“kocana saygılı ol”. Ben annemden bunu öğrendim, annemde annesinden öğrenmişti. Çünkü annesi bunu biliyordu bildiğini de kızına öğretmişti. İşte annemde öğrendiklerini bana öğretti. Erkeğine saygılı olmalısın onun konuştuğu yerde sen susmalısın. Ama ben kızıma bunu öğretmiyorum ve de öğretmeyeceğim. Var olan bir erkek egemenliğine katkıda bulunmamak için bunu yapmamalıyım. Aksi taktirde ne annemden nede anneannemden ne farkım kalacak. Kocam bana saygı göstermiyorsa bir kadın olarak hepsinden önemlisi bir insan olarak, peki ben neden saygı göstereyim. Çevreme bakıyorum da hep kadın erkeğine saygılı davranmak zorunda kalıyor. Üç adım önde giden erkekler, üç adım geride takip eden kadınlar. Sorunumuz erkekle yan yana olmamak. Sakın bunun ana doluda yaşandığını sanmayın. Ne yazık ki büyük anakentlerde de yaşanıyor hala. Size ufak bir örnek vereyim. Annemin yaşlarında bir komşumuz Adana’ya gidiyor. Oturduğu ev şehir merkezindedir. Bir öğlen vakti sokağa çıkıp kapıda komşularla oturur. Ev işlek bir sokaktadır. Kadın komşularla sohbet ederken her gelen erkeğin önünde ayağa kalkar. Yanında ki kadınlardan biri bunu fark eder. Kadına “ne yapıyorsun geldiğinden beri oturmadın” der. Kadın “gelen erkeklerin önünde ayağa kalkıyorum. Ben annemden böyle öğrendim”. Komşu kadın “Allah canını almaya akşama kadar 100 tane erkek geçer burada sen her gelenin önünde kalkarsan nasıl oturacan”. Erkek egemenliği ne yazık ki doğanın her alanında kendini gösteriyor. Sakın kimsenin aklına, erkek düşmanı olduğum gelmesin. Ama ne yazık ki bu egemenlik her alanda kendini belli ediyor. Tabi bu da biz kadınların eliyle de biraz daha öne çıkarılıyor. Oysa biz kadınlar yetiştirdiğimiz kızlarımızı ve erkek çocuklarımızı bu ikilemi öğreterek yetiştirsek ve onlara fark ettirirsek kim bilir nasıl bir dünya bırakmış oluruz geleceğe? Tabi ki saygıyı öğreteceğiz. Ama sana saygılı olana saygılı olmak şartıyla. Erkek kadına bütün hiddetiyle şiddet gösterecek, kadında ona saygılı olacak. İşte benim kafam mantığım bunu almıyor.
Yazı Sahibi
Zeynep Aktaş tarafından 1.9.2008 tarihinde eklendi 182 kez okundu.
Telif Hakkı Uyarısı
Kocana Saygılı Ol isimli yazı, Zeynep Aktaş tarafından 01.09.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
aşağıda yorumunu okuduğum mustafa çetin beye bir cevap olarak eklemek istedim.dar a.ıdan baktığınızı söylemiş,fakat kendisinin farklı bir açıdan baktığını söyleyemeyeceğim.amerikada boşanma oranın çok oluşunun sebebi sosyal durumları ekonomik rahatlık devletin işsizlik maaşı vermesi gibi faktörlerden kadının daha cesur olmasından kaynaklanabilirmi acaba?ülkemizde ise okutulamayan evde sadece sen yemeğini yap otur denilen ,ihanete ugradıgında dayak yediğinde ayrılmak istediğinde babası abisi tarafından tehdit edilip işkence görmesi olabilirmi acaba?bu eve gelme yerin kocanın evi denirse çaresiz kadın sokaga düşmemek adına birseyleri kabul edip bosanamıyor olamazmı acaba sayın mustafa çetin beyefendi.bu yüzden boşanmalar amerikaya göre daha az olmasın sakın?o boşanılamayan evlerde neler yaşanıyor acaba diye geniş açıdanda bakabiliriz isterseniz.sanırım biraz genişledi konu.....saygılar hoşkalın
kesinlikle söylediklerinize katılıyorum. ama bu bir tek sizin bizim öğretmemizle olmazki kurulu bir düzeni değiştirmek çok zor onun için bu böyle gider diyorum ha hiç değişmez demiyorum ama belki yavaş yavaş.. tbr.ler
Saygının büyüğü, küçüğü; kadını, erkeği olmaz. Büyük küçüğe , küçük büyüğe; kadın erkeğe, erkek kadına saygı göstermeli koşulsuzca. Yapılan saygısızlığa saygısızlıkla cevap vermek saygısızlığı yapan insanla aynı kefeye konulmamıza yeter bir sebeptir. Benim mantığım da bunu öngörüyor.Ama unutulmaması gereken herşeyde olduğu gibi saygı konusunda da dozu aşmamak. Herkese hak ettiği saygıyı göstermek ama saygısızlık etmemek! Başarılı bir yazıydı, Zeynep Hanım, kutlarım.
