| ADnet Reklamları | Siz de reklam verin ![]() |
|
Bütün kötülüklerin başlatıcısı Hera, Ay Tanrıçası Selana’nın yardımı ile illet hastalıkları yeryüzüne bahşetti. Antik İda dağı, diğer adı Kaz dağı eteklerinde yaşamış ve bedeninde tanrısal gücünü toplamış, Tanrıların Tanrısı Zeus’un oğlu Herakles’i (Herkül ) bile çevresine düşman eden, en yakınlarındaki, hatta çocuklarına bile saldıran, cinayetler işleyen, cinsel eylemleri gözü kırpmadan gerçekleştiren bir kişiliğe sokmuş. Kendini bilmeden yapılanlardan kim pişman olmaz ki, Herakles olmasın. Yaptıklarından utanıp, dağlara yalnızlığa çekilen, hatta bu yaptığı kötülüklerden dolayı kendini bile öldürmek isteyen, erkeklik organı sertleştiğinde, görenleri duruma göre korku ve hayranlık uyandıran Heraklese Tiranlardan Tespios, bile bu güce hayran olanlardandı. Kızlarının kendisine Herakles’ten bir torun kazandırmak için ona elli bakire bile sunulduğunda, Herakles önce birkaç koyun yedikten sonra kızların ellisini de dölleyip, hamile bırakmış. Armut dibine düşer misali kimin oğluydu? Tanrılar Tanrısı, Zeus’ta böyle değil miydi? Zamparalık için gerekirse öküz kılığına bile girmedi mi? Güzeller güzeli Alkmene’nin, savaşta olan kocası Amphitryon’un kılığına girip Alkmene ile sabahlara kadar sevişmedi mi? Denizin köpüklerinden, Zeus’un babası Titan Kranos Uranus’un erkeklik organını kesip denize atarak, sonrada denize düştüğü yerden köpük çıkarak Afrodit’in doğması mı kör olmasına rağmen Eros’u aşk tanrısı yapmıştı?
Tanrılar Tanrısı Zues’un ihtiraslarımı yeni neslin hükümdarlarını yaratmıştı? Hitler ve benzeri diktatörlerin başlattığı savaşlarla, insanlığın Tanrı tarafından bahşedilen canlarını yaşamadan yok etmeye çalışmaları, genlerden mi geliyordu? Troya savaşı, büyük bir uygarlığı tarihe gömmesinin altında, Troya prensi Paris’in güzeller güzeli Akhalı Heleneyi kaçırmasından başladığı, Uruk kralı Gılgamış’ın etrafında bakire kız, kadın bırakmadığı için halkın Tanrıya yakarmasıyla başlayıp, kent halkının Tanrılara krallarını başka şeylerle oyalamaları için yalvarmaları boşuna değildi. Bin bir gece masalları isteyerek mi çıktı? Ölüm korkusunun ardından gelen senaryoların üretkenliği miydi? Hükümdar olma isteği Tanrılar Tanrısı Zeus’un yaptığı gibi gücü mü ispatlamak mı? Yoksa, halktan ve insanlardan intikam mı almaktı? Veya ele geçirilen gücün bir şaşkınlığı mıydı? Çin ve Hint egemeni Şah Şehriyar’ın karısının kendisini kölesiyle aldatmasıyla başlayan ve yakaladıklarında, karısını ve kölesini öldürmesi sonunda, yine genetik duygularını harekete geçirerek ülke bakirelerine saldırması ve her gece biriyle yattıktan sonra, sabaha karşı öldürmelerine dur diyebilme kurnazlığını gösteren Şehrazat, ölüm korkusuyla, kralına her gece anlattığı masal ve ‘ Ey güllerin usta dişi savaşçı muzaffer alnını süsleyen narin ganimetlerin kanı saçlarını derinliğine kızıla boyar ve tüm çiçeklerin açtığı toprak, çocuksu ayaklarını öpmek için uzanır önünde!... Ey hatun ey huri doğaüstü bedenin öyle tatlı ki, ona dokunan hava kokusundan büyülenir, eğer meraklı rüzgar gömleğinin altına sokulursa, orada ebedileşir, Boyun posun ey huri, öyle güzeldir ki, çıplak gerdanındaki kemerin olmadığı için şikayet eder!... Topuklarını çıngırakların kanadığı narin bacakların bileklerindeki bilezikleri kıskandırarak çınlatır’ nameli şiirlerin, en heyecanlı yerinde kesip, her sabah ölümünü erteletmesi ve sonunda Şah Şehriyarı evlenmeye razı etmesi, kadınların yüz yüze iletişimde beyinlerindeki on altı noktanın aktivite olması mı Bin bir gece masallarının kahramanlığını yarattı? Yoksa, Şah Şehriyar’ın beynindeki yedi noktanın mı çalışması onu hödük duruma düşürmüştü?
Tarih, gelecekte daha nice Tanrılar Tanrısı Zeus ve onun kudretli oğlu Herakles, Afrodit, Kral Gılgamış ve Şah Şehriyar’lar yaratıp, tüm bunları Dolunay zamanında büyük kusan ve kötülüklerin yaratıcısı Hera ve onun işbirlikçisi Ay Tanrıçası Selene’nin yok olmasıyla mı son bulacak bu dünyanın tüm kötülükleri? Oysa ki, biliyoruz ki, ayın ve hastalıkların tanrıçası Selene, şimdilerde de boş durmuyor, acılar ve elemler dağıtmaya devam ediyor…
|
Ziyaretçi Yorumu / 13.05.2008
çok güzel bir yazı |
|
Ziyaretçi Yorumu / 6/6/2007
ÇOK KOPUK BİR YAZI BENCE NEYİ NERDEN NEREYE BAĞLADIĞI BU YAZIYI NEDEN YAZDIĞI BELLİ DEĞİL.EN SONUNDA GARİP Bİ ŞEKİLDE YUKARIDA ANLATILANLARLA BAĞDAŞMAMIŞ BİRDE SON NOKTA KONULMUŞ. |
|
Ziyaretçi Yorumu / 1/26/2007
TAM SUPER |




