kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Çocuk Hikayeleri

Küçük Patroniçe

18 / 5 / 2008  Pazar tarihinde Can Erkek tarafından eklendi, 154 kez okundu...

“Nihayet havalimanına indim.Sabiha Gökçen’de saat üçü yirmi geçiyordu.Geceydi ama birçok insanayakta sıcak evlerine ve ailelerine gitmeyi düşünürken,birçoğuda başka bir ülkeye Almanya’ya,Fransa’ya veyahut İspanya’ya kaldıkları yerden devam etmeye yada yeni bir hayat kurmaya gidiyorlardı.İçimden umduklarını bulmalarını diliyordum.Bir ara uçakta ön...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Can Erkek

Can Erkek







Küçük Patroniçe


Nihayet havalimanına indim.Sabiha Gökçen’de saat üçü yirmi geçiyordu.Geceydi ama birçok insan
ayakta sıcak evlerine ve ailelerine gitmeyi düşünürken,birçoğuda başka bir ülkeye Almanya’ya,Fransa’ya veyahut İspanya’ya kaldıkları yerden devam etmeye yada yeni bir hayat kurmaya gidiyorlardı.İçimden umduklarını bulmalarını diliyordum.Bir ara uçakta önümde oturan kadını gördüm.Hamburg’dan Sabiha Gökçen’e gelen uçakta
beraberdik.Türk olduğumu anlamış bana susadığını ve su almak istediğini söylemişti.Benim almancam ise ozamanlarda yeteri kadar iyi değildi bazen karşıdaki yanlış anlayabiliyordu.Öyle de oldu.Hostes bana bir şişenin iki Avro olduğunu söyledi ve beşyüz Avro’ya kadar bozdurma imkanlarıolduğunu söyledi.Hostes beni nasıl dinlediyse doğru kurmuş olduğum cümleyi anlamadı.Ben bozuk parası olmadığını söylemiş o ise parası olmadığı anlamış.Bu nedenlede bir bardak suyu getirdiğinde,bana kendi suyundan vermek istediğini söylemişti.Ben tekrar önümde oturan hanımın bozuk parasını olmadığını tekrar edince anladı.“Ach so!”(Öyle mi!) dedi ve bir şişe getirdi.Önümde ki kadın bana teşekkür etti ve sessizce süzülmeye devam ettik.
İnmiştim ve kuyruktaydım.Nasılda sabırsızlanıyordu içim.Bir yıl olmuştu.Fazla sayılır mı bilmem ama
ben Türkçe konuşmayı,insanlarla anlaşmayı,hakim olduğum bu dilde saatlerce konuşmayı özlemiştim.Fakat aksanım almancaya döndüğünden kendimi belli ediyordum.Her ne kadar üç haftalık bir tatil olsada.Bir Hafta iş bulup çalışacaktım. Kafamda bir yer vardı.Pizzacı.İlçemde ünlü çınar caddesi vardı sol tarafı dükkanlarla
dolu ve sağ tarafı mükemmel bir deniz manzarası idi.Dükkanlardan biri de pizza yapmaktaydı.Oraya gidip dükkan sahibi ile konuştum ve işe alındım. Bir Hafta.Bu işi tamamen insanlarla konuşmak, pratik kazanmak için istiyordum.Zevkliydi ve pizza yapmayı öğrenecektim. Bende yer eden ise son gündü.Son gün gerçekten de çok sıcak kanlı insanlar dükkanımızı ziyaret etmişleri. Akçakoca’nın sahil boyunca uzanan yolu insanlarla doluydu.O gün Fındık Festivali’nin ilk günüydü ve yüzlerce insan gelecekti.Siparişlerin mümkün olduğu kadar hızlı yetişmesi gerekiyordu. Oysa dükkanda ben,sahibi ve iki kişi daha vardı.Ben Pizza servislerini yapıp,bir yandan pizzaların pişmiş olup olmadıklarını kontrol ederken. Pınar bulaşıklarla ilgileniyor.Dükkan sahibi ve diğer çalışan Buğra pizzaları hazırlamakla meşgullerdi. Masalar dolmuştu.Cadde üzerinde izinli olarak 12 ve izinsiz olan 4 tane daha sandelyemiz vardı.Bu izinsiz sandelyelerde şimdi de Belediye görevlileri oturmaktaydı.Gün boyu yapmış olduğu kontrollerden yorulacaklarki ses çıkarmadan siparişlerini bekliyorlardı.Dokuz Pizza sipariş edilmişti.Fırınımıza sadece altı pizza sığabiliyor.Onbeş dakika sonra yeniden
