Kısa Şiir Özlü Anlatım (3)Kısa Şiir Özlü Anlatım (3)On iki dizelik bu kısa ve özlü eser için “hayat yorumu şiiri” diyebiliriz. Dörtlüklerde sırasıyla “endişe, umut ve ahirete inanç” teması işlenmiştir. Vakit dar olsa gerek Hep içim ürpererek Diyorum: Vakit dar olsa gerek Bu dörtlükte şair, gitgide ölüme yaklaşan bir insanın iç sıkıntısını birinci tekil kişinin ağzından dile getiriyor. Bu kişi yaşayacak çok az zamanının kaldığını düşünmekte ve zaman zaman “Vakit dar olsa gerek” diyerek kendisiyle konuşmaktadır. Karamsar düşüncelerin sesli itirafı, şairimizin ruhundaki ölüm endişesini tetiklemiştir. Bu nedenle şairin içi, sürekli olarak korkuyla ürpermektedir. Sembolist şairler duygu ve düşüncelerini birtakım simgeler, telkinler, telmihler ve imalarla sezdirmeye çalışır. Bu akımda anlamda kapalılık esastır. İsterler ki bir şiiri her okuyan, farklı şeyler anlasın, farklı duygular hissetsin. Birçok şiirini sembolizmin etkisiyle yazan Dranas bu dörtlükte amansız bir hastalığa yakalanıp ölümü bekleyen bir kişinin iç ürpertilerini vermiş olabilir ya da yaşanacak çok az vakti kaldığına inanan ihtiyar bir insanın endişelerini yansıtmış olabilir. İkinci dörtlükte kullanılan “pencerede beklemek” ve “bahar” motiflerinden yola çıkarak büyük ihtimalle bu şiirde yaşlılık psikolojisi anlatılmıştır diyebiliriz. Belirsiz bir âlemde Ekseri penceremde Bekliyorum Bir bahar olsa gerek Bu dörtlüğün teması umuttur. Yahya Kemal “İnsan âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar.” demiş. Ne kadar doğru bir söz! Yaşadığımız müddet zarfında içimizden umut hiç eksik olmaz. Hayallerimizin birine kavuşunca içimizde yeni umutlar filizlenir. Okul bitirmek, evlenmek, çocuk sahibi olmak, çocuklarımızın okula gittiğini, evlendiğini görmek… Bizi yaşatan, bize yaşama azmi veren binlerce örnek verebiliriz. İnsanın içinde umut kalmazsa yaşamanın da bir anlamı kalmaz. Şair belirsiz bir âlemdedir; genellikle penceresinde beklemektedir ve beklerken de bir yandan bir baharın olması gerektiğini düşünmektedir. Bu dörtlükte “âlem”e belirsiz sıfatının verilmesi zihnimizde birçok çağrışımlar yaratır. Ezelin ve ebedin insanoğlu tarafından tam anlaşılamadığını; maddenin, ruhun, rüyanın, kısaca kâinatın sırlarının çözülemediğini…düşünürüz. Pencerede önünde oturan ve bahar bekleyişi içinde olan bu kişi hasta, yatalak veya yürümeye mecali olmayan biri de olabilir. Belki derdinin dermanını, belki çocuklarını, belki de torunlarını beklemektedir. Sonuç olarak bu dörtlük bir bekleyişin ve umudun öyküsüdür. Sanırım “umutlu bir bekleyiş” demek daha doğru olacak. Ölüm korkusuyla ikide bir içi ürperen şair asla umutsuz değildir. Dış dünyayı penceresinden izlerken akıl yürüterek bir baharın mevcut olması gerektiği sonucuna varmaktadır. Öyle ya her yokuşun bir inişi, her gecenin bir sabahı, her kışın bir baharı vardır. Şairimiz yaşadığımız dünyadaki bu devir daimlerden hareketle ihtiyarlık ve ölümden sonra da yeni bir baharın, yeni bir doğuşun, yeni bir canlanmanın gerçekleşmesi gerektiğini düşünmektedir. Binmişim bir gemiye Ve böyle biteviye Gidiyorum Bir diyar olsa gerek Şiirin bu sön dörtlüğünde klasik bir benzetme yapıyor şair: Hayatı bir gemiye benzetiyor. Bizim kuşak siyah – beyaz fotoğraflar çektirirdi ve bazı fotoğrafları sevdiklerine verirken arkaya: “Hayat bir gemi / Yoktur yelkeni / Bu resme baktıkça / Hatırla beni” yazardı. Ben bu tür ifadelerden ve klasik benzetmelerden oldum olası nefret etmişimdir. Fakat Dranas bu demode benzetmeyi o kadar yerinde ve güzel kullanmış ki! Evet, okyanusta bir gemi düşünelim, hep aynı hızda ve aynı yönde yol alıyor. Bu geminin dünyadan çıkıp