Küçük Öğretmen 1
4 / 7 / 2008 Cuma tarihinde İlayda Sevinç tarafından eklendi, 112 kez okundu...
“Yıl 1950`lerin başlarıydı.Elif Hanım ve kızı Nurhan,İstanbul`un en güzel kentlerinden biri olan Samatya`da,küçük ama şirin bir binada oturuyordu.Elif Hanım eşini kaybetmişti ancak kızı Nurhan ile mutlu mesut bir şekilde yaşamını sürdürüyordu.Kendilerine ait 2 küçük evleri vardı.Onlardan gelen kiralar ile geçiniyorlardı.Nurhan küçüklüğünda çok us...” Okuyucu Puanı ;
Küçük Öğretmen 1Yıl 1950`lerin başlarıydı.Elif Hanım ve kızı Nurhan,İstanbul`un en güzel kentlerinden biri olan Samatya`da,küçük ama şirin bir binada oturuyordu.Elif Hanım eşini kaybetmişti ancak kızı Nurhan ile mutlu mesut bir şekilde yaşamını sürdürüyordu.Kendilerine ait 2 küçük evleri vardı.Onlardan gelen kiralar ile geçiniyorlardı.Nurhan küçüklüğünda çok uslu bir kızdı.Ancak son zamanlarda annesine karşı hırçınlaşmaya başlamıştı.Elif Hanım çok üzülüyordu kızının bu hareketlerine.Kendini avutmaya çalışıyordu.``Böyle anneye karşı terbiyesizlik olmaz ancak ne yapalım?Ergenlik çağında bir kız işte...``diyordu hep.Ama Nurhan bir gün çok kötü birşey yapmıştı.Elif Hanım sessiz televizyon izliyordu.Nurhan gelip annesinin yanına oturdu.Kaba saba bir şekilde: -Şu kumandayı bana versene!dedi.Elif Hanım bu hareketlere kızmaya başlamıştı: -Ne televizyonu kızım!Sen gidip kitap oku,dedi.Nurhan gitti ama kitap okumak için değil.Odasına girdi.Raflardaki tüm kitapları masasında topladı.Bİr - iki tanesi ayırdı.Geri kalanların sayfalarını yırttı ve karaladı.Sonra tüm kitapları aldı eline ve annesinin yanına geldi.Eline bir kitap aldı.Elinde sallayarak gösterdi.Yüzünde hain bir gülümseme vardı. -Anne,kitaplarım sağlam olsa okurdum.Ama öyle gözükmüyorlar.Bence bunların yeri çöp.Zaten 3-4 yıldır kitaplığımdalar. -Evladım kitap öyle çabuk eskir mi?Hem nasıl o hale geldi.Getir bakayım,dedi.Nurhan halen o hain gülümsemeden çıkmamıştı. -Buyur,dedi.Elif Hanım kitabı inceledi.Sayfalar yırtılmış ve karalanmıştı. -Tamam da.Kitap kendi kendine yırtılmış olabilir ancak nasıl kendi kendine karalanmış olabilir.Bu işte bir iş var. Sonra Elif Hanım birden parladı. -Seni yaramaz.Kitap okumamak için yaptın bunu değil mi?dedi.Nurhan mosmor oldu.Hiç aklına gelir miydi?Kitap kendi kendini mi karalıyor.Çok garip olmaz mı?Nurhan çok sinirlendi. -Bıktım ben,okumak istemiyorum.Kitaplardan nefret ediyorum.Senden de nefret ediyorum,diye haykırdı.Elif Hanım bu noktada sinirlerine hakim olamıyordu.Ama Nurhan`ı daha da çok sinirlendirmek istemiyordu.Nurhan`ı yanına çağırdı. -Gel kızım.Gel bakalım,dedi.Nurhan: -Uff,yine ne var?dedi.Ancak oturdu.Elif Hanım: -Ahh kızım,ahh.Neden kitap okumak istemezsin,bilmiyorum ki...Biz o kitapları sen oku,bilgiler öğren ve bizim en büyük isteğimiz öğretmen ol.Sen öğretmen olmak istemez misin?diye sordu.Nurhan: -Evet isterim. -Öyleyse çalışmalı ve kitap okumalısın.Her öğretmen yaşamı boyunca pekçok kitap okumuştur.Onlarca değil...Yüzlerce.. Sen henüz çocuksun.Bu doğru.Ancak ileride güzel bir gelceğin olması benim için çok önemli. Nurhan bu noktada annesine sarıldı.Gözleri doldu.Düşünüyordu...Böyle iyi bir anneye nasıl kötü davranırdı... Aradan 4 yıl geçti.Nurhan artık 19 yaşına gelmişti.Ancak annesini bir zehirlenme sonucu kaybetmişti.Annesinin istediğini gerçekleştirmek istiyordu.Bunu başardı ve bir öğretmen oldu.Belki biraz küçüktü ancak annesinin isteğini yerine getirmek arzusuyla Anadolu`nun küçük bir köyünde öğretmen olmuştu.Samatya`daki evlerini uzun bir uğraştan sonra nihayet satabilmiş ve köyden minik bir ev almıştı.Artık burada yaşayacak ve öğretmenlik mesleğini burada sürdürecekti.
Ekim
11
Ekim
10
Ekim
8
Ekim
5
Ekim
5
Ekim
10
Ekim
8
Eylül
29
Eylül
25
Eylül
23
Eylül
23
Ağustos
1
Temmuz
3
On Bir Yaşında Bir Yardımsever
• İlayda Sevinç • Anı Hikayeler • 411 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
4
Temmuz
3 |
![]() |
|
||||||