hazır olan pizzalar fırına verilebiliyordu.Bu da bazı müşterilerin bir müddet daha beklemesi ve içeçeklerine devam etmesi,içtiklerinin midelerini doldurması ve artan pizza parçalarının hemen arka kapıda bulunan Boncuk ve Rex’e verilmesi demek oluyordu.O gece olan onlara olmuştu!İşe böyle devam ederken.Küçük bir kız geldi.Sarı,saçları sırtının ortasına kadar uzun,yeşil gözlü ve hafif tombul yanaklı bir kızdı.Beş yaşında olduğunu söylemişti.
-Merhaba Hanımefendi,Size nasıl yardımcı olabilirim?
-Yoğun musun sen?Çok samimi bir karakteri vardı.
-Evet.Çok sipariş var.
-Brauchst du Hilfe?(Yardıma ihtiyacın var mı?)
-Ja,ich brauche?(Evet,ihtiyacım var)
Gayet normaldi.Tabii iki saniye sonra jeton düştü ve kıza baktım.Gülüyordum,o da gülüyordu.
-Hanımefendi nasıl anladın?
-İsmim Merve.Ben de Almanya’da yaşıyorum.Tatile geldik ve demin üniformalılarla konuşurken aksanını
duyunca seninde almanyada yaşadığı anladım.Almancı mısın?
Şaka yaptığını düşündüm.Biraz tebessüm ederek baktım ve fırına yöneldim.Bu laf,okuma amacıyla
yabancı ülkeye gitmiş birine küfür kadar ağırdı.Daha sonra neden bunu kullandığını anlamıştım.Merve peşimden gelmiş.”Personal Harici Girmesi Yasaktır” yazısına aldırmamıştı.
-Merve,güzel isim.Nerede kalıyorsun?
-Ben Darmstadt’da yaşıyorum.Ya sen?
-Ben Wismar’da kalıyorum.Üniversitem orada bulunuyor.
-Sana yardımcı olabilir miyim?Bende pizzacılık yapmak istiyorum.
-Önce anne ve babana sormak gerek.
Hemen çıktı.Ben nasılda diyemedim olmaz diye!Anne ve babasının yanına gitmişti.Onlara sormaya.Pizzalar pişmişti.Fırının arkasındaki odada Dükkan sahibi Halil Bey ile Buğra bulunuyordu.Merve koşarak geldi.Nefes nefese kalmıştı.
-İzin aldım annem olur dedi.Çalışabilirim değil mi?Bitte Bitte(Lütfen Lütfen).
-Hmmm tamam ama ben patron değilim.Ona da sorman gerekiyor.İçeride,girip sorabilirsin.
Pişmiş olan pizzaları tabaklarına koyup elime alırken odadan çıktı ve sevinçle.
-Tamam Can.Artık bende çalışabilirim.Patron izin verdi.Bak önlük de var.
Önlük Halil Bey’in kendi oğlu içindi.O da bu işlere çok meraklıydı ve o nedenle ona da uygun bir önlük yaptırmıştı.Kapıdan,iki elimde pizza varken Patron’nun yüzüne baktım.Güldü ve elini salladı “hadi rasgele” dercesine.
-Peki önlüğü bağlamaya yardım edey...
Oda ne!Önlüğü takmış ve eline tek bir Pizza almıştı.
-Hadi gidelim.İlk anneme verelim olur mu?
-Tamam önce Annen,sonra benim konuşmuş olduğum dört adam vardıya üniformalı,onlara OK mi?
-Jep(Tamamdır)
Merve önden gidiyordu.Kendimi çok komik hissediyordum.Çünkü dükkanın kapısından caddeye çıkışımla oradan geçen onlarca insanın bakışı bize doğru yöneldi.Merve ise onlara aldırmadan elindekini düşürmemeye çalışıyor.Annesinin yanına gidiyordu.Annesi ile göz göze geldik ve hafif kafamı eğerek selam verdim.Aynı şekilde beni gülümseyerek selamladı.Alman olduğunu anlamıştım.Elimdeki 2 adet pizzayı
verdikten sonra diğerlerini almak için içeri giderken.Yeni bir süpriz.
-Beyefendi lütfen bizim sirarişleri iptal eder misiniz acil kalkmamız gerekiyor.
Dükkan camının hemen yanındaki masada oturan iki bayan ve iki beyefendi kalktılar.Boş olan masaya bi aile yöneldi ki.Merve hepsini hoşgeldiniz diyerek karşıladı.Kül tabağını hemen önlüğündeki gerekli kısma attı ve şişeleri getirmiş olduğu pizza tabağına koyarak birazdan geleceğini söyledi.Ben içeri gittim ardından o geldi.