O zaman şöyle demeli keşke aynı toplum erkeğe de Eşine saygılı ol. demeyi öğretseydi. Ama ben gene de bana saygısı olmayana saygılı davranırdım.Kendime insan diyebilmek adına ve insani özellikler taşıma adına.Hani bir söz vardır Kan kan ile yumanmaz, kan su ile yumanır. Eğer karşıdakine aynı tepki ile cevap verirseniz bir dışarıdan seyredin kendinizi derim.İnsan oalbilmek adına değerlerinizden asla vazgeçmeyin derim ben:) Yne hoş bir konuya değinmişsiniz tebrikler.
erkeğin şiddet ve baskıyla oluşturduğu yobazca tutuma aynı yobazlıkta cevaptır. birbirini reddeden her iki görüşe de selam yok. kadın ve erkek tektir. bunu ayrı gören de ahmaklık. bir yanlış başka yanlışla defedilmez. öğrenemedik mi?
Zeynep Hanım yazınızı ilgiyle okudum ama bahsettiklerinizin çok dar bir yerden geniş bir alana bakmak olduğunu söyleyebilirim. Mesela dediğiniz gibi meseleyi tek karı koca arasındaki saygıya indirirsek Amerikadaki evliliklerin yüzde 53''ü boşnmayla sonuçlanıyor. Türkiyede ise bu oran çok çok daha az. Modern ve erkeğine saygılı amerikalı kadının bu kadar çok fazla boşanma oranına sahip olması benim kafamda meselenin sadece kadının erkeğe saygı göstermekten daha fazla yönü olduğunu düşündürdü. Tabi ki koca dayağı mecburi değil ama mesele de bu kadar basit değil.
Böyle hassas konulardan bahsetmeniz güzel. Paylaşım için sağolun. İyi günler efendim.
Erkek egemen toplum yaratmaya çalışanları geride bırakacak zihniyet bizleriz. İnsan olma özelliğini araştırıp öğrenmek için artık tüm imkanlar mevcut. Kadın hala ben kızımı erkek gibi yetiştirdim cümlesiyle kızının sağlam kişiliğini erkeğe malederse ve kocandır o senin döver de, sever de diye evine yollarsa bu sorunlar aşılamaaz! Sevgiyle:))
sadece karı koca ilişkisinde değil maalesef her alanda durum böyle. kadın, erkek farketmez, insana insan olduğu için saygı duymak gerek.paylaşımınız için teşekkürler
Zeynep Hanim,insan ilk önce kendisine saygi duymali,kendisine sayg, duymayan baskasina saygi duyamaz.Karsimizdaki erkek ya da kadin saygi göstermiyor diye bizdemi onun seviyesine düselim.Karsidaki insan ne olursa olsun,kendi öz yapimizdan karakterimizden. vaz gecmememiz gerekir.Saygilar
Bence ne erkek,nede kadın.....Yani benim dememeli.Bir ailede Karı koca arasında ortak karar alınmalı,birbirlerinin fikirlerini değerlendirip bir konu üzerinde karar alınmalı....Sensin bensinle bu iş olmaz.Kişilik meselesi ve Her kadın erkek gibi çalışıp S.Sig...değerlendirmeli kocasına güvenip yaşamamalı ölüm diye bir şey var, Çalışmalı evde durursa tabi dinler..SAYGILARIMLA.....
bence çok aşırı şekilde feminist düşünceleri benimsemişsiniz...ben okuduğumda sanki hep erkekler suçlu kadınlar sütten çıkmış ak kaşık gibi hissettim...ve ufak tefekte kelimelri doru kullanma anlamında hatalarınız var...
