Kitap Aksesuar Olursa
Geçenlerde bir arkadaşım hanımından dert yanıyordu.hayırola durum nedir? Diye sordum.
Bizim hanım benim kitaplardan rahatsız oluyor. Evde kitaplığım olduğu halde kitaplığı koyacak yer bulamıyoruz. Meğer göz zevkini bozuyormuş.
Yüzümde bir gülümseme ile olurmu öyle şey dedim.
Eskiden zenginler okumasalar dahi sırf evlerinde aksesuar olarak kullanmak için kitap alırlardı onların hayrına onları ziyarete gelenler de bu kitaplardan istifade ederdi. Ama şimdi galiba bu tabu da yıkılıyor.
Artık kitapla karşılaşmak dahi istemiyoruz. Ne acı !
Daha sonra bu konu epeyce kafamı kurcaladı.
Düşündüm...
Hemen söyleyeyim. İnsan elde edemeyeceği şeylere karşı hep ön yargı ile yaklaşır. Kedinin ulaşamadığı ciğer meselesini hatırlarsınız. Ne hikmetse uzak durduğumuz kavramlar bize birer düşmanmış gibi görünür. Mesala tembel bir öğrenciye sınav dediğinizde birden rengi benzi atar ne yapacağını bilemez. Aynı durum söz konusu az önce anlattığım olayda da kitap okumak istemiyoruz çünkü dizifilim seyretmekten elimize geçmiyor. Kitapları her gördüğümüzde okuma yönünden eksik olduğumuzu hatırlıyoruz. Bilinç altımız bize sürekli, kaldır şu kitapları gözünün önünden görüntü kirliliği yaratıyor. Diye bahane uydurup bizi kandırıyor. Ve sonunda kaçınılmaz son evde bir kavga çıkıyor. Bir tarafta kitabı ve okumayı seven bilgisever, diğer tarafta okuma karşıtı okumanın kitabın ne gibi fayda sağlayacağının farkında olmayan fukara...
Oysa korkularımızın üstüne gitmeliyiz. Okumadan, anlamadan, öğrenmeden geçirilen bir hayat bence boşa yaşanmış bir hayattır. Bütün ahlaki zaafiyetimizin anası, toplumdaki erezyonun yegane sebebi cahillik değilmidir. İnsan bir makina değildir. Sürekli aynı şeyleri yapıp tekrarlayamaz. Yaptığımız zaman makineden farkımız kalmaz.
Şüphesiz yaşama mücadelemiz bizi makinalaştırıyor. Ama en azından bunun farkında olmak bile bir adımdır. Gün içinde düşünmek düşünerek yaşamak için o kadar zamanımız oluyor ki biz ise bu zamanı ya eğlenceye ya da dinlenceye ayırarak geçiriyoruz. Düşünmeden yaşamak insanı ya hayvanlaştırır ya da makineleştirir.
Bir yemek yapabilmek için dahi bir takım zerzavata ihtiyaç duyarsınız. Aynı durum düşünme içinde geçerlidir. Düşünebilmek için önce birtakım bilgileri depolamamız gerekiyor beynimize, ondan sonra düşünce kendiliğinden oluşur zaten. Bilgi depolamak içinde şüphesiz kitaba ihtiyacımız vardır. Hayatınızı kendiniz yönlendirmek istiyorsanız sadece kitap ve beyniniz yeter başka şeyle oyalanmaya gerek yok.