Düello
düello yapıyorlardı. iki tarafta kılıcını çekmişti. karşıdan gelen bağırarak ona doğru koşuyordu:
"korkaksın sen! bir KORKAK!" kılıcını hışımla havaya kaldırmış, son hızla koşmaya devam ediyordu.
o ise yerinde bekliyor ve içten içe sinirleniyordu. onu öldürmek istiyordu. elinde tuttuğu kılıç değildi onu öfkelendiren. ağzından çıkanlar canını yakıyor, ve onu yaralıyordu. öfkeden artık kuduracak gibiydi.
karşısındaki "Korkaaaaaak!" diyerek böğürmüş ve kılıçla son darbeyi indirmeye hazırlanmıştı, arada birkaç adımlık mesafe kalmıştı.
o ise durduğu yerde duruyordu. birden, sağ elinde tuttuğu kılıcını yere düşürdü, sakarca, ve alel acele kemerindeki silahı çıkardı. ateş etti..
sessizlik...
yerde yatanın yanına doğru yürüdü. kurşun kalbine yakın bir yerden girmişti. yaradan kıpkırmızı kan akıyordu. ağzından da kan akıyordu. nefesi sıcak bir buhar, çıkıyordu ağzından. ölürken suratında hiç bir acı belirtisi yoktu. öfke de yoktu. mutsuz görünmüyordu. sadece uzak bir noktaya odaklanmış, bakıyordu.
silahını yere fırlattı.
"Korkak değilim ben! ADİ!... PİÇ!" diyerek yerdekine olanca gücüyle tekme atmaya başladı.
ama tekmelerin faydası yoktu. o zaten ölmüştü. onu bir daha öldüremezdi.