İnanın benım de yazdıklarınız kafam almadı. Haklınız yazdığınız şekli ile. Fakat;
Biz olmak gerekli. Biz, sen/benin ötesinde, yarışları yaşamın içersine taşıyıp, aşkı yaşam, yaşamı aşk diye anlamak lazım. Aşk yaşam, yaşam aşk. Siz, siz olun, BİZ olun. Yukarıdaki alıntılar Aşk Nereye Gitti adlı yazımdan alıntı. Sorun kadın ve erkeğin insan olması, birliktelikte de BİZ olabilmeye çalışması gerekli. Olur olmaz o başka sonuç. Saygılar.
Erkek egemenliğinin sona ermesini istiyorsak. Sizin gibi aydın yazarları desteklemeliyiz... Erkek diktasının önüne geçmek maalesef her bireyin arzusu değil. Bence öncelikle kadınları hala 2. sınıf mal olarak gören yahut sadece cinsel duygularımızı gidermek için yaratıldığına inanan soytarılardan kurtulmalıyız !
Evet Zeynep hanım son satırlarınızda anlatmışsınız zaten BİZ ÇOCUKLARIMIZI YETİŞTİREBİLİRSEK önemli olan budur.Yazmaktan bıkmayacağım bir anne erkeğin elinin kınası kızın yüz karası diyor sa ki kimse toplumsal riyakarlık yapmasın başımıza bu kadar derdi toplumsal riyakarlık açtı zaten denecek tek bir cümle yok.14 yaşında zorla gerdeğe sokulan kızın anne ve babası isyan ederken oğlan anası o benim gelinim derse söylenecek hem çok şey var hem de hiç bir şey yok.Sizin sanıyorum önceki yazınızda da benzer bir yorum yapmıştım.Daha fazla derine inmek istemi-YORUM benden bu kadar.
Denemenizde , bir önceki yazınız gibi toplumsal bir gerçeği ifade ediyorsunuz.Ancak belli noktaların adını tam ve doğru koymak gerekli . Önce şu cevabı vermeliyiz: Bahsettiğiniz tüm bu konular yada en kaba deyişle kadının erkek karşısındaki ezilme olgusunun kaynağı nedir , erkekler egemenliği midir ? Eğer bu soruya evet cevabını veriyorsanız, pozitif bir ayrımcılılıkla sorunun hal olabileceğini düşünüyor olmalısınız Ama bu durum da şöyle bir soru ortaya çıkar : Peki erkekler bu sistem için de gerçekten özgür müdür ? .... Bu sorulara verilecek cevaplar gerçekten önem taşıyor . Çünkü erkeğin bu ekonomik-toplumsal düzende kadınlardan farklı ve ek olarak sahip olduğu özgürlükler ; 1) erkek olarak doğmasından kaynaklı fiziki gücü ... 2) emeğini nispeten daha geniş bir pazarda satabilme özgürlüğü...yani basit bir deyişle erkeğin ( asında tüm halkın ) bu sistemdeki tek özgürlüğü emeğini istediği kapitaliste satma özgürlüğü ile sınırlıdır.... Ama elbette bu söylediklerim sistemin erkek egemen yanının olmadığı anlamına gelmez. Bu inkar edilmiyecek somut bir gerçek.Bunun temel nedenleri yine ekonomik ancak bunlara girmeyeceğim. Yazınıza gelince Zeynep hanım .Toplumsal yapıda kadının her zaman erkeğe karşı özel bir saygı göstermesi istenir ve beklenir. Bu yüzyıllardır gelen feodal değer yargılarının basit bir ürünü sadece.Günümüzde bu her ne kadar esneme gösterse de , doğu ve kuzey bölgelerimizde egemen anlayış olarak devam edebilmekte. Hatta metropellerde bile hala etkin olduğu söylenebilir. Yazınız teknik açıdan biraz zayıf, değerlenidirmeleriniz kendi görüşlerinizi yansıtığından öznel yanı çok ağır basıyor. Oysa çeşitli verilerle detsekleyip çok daha somut ve evrensel olarak ifade edebilirdiniz..Ayrıca olanı anlatıyorsunuz , olması gerekeni yada buna dair bir çözüm önerisi sunmuyorsunuz. Ancak bütün bunlara rağmen , kadın sorununa duyarlı yazılar yazdığınız için bir kez daha teşekkür ederim size. Emeğinize sağlık. Saygımla...
Zeynep; koca ya da kadın değil bence insan vardır. Saygı yoksa; insana yoktur, hayvana yoktur bitkiye yoktur ki o da bir canlı... İnsanların birbirine saygılı olduğu bir dünya dileği ile...