Korkularımız
29 / 4 / 2008 Salı tarihinde Vedat Özcan tarafından eklendi, 98 kez okundu...
“Niçin hep birlikte barış ve uyum içinde yaşamayalım? Hepimiz aynı yıldızlara bakıyoruz, aynı gezegenin üzerindeki yol arkadaşlarıyız ve aynı gökyüzünün altında yaşıyoruz. Aunius Aurelius SimachusDaha önce başka bir vesile ile kaleme almıştım… Çocukluğumun yaz tatilleri dedemin köyünde geçerdi. Köyümüz çok güzeldi ve o gü...” Okuyucu Puanı ;
KorkularımızNiçin hep birlikte barış ve uyum içinde yaşamayalım? Hepimiz aynı yıldızlara bakıyoruz, aynı gezegenin üzerindeki yol arkadaşlarıyız ve aynı gökyüzünün altında yaşıyoruz. Aunius Aurelius Simachus Daha önce başka bir vesile ile kaleme almıştım… Çocukluğumun yaz tatilleri dedemin köyünde geçerdi. Köyümüz çok güzeldi ve o güzel köyde en güzel olan da gönlünce yaşayabilme özgürlüğüne sahip oluşumdu. Yaptığım hiçbir şeyden dolayı muahezeye çekildiğimi hatırlamıyorum. Makul olan her şeyi, her istediğimi yapabilirdim. Kimse çamura bulaşmışlığıma, toza toprağa karışmışlığıma kızmazdı. Sadece sitem edilir ve ben bir sonraki sefere daha dikkatli olurdum… Neredeyse sınırsız olan o özgürlük ortamının tek yasağı vardı. İncir ağacı. Aslında açıkça konulmuş bir yasak yoktu ortada… Dolaylı bir yasak demek daha doğru olurdu… Babaannemin ve dedemin özellikle bizim yanımızda anlattıkları “Cinli İncir Ağacı” hikayeleri, incir ağacından uzak durmamız için yetip artıyordu… Resmen babaannem ve dedem “çocuk” yanımıza hitap edip bizi “korkutmuşlardı”. Yıllarca o incir ağacına çıkamadım. Korkularım buna engel olmuştu. Ve babaannem ile dedem de arzularına nail olmuşlardı. Ancak o gün geldi ve ben incir ağacına tırmandım. Bin bir meşakketle ve ilk tırmanışın verdiği heyecanın coşkusuyla tırmanılabilecek en yüksek noktaya tırmandım. Ve anladım ki incir ağacının korkulması gereken yönü “cinli olması” değil “yüksek” olmasıydı. Güzel köyümü, neşeli ve heyecanlı çocukluğumu anlatıp romantizm yapmak değil amacım. Meramım şudur ki; Hep korkutulduk ve korkutuluyoruz… Allah çarpar Cin çarpar Öğretmen çarpar Komutan çarpar Patron çarpar diye korkutulduk ve korkutuluyoruz. Hayatımız “korkular üzerine inşa” edildi. Fikirlerimiz de “korkular üzerine inşa” edildi. Sevdirecek bir hayat kuramadık. Herkes her şeyden, her fikirden, her hareketten korkar oldu. Farklı yaşam tarzlarına sahip olan insanlar bir gün gelip de yaşam tarzlarının değiştirileceğinden korkuyor. Farklı ideolojilerin mensupları diğer ideolojilerin birer tehlike olduğu vehmi ile yaşıyor. Çünkü korkular salınıyor ve bu korkulardan beslenenler var. Korku salanlar sadece bir “taraf”ın insanları değil. Karşılıklı bir “ko(r)kutma” çabası söz konusu. Kork(ut)arak ne kadar sağlıklı bir yaşam sürülebilir ki? “Yaşamı tehdit eden ya da tehdit şeklinde algılanan bir çeşit alarm duygusudur” yaşadıklarımız. Tam bir “Sosyal Anksiyete”dir yaşananlar. Ve maalesef bu “Sosyal Anksiyete” hali “öğrenilmiş bir süreç” haline dönüşmüş durumda. Koşullu uyaranlarımız var ve bu uyaranlar koşulsuz tepkilere neden oluyor. Başkalarının kusurlarını tartarken, parmağıyla terazinin kefesine bastırmayan insan pek enderdir. Baron Langenfauld Galiba bunu her zaman yapıyoruz. Yaşanılan sıkıntıların müsebbibi olarak her zaman başkalarını görüyoruz. Önermekten ve onarmaktan ziyade, eleştirmek ve ye(r)mek üzerine bir hayat anlayışını tercih ediyoruz. Sıkıntı sadece siyasetin sıkıntısı değildir. Sıkıntı hepimizi esir almış olan ya da hepimizin esir olduğu bu hayat anlayışımızdır. Yapmak üzerine değil de yıkmak üzerine kurulan bir hayat anlayışından bahsediyorum. Artık (birileri) bizi korkutmaktan vazgeçsinler… Korkutarak bir ülke yönetilmez. Korkutarak bir aile idare edilmez. Korkutarak ancak çocukları idare edersiniz. Ve bir gün onlar büyürler ve korkularının ne kadar yersiz olduğunu anlarlar. İşte o zaman korku salanların da “yalan” söyledikleri ortaya çıkar… “İncir” ağaçları çıkılmak için vardır. İncir yiyebilmek için ya elinizde uzun bir çubuk olacak ya da ağaca çıkmanız gerekecektir. Hem elimizden çubuklarımızı alıyorlar hem de “o ağacın dibinde” cin var diyorlar… O zaman söylesinler; “Biz o incirleri nasıl yiyeceğiz?”
Tavsiye Et :
Eylül
5
Eylül
5
Sanıyorum Vedalaşacağız
• Bahattin Gülyuva • Hayata Dair Denemeler • 95 kez okundu. • 24 kez yorumlandı.
Eylül
5
Eylül
5
Eylül
4
Doğru Bilgiyi Bilmek ve Onu Kullanmak Hakkında
• Emre Sahin • Hayata Dair Denemeler • 29 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Haziran
28
Sükuta Mahkûm Bir Münzevî
• Vedat Özcan • Hayata Dair Denemeler • 76 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Nisan
29
Nisan
23
Bir Zamanlar Bir Şehirde Ulu Bir Çınar Ağacına Tırmanan Bir Adam Var (idi)
• Vedat Özcan • Politik Hikayeler • 445 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Şubat
25
Ocak
28
Yoksa Ben Bir Fil Miyim?
• Vedat Özcan • Hayata Dair Denemeler • 115 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
31
Cinli Ağaç Ahşap Bir Ev ve İsimsiz Nine
• Vedat Özcan • Anı Hikayeler • 897 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Nisan
2
Şubat
8
İlk Okulum ve İlk Öğretmenim
• Vedat Özcan • Yaşamdan Hikayeler • 590 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ocak
26
Şubat
21 |
![]() |
|
||||||||