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul