Kıskandım Mezarında Açan Gülleri
2 / 8 / 2008 Cumartesi tarihinde Mehmet Emin Efendioğlu tarafından eklendi, 170 kez okundu...
“Bir mezar taşı bu kadar soğuk ve ürpertici olamaz. İnsanları ayıran ölüm, beni benden ayırdı. Sevgiye dayalı yılların en güzel günlerini geçirmek ve onunla sonsuzlukta buluşmak kadar acı bir şey olamaz. Bembeyaz bir mezar taşı ama içimi yakan kara bir sevda. Adını yazmışlar o beyaz taşa; ‘Eylül Yılmaz’ yazılı bir mezar taşı yüreğimi ...” Okuyucu Puanı ;
Kıskandım Mezarında Açan GülleriBir mezar taşı bu kadar soğuk ve ürpertici olamaz. İnsanları ayıran ölüm, beni benden ayırdı. Sevgiye dayalı yılların en güzel günlerini geçirmek ve onunla sonsuzlukta buluşmak kadar acı bir şey olamaz. Bembeyaz bir mezar taşı ama içimi yakan kara bir sevda. Adını yazmışlar o beyaz taşa; ‘Eylül Yılmaz’ yazılı bir mezar taşı yüreğimi neden bu kadar acıtsın ki! Gidenler geri gelmiyor Eylülüm; Sen beni bırakıp gittin ya, Bu yalnız bu soğuk evde üşüyorum. Resimlere bakıp hayallere dalıyorum. Kendi kendime konuşup duvarlara karşı ağlıyorum. Yatağıma girmek uyumak istemiyorum. Seni özleyen bir beden acısını, hasretini ve o rüzgârda uçuşan saçların kokusunu duymak hissetmek için tarağını başucumda saklıyorum. Senin gidişine bu kadar ağlayacağımı bu kadar hissiyatla üzüleceğimi bilmezdim. Çünkü yıllarca seni üzdüğüme inanıyordum. Saygıya, sevgiye dayalı bir tek cümleyi senden esirgediysem kendimi affetmeyeceğim. Sanki sana hiç sevdiğimi söylememiş gibiyim. Şimdi söylüyorum; Seni seviyorum benim sonbahar isimli eylülüm ama benim yıllarca baharım olan kömür gözlü yârim. Ama ne çare şimdi söylediğim sözleri bir ben bir de Allah duyuyor. Sende beni duyuyorsan ses ver, seni üzdüğümü seni yıllarca unutup gittiğimi söyle, söyle ki! İçimdeki yangının sebebini bileyim. Bak mezarında açan güller sana benden daha yakınlar. Kıskandım mezarında açan gülleri. Ben senin yanında olamazken sana sımsıkı sarılamazken onlar senin kokunu duyuyorlar. Belki de benim sevgim onların sevgisinin yanında bir hiç kalır. Eylülüm; senin bana kaçtığın gün gelirde aklıma sevinçten mi yoksa üzüntüden mi bilmem hatırlar ağlarım. Bazen insanlar kendine kurallar koyar, kendi kanunlarında yasaklarında boğulur kalır işin içinden çıkamaz hale gelirsin. Bu benim koyduğum bir kanun yasa değil. Bu Allah’ın kanunu diyor isyan etmiyorum. Her şeyi içime attım yalnızlığı yaşıyorum. Seni bir ekmek bir su gibi hissediyorum. Aslında hissetmek değil benimki si, bu bir ihtiyaç gibi bir şey. Seni toprağa koyduğumun yıl dönümü bugün. Bir ben bir de imam vardı. Yalnızdık biz seninle, demek ki ölümümüzde hayatımız gibi yalnız olacakmış. Kimseler bilmedi ne Annelerimiz nede babalarımız vardı. Yıllar önce bizi köyden kovarken son sözleri hala kulaklarımda; sizleri beyaz kefen içinde bile istemiyoruz demişlerdi. Bir töreye bir yanlış âdete kafa tutan iki insan, biri mezarda diğeri yalnız ve çaresizliğine ağlıyor. Hayır ağlamıyor! Sanki yüreği ateşlerde yanıyor. Seni kara toprağa bırakıp gittiğim gün ne seni unutabildim nede senin üzerine bir gül kokladım. İstediğin gibi evlenmedim. Seni tanımayan insanlar baharın gitti sen artık evlen diyorlar. Bir sonbahar