Kod Adı İhanet
Aslında anlatılacaklar o kadar çok ki hangisini, hangi sıraya koysam bilmiyorum. Bildiğim tek bir şey var. Sadece eskiyor ve yıpranıyorum..!
Güven duygusu deniz seviyesinde yüzerken intikam ve hırs tavan yapmış durumda. Sinir ise normal rakımlarda seyrediyor ve prangalı halde bekliyor. Bazen özgür olmak istiyor kudurarak, bazen de suskunca bekliyor karanlık mahzeninde. Bünye içten içe isyanlarda… Dışarı pek bir şey belli etmiyor. Ama gözlerden alevler fışkırıyor. Dikkatli bakan görüyor aslında içeride ardı ardına patlayan yanardağları. Yine de dizginler zihinde. ‘‘Bekle!’’ diyor bir şeyler. Bazen de Cehennem senfoni orkestrası eşliğinde en nefretli, en kalıtsal eserlere imza atıyor. Devre dışı kalıyor bazen. Azrail ile Rus ruletine hevesleniyor. Geri duruyor sonra. Korktuğundan değil, hayalleri ve ümitleri inatla içinde barındırdığından…
Ruhsal çöküntü edasıyla yalnız! Arkasından çevrilen işlere takılıyor aklı. ‘‘Yahu o kadar büyüdüm mü ki bu entrika yaşanıyor?’’ diyor içinden. Sorularla ve vasıfsız cevaplarla karışık durduk yere. Zamansız yaşanıyor ihtiras ve ihanetler. Süresi dolmadan bitiyor tüm müsabakalar ve yine zamansız terk ediyor insan kılıklılar. Sorun yalnızlık değil! Sorun yok ortada aslında. Asıl adı olası gerçekleri yansıtıyor gereğinden fazla bir çok aynayla. Kod adı ihanet oysa ki! Öyle ki buna benzer bir his, duygu yok!
Nehirler taşıyor birden bire… Sel basıyor içerisinde hasat vakti. Zarar ediyor! Kod adı ihanet ve üryan bir metanet gerekiyor. Bir sebebiyet daha veriyor yaşamak için çaba sarf etmeye ama kelimeler feryatlarda. Şaşkın tüm cümleler! Bir neden istiyor sonuçları bağlayacak. Biliyor aslında, bulduğunu sandığında kör düğüm olacak…
Biliyor..! Gözler yaşlarla kanayacak. Sözler kifayetsiz ve merhametsiz olacak. Terk edecek onu bırakanlara inat buraları. Dönmeyecek bir daha. Kendini ve onları cezalandıracak aklınca. Eski bir türküyü diline dolayacak ve başka hiçbir şey yapmayacak. Yapamadığından değil, acıyı iyi tanıdığından…
Kod adı ihanet! Bütün iyi ve güzel kavramları yok eden bir bereket. Acıya açılan bir pencere, yalnızlığa vurulan bir kelepçe…
Kod adı ihanet… Daha fazlası olmayacak ve bundan böyle hiçbir şey daha fazlasına yetmeyecek!!!