Korktun Değişti Nehrinin Akışı
KORKTUN
DEĞİŞTİ NEHRİNİN AKIŞI…
İlk sevgilim bir kelebekti benim. Küçük kırmızı kanatları vardı. Öleceğini bilerek ve severek nasıl da yaşardı. Sadece benim için yaşardı. Ben de sanırım onun için
ve,
Sandığım için yitirdim bir gün onu. İnanamadım küçücük bir yaratığın, ruhunda benzersiz bir sevgi büyüttüğüne. İnanamadım bir küçük kelebekçiği sevdiğime.
Sandım ve yazgımı değiştirdim.
Sonra bir daha sevilmedim.
Önce de sevilmemiştim ya…
Annem derdi ki hep, bir kere sevilmeye başladın mı dalga dalga büyür sevgilerin.
Nehrinin akışında halkalar çoğaldıkça sen de sevmeyi öğrenirsin.
Haksız çıktı annem.
Hep haksızdı zaten, ama bu sefer haklı çıkmasını ne çok isterdim,
Bakamadı gözlerim yere,
Başım, omzum dimdik yine
Sevilmedim ilk sevgilimden sonra
İnanmadım sevgiye
bütün yazgıyı ters köşeye yatırdım.
Şimdi tersine akan nehrimin üzerinde
Ölüm tehlikesi olmaksızın
Tuhaf bir yaşam savaşındayım:
Hayatta kalmaya değil korku zincirlerine tutsak olmamaya çalışıyorum.
Büyüdükçe azgınlaşan, halkaları genişledikçe çığırından çıkan,
dalgalı ama ürkek; koyu renkli ama güzel kokulu nehirim,
ters yöne aktıkça, bedenim karıncalanıyor.
Bu karıncalanma denilen şey nedir ki?
Korku dikenlerinin tersine çıkıp ruha batması değil de ne?
Ruhum acıyor,
korkudan, korkuyorum.
Sevilmemekten, sevmemekten korkuyorum.
Korktukça azıyor asi nehrim
Boğulacağım…
CEYDA DEMİRCİOĞLU