gibi kalsın dökülsün yapraklar. Güzler, kışlar, baharlar, yazlar geçer sen gel baharını yeniden yeşert dedikçe sanki içimde bir yangın başlıyor. İçim titriyor ağlamak istiyorum ama ağlayamıyorum. Sen yokken geceleri ağlayarak uyandığım ve bazen aynı rüyaları görüyorum. Seni toprağa koyduğum o anı her gün rüyalarımda görüyorum. Sen gidince güneş doğmadı evimin üzerine,gözlerim bir gün olsun doğan güneşle açılmadı. Sen bir güneştin her gün üzerime sen doğardın sen gittin ben bir daha ne güneş gördüm nede batan bir güneşe şahit oldum. Senle doğduğum bir şehrin gün doğumunda, ince ince yağan bir yağmurda gözyaşlarım yanaklarımdan süzülürken senin mezarını ıslatıp sana elveda demek yüreğimden geçiyor, ama dilim söyleyemiyor. Annesinden azar işitmiş bir çocuk misaliyim. Suskunum ve sadece seni dinlemeyi senden gelecek sesi duymak için sana kalbimden konuşuyorum. Eylülüm! Şimdi gitmek zorundayım seni bu koca şehirde yalnız bırakmak seni bu İstanbul gibi yalnızların şehrinde yalnızlığa mahkûm etmek içime sinmiyor. Seninle aşkımızın başladığı şehre Adananın küçük bir köyüne gidiyorum. Yıllar oldu o çınara adımızı yazdığımız,şimdi o koca çınar ağacı duruyor mu bilmem! tek bildiğim şey seni unutmayacağım ve ikimizin adını çınara yeniden yazacağım. Biliyorsun köyümüzde yıldızları izlemek bir başka güzeldi. Seninle beraber izlediğimiz o yıldızlı geceleri, bilmem sensiz nasıl izleyeceğim. Seni bir bahar akşamı kaybettiğim gün olan bugünü nasıl unutacağımı bilmiyorum. Seni benden ölüm ayırdı ya işte bu koca şehir şimdi beni senden tamamıyla ayırıyor sanma! Her ölüm yıl dönümünde ben burada olacağım. Seni uzaklarda elimde Kuranı Kerim ile her zaman dualarımı ruhuna hediye eyleyeceğim. Eylülüm! Seni unutup seni bırakıp gidersem ahi rette iki elin yakamdan düşmesin, seni unutmayan seni daima seven Melih’in… Hoşça kal!
Tavsiye Et :
• Sibel Eryılmaz yazıyı favori listesine aldı...
Eylül
2
Eylül
2
Ya Nail Ne Kadar Detay Düşünüyorsun
• Nail Asarkaya • Kişisel Hikayeler • 10 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
25
Diriliş Çanakkale 1915 Özet (2 Kısım)
• Nail Asarkaya • Kişisel Hikayeler • 49 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
25
Diriliş Çanakkale 1915 Özet (1 Kısım)
• Nail Asarkaya • Kişisel Hikayeler • 62 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
23
Ağustos
2
Gülmeyi Başaranlar
• Mehmet Emin Efendioğlu • Yaşamdan Hikayeler • 165 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
2
Kıskandım Mezarında Açan Gülleri
• Mehmet Emin Efendioğlu • Kişisel Hikayeler • 171 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
12
Seni Sensiz Yaşamak
• Mehmet Emin Efendioğlu • Sevgi Hikayeleri • 447 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Temmuz
12
Temmuz
12
Seni Sensiz Yaşamak
• Mehmet Emin Efendioğlu • Sevgi Hikayeleri • 447 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ağustos
2
Kıskandım Mezarında Açan Gülleri
• Mehmet Emin Efendioğlu • Kişisel Hikayeler • 171 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
2
Gülmeyi Başaranlar
• Mehmet Emin Efendioğlu • Yaşamdan Hikayeler • 165 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
12 |
![]() |
|
||||||||