Komşuda Cinayet
Sokağa alelacele bir araba girdi. Bu arabayı biliyordu ve bu saatte burada ne işi var diye düşündü. Adam hızlıca arabasından aşağı indi, koşarcasına karşıdaki apartmana girdi. Komşusu Cem beydi gelen. Arkadaşlarından Neriman`ın kocasıydı ve yabancı bir firmada çalışıyordu.
Sabah erkenden evden çıkar ve saat yedi gibi gelirdi. Bunca yıldır adamın yediden önce geldiğini görmemişti ve şuan gördüğü büyük bir şaşkınlık yaratmıştı.
Belki evde birşey unutmuştu ve alması gerekiyordu.
Sonra adamın geri döndüğünü ve arabanın bagajını açtığını gördü. İçinden bir beyzbol sopası çıkarttı. Oğlu Can`a aldığı sopaydı bu ve kendi çocuğu ile daha geçen haftasonu oynamışlardı.
Peki adam ne yapacak diye sordu kendi kendine.
Sonra bir şimşek hızında aklına geliverdi. Biliyordu yada öğrenmişti Neriman`ın onu aldattığını. Bir şekilde öğrenmişti. İçini derin bir korku sarıverdi ve hemen birşey yapması gerekiyordu.
Kocasını aramayı düşündü. Kocası birşey yapamazdı. O korkak herifin birşey yapamayacağını hatırladı acıyla.
Aklına bir başka fikir geldi kendisini heyecanlandıran.
Polis...
Polisi arayabilirdi. Kötü birşeye engel olan o amerikan dizilerindeki kadınlardan biri olabilirdi. İnsanların kendisini bundan dolayı takdir ettiklerini ve saygı duyduklarını hayal etti.
Hemen telefona koştu numarayı çevirip durumu anlattı. Adresi verdi. Birkaç dakika sonra iki polis arabası karşı apartmanın önünde durdu. Diğer apartmanlarda bulunanlar da merakla ya sokağa çıkmış ya da pencerelerinden olan biteni anlamaya çalışıyorlardı.
Polisin içeri girmesinden yaklaşık on dakika sonra bir başka siren acı acı çalarak sokağa girdi ve polis arabalarının arkasında durdu.
Demekki birisi ölmüştü yada yaralanmıştı. Ama kim? Ve nasıl?
Bir kaç dakika sonra sağlık görevlileri dışarı çıktılar. Sedyeyi arabaya koydular. Polislerden biri ile birşeyle konuşup hemen yola çıktılar.
Bir müddet sonra da komşusu Neriman hanım ve yakışıklı bir adam apartmandan çıktı polis eşliğinde. Cem bey başaramamıştı diye söylendi kendine. Ne söylediğinin farkında olmayarak. Neriman ve adamı bindiler ayrı ayrı polis arabalarına ve onlar ayrılır ayrılmaz bir başka polis arabası giriverdi sokağa.
Apartmanın önünde yanaştı ve içeriden iki erkek ve bir bayan polis çıktı.
" Olay yeri İnceleme" yazıyordu arabanın üstünde.
Aklına Amerika`daki CSI geldi ve içini kocaman bir heyecan kapladı.
Hemen üzerine birşeyler aldı ve karşı apartmana gitmek için evden çıktı.
Soluk soluğa 6. kata varmıştı. Dairenin kapısı kendisini kapalı karşıladı. Şaşırdı. Belki polisler rahat çalışmak için kapıyı kapatmışlardır diye bir düşünce geçti zihninden.
Kapıyı parmaklarının ucuyla itiverdi ve sessizce açıldı. İçeri gel diyecekmiş gibi bir duruşu vardı kapının. İlk adımını içeri attı ve polisleri gördü.
- Hanımefendi ne yapıyorsunuz burada?
- Şeyy... Ben ne oldu diye meraklandım da...
- Birşey olduğu yok.
Nasıl böyle diyebiliyordu? Cem bey ölmüştü diye düşündü. Bu düşünce üzerine büyük bir yük gibi biniverdi ve başı dönmeye başladı.
Düşmemek için kapıya tutundu.
Tüm çabaları beyhude olmuş ve birşey yapamamıştı.
Gözleri yerdeki kan birikintisini çarptı. Önce ne olduğunu anlayamadı.
Sonra...
Kan...
Üç harften daha fazlası...
Bayılma dedi kendi kendine.
İstemiyordu.
Bu sefer farklı birşey yapmak istedi ama başaramadı ve yere yığılıverdi baygın bir şekilde.