uzaya savrulacak hâli yok ya! Önünde sonunda bir diyara ulaşacak. Şairimiz bu benzetmedeki mantıktan yararlanarak bindiği gemiyle birlikte sürekli olarak belirli bir yöne doğru gitmekte olduğunu, bu yolculuğun sonunda mutlaka yeni bir diyar olması gerektiğini vurguluyor. Yazımızın başında edebî değeri olan şiirlerde farklı bakış açısı olması gerektiğini vurgulamıştık. Dranas’ın şiiri bu niteliğe sahip bir eserdir. Şöyle ki: Edebiyat tarihimizde yer bulan büyük şairlerin çoğu ahiret gününe inanırdı; çünkü bu inanç iman etmenin şartlarından biriydi. Ahireti asla sorgulamazlar, bu konuda şüpheye düşmezler, kayıtsız şartsız inanırlardı. Dranas on iki dizelik bu şiirinin dört dizesini “olsa gerek” redifiyle bitiriyor. Bu sözler şairin akıl yürüttüğünü ve ahiretin varlığına mantığıyla ulaştığını vurgulamak için tekrarlanmıştır. Şiirin başka bir özgünlüğü de anlatım biçimindedir. Edebiyatta güzel adlandırma dediğimiz bir ifade şekli vardır. Güngörmüş ve kültürlü insanlar buna çok dikkat eder. Kaba, çirkin, itici, üzücü, kırıcı kelimeler yerine güzel kelimeler kullanmak… Meselâ “ölmek” için “Hakk’ın rahmetine kavuşmak, sizlere ömür, ebediyete uğurlamak” deyimlerini kullanırız. Çok kaba sözlerle de anlatabileceğimiz tuvalet ihtiyacı için “Ben gidip abdest bozayım.” veya “Ali Bey def-i hacet gidermeye gitti.” diyenleri işitmişsinizdir. Tıpkı bunun gibi Dranas, ölümü ve ölüm korkusunu anlattığı bu şiirinde “ölmek, tabut, ihtiyarlık, hastalık, mezar” gibi okuyucuda endişe, korku, moral bozukluğu yaratacak hiçbir kelimeye yer vermemiş, âdeta bir aşk hikâyesi anlatıyormuş gibi romantik bir hava içinde lirik bir metin oluşturmuştur. Tüm bu özelliklerden yola çıkarak diyoruz ki: Dranas’ın “Ve Böyle Biteviye”si Türk şiir dünyasının başyapıtları arasına girmeyi hak ediyor. Erturan Elmas Bursa / 2008
Telif Hakkı Uyarısı Kısa Şiir Özlü Anlatım (3) isimli yazı, Erturan Elmas tarafından 24.09.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Adem Efiloğlu yazıyı tebrik etti...
Banu Neva İlker yazıyı tebrik etti...
Gülçin Karakaya yazıyı tebrik etti...
Hatice Taşdelen yazıyı tebrik etti...
• Çiğdem Bekar Abilov yazıyı favori listesine aldı...
Kasım
25
Yunus`tan Bilmece Gibi Bir Şiir (3)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 143 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Kasım
24
Yunus`tan Bilmece Gibi Bir Şiir (2)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 91 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Kasım
16
Kasım
13
Kasım
10
Kasım
25
Yunus`tan Bilmece Gibi Bir Şiir (3)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 143 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Kasım
24
Kasım
24
Yunus`tan Bilmece Gibi Bir Şiir (2)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 91 kez okundu. • 6 kez yorumlandı.
Ekim
21
Yunus`tan Bilmece Gibi Bir Şiir (1)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 325 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Ekim
20
Şubat
2
Şiirde Ahenk Öğeleri (5)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 5550 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Aralık
25
Çocuklara Okuma Sevgisi Nasıl Kazandırılır
• Erturan Elmas • Eğitim Makaleleri • 3512 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ekim
12
Sözcüklerde Anlam Kaymaları (1)
• Erturan Elmas • Bilimsel Makaleler • 2803 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Aralık
24
Çocuklara Okuma Sevgisi Niçin Kazandırılır
• Erturan Elmas • Eğitim Makaleleri • 2436 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Aralık
20 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||