Köy Delisi 2
13 / 6 / 2008 Cuma tarihinde Emre Kundakçı tarafından eklendi, 142 kez okundu...
“Otobüs köyün kahvesinin önünde durdu. Murat otobüsten inmek için tereddütle, korku arasında bir duyguyla hareketlendi. Kafasını otobüsten dışarı çıkarınca, meraklı gözlerle karşılaştı. Köye gelen yabancıya pek hoş gözlerle bakmıyorlardı elbet. Zira her gelen yabancı bir şeyleri alıp gitmişti o köyden. Yada her gelen yabancı hep bir şeyler iste...” Okuyucu Puanı ;
Köy Delisi 2Otobüs köyün kahvesinin önünde durdu. Murat otobüsten inmek için tereddütle, korku arasında bir duyguyla hareketlendi. Kafasını otobüsten dışarı çıkarınca, meraklı gözlerle karşılaştı. Köye gelen yabancıya pek hoş gözlerle bakmıyorlardı elbet. Zira her gelen yabancı bir şeyleri alıp gitmişti o köyden. Yada her gelen yabancı hep bir şeyler istemişti, istediğini alınca bir daha o köye uğramamıştı. Köylünün sadece adı vardı, emekçi kardeşlerim diye sadece mitinglerde arkasında duranları vardı. 3 kuruş verip 13 kuruşluk iş yaptıranları vardı. Köylülerin çektiği çoktu bu yabancılardan anlayacağınız... Ve şimdi karşılarında bir yabancı vardı, kaybedecek nelerimiz var diye düşünmeye başladılar inceden. Murat ise çevresine iki, üç yaşındaki çocukların meraklı bakışlarıyla baktı, derin bir nefes aldı, köy kokusunu, toprak kokusunu içine çekti. Bu koku onu sarhoş etmişti. Zira şehrin karmaşıklığından, acelesinden kaçmış, sakin ve basit bir hayatı koklamıştı Kahvedeki insanlar, bu tuhaf görünüşlü, garip konuşan, "beyefendi"ye bakıp, bıyık altından gülüyorlardı. Köyün delikanlıları Murat’a dövecek gibi bakıyor, içlerinden zibidi diyorlardı. Oysa Murat ne kadar iyi niyetliydi, onları tanımak, keşfetmek, anlamlanmak istiyordu. Bardağı tutuşu, çayı içişi, kahvede oturuşu. Köy eşrafına seyirlik eğlence gibi gelmişti. Murat bu bakışlardan ve gülüşmelerden rahatsız oldu. Köyü gezmek için, kahveden ayrılmaya niyetlendi. Çayın parasını vermeye yeltenince, yaşlı bir dede. Senin paran burada geçmez oğul dedi. Murat bir tebessüm edip, sağolun dedi ve kahveden ayrıldı. Çeşme başında kızları gördü, toprak testilerini doldurmuş kimisi, kimisi ise dolduruyor. Kızlar su gibi berraktı, güllerin döktüğü gözyaşları gibi saf. İnce ayak bilekleri, şeker pembesi yanakları, kocaman gözleriyle bir yunan tanrısını andırıyordu her birisi. Ege’nin mistik ama bizden havasına o kadar uyumluydu ki, gülüşleri. Murat dayanamadı, iç geçirdi. Çeşmeye yöneldi, kızlara yaklaşıp, “su içebilir miyim dedi”. Kızlar ilk başta ürktü bu yabancıdan, telaşları, yanaklarına vurup, kenara çekildiler, bir nevi kaçıştılar. Murat suyunu içerken, ayağı yosuna deydi, az daha düşüyordu. Kızlar bu duruma gülüştüler Murat mahcup bir halde kızlara baktı, yüz ifadesi o kadar tatlıydı ki, kızların bir kaçının yüreğini hoplattı. Teşekkür edip çeşmeden ayrılırken, kızlara bir tebessüm fırlattı, kızlar o tebessümü Murat uzaklaşana dek paylaşamadı. Kızların hepsi o gülüşün kendisine ait olduğunu düşünüyordu.
Ekim
13
Ekim
13
Beyoğlu Beyoğlu Ooof Beyoğlu (vıı)
• Ersin Başeğmez • Yaşamdan Hikayeler • 15 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
13
Ekim
12
Ekim
12
Eylül
6
Ağustos
23
Ağustos
19
Ağustos
8
Temmuz
30
Nisan
14
Haziran
12
Nisan
22
Mayıs
4
Şubat
14 |
![]() |
|
||||||