-Can Can bana kalem ve kağıt verir misin? Müşterilerden sipariş alacağım.
-Elbette.
Onu kasanın bulunduğu kısma götürdüm ve gerekli olan bölmeleri bir çırpıda ona gösterdim.
-Tekrar Hoşgeldiniz.Siparişleriniz nedir?
Merve yüze kadar sayabiliyordu.Okudukları ise daha çok ezbere bildikleriydi.Pizzaları sipariş alışı onun zeki karakterini ortaya koyuyordu.Bildiklerini yazıyor bilemediklerinin resmini çiziyor.Buğra ve Patron’a gösterip
anlamadıkları zaman onlara anlatıyordu.
-Ben ve eşim için peynirli ve zeytinli büyük boy,çoçuklar içinde iki adet karışık küçük boy pizza alabilir miyiz?
-Natürlich,Afedersiniz, elbette demek istedim.İçecek olarak ne alırsınız?
O sırada ikili masada oturan sevgililer kalkmış yerine başka sevgililer gelmişti.Araya girerek.
-Merve Hanım lütfen yeni gelen müşterilerimizin de siparişlerini alabilir misiniz?
Herkes bir an durdu.Hayır gözlerim yanılmamıştı sokaktaki herkes durdu ve Merve’ye bakmaya
başlamıştı.Merve bu kez biraz kızardı.Fakat ondan sonra bu küçük Patroniçe’nin kendine olan güveni iki katına çıktı.Başta bu küçük kıza gülenler onu bir an ciddiye almaya başladılar.
Merve o an unutmuş olacak ki arkadan bir önceki müşterinin sesi duyuldu.
-Merve Hanım içeçek siparişlerimizi de yazabilir misiniz?
-Hemen geliyorum efendim.Merve onlara doğru gitti sonra diğer iki sevgilinin siparişlerini alarak geri döndü.
-Can Can bak siparişleri aldım.İşteler.
-Pizzaları ben yapmıyorum Merve Hanım.Onları Patron’a söyler misiniz lütfen.
-Peki Can Can
-Patron yeni siparişler aldım.Bitte(Buyrun)
-Çok güzel Merve Hanım hemen başlıyoruz.Siz aç mısınız bu arada?
-Ben sonra yerim.Ben Cancan’a yardım etmeye gidiyorum.Patron sesli bir şekilde güldü.
Merve bana Cancan diyordu. Pişmiş olan pizzaları fırından beraber çıkardık.Ben dizerken arada nasıl
yaptığıma bakıyor ve pişecek olanları fırına sürmek üzere getiriyordu.Onları da fırına koyduk.Artık iki elinide kullanıyordu.Onları iki sevgiliye getirdi.Kız Merve’nin başının üstesinden başlayarak çenesine kadar elinin
içiyle sevdi.
-Siz Merve Hanım mısınız?
-Evet benim.
-Ne kadar zamandır burada çalışıyorsunuz?Ben İstanbulda yaşıyorum ve ilk defa bu yaşta birini çalışırken görüyorum.
-Bugün başladım.Cancan bana yardımcı oluyor.
-Cancan o kim?
-Orda,Aileyi görüyor musunuz?Onlara Pizza uzatan kişi.
-Beraber mi çalışıyorsunuz
-Benim iş arkadaşım o.
Birkaç kişi hesabı istedi.Merve’ye seslendim.
-Merve Hanım lütfen müşterilere yardımcı olur musunuz?
-Üzgünüm hesapları almam gerek.Guten Appetit(Afiyet Olsun) diyerek sevgililerin yanında ayrıldı.
Merve o gün bizimle iki saat çalışmıştı.Onu görenler başka türlü bir güler yüzle gelerek “Merve Hanım bize bir pizza,Merve Hanım kahveniz var mı?” diyerek samimi bir şekilde ona sipariş vermişlerdi.Bende Cancan olarak anılır olmuştum.İki sevgili ayrılırken bana hesaba bakabilir misin diye sordu.”Cancan ellerim dolu lütfen sen bakabilir misin?”demişti.İki sevgili ve sonradan gelen bütün müşteriler bana Cancan Bey demeye başladılar.O günkü festival bitmiş yavaş yavaş son müşterileride uğurladıktan sonra.Patron Merve’yi çağırdı.Merve Hanımı.Cebine bir miktar para soktu ve eline iki adet pizza ile içecek verdi.
Merve yanıma gelmiş ve “Cancan bak otuz Avro kazandım.Ama çok yoruldum.Yarın
kalkamayacağım.Annemin de beklemekten uykusu gelmiş.”
Annesi öyle bir esnediki beni de bir esneme tuttu.Az çok anladığı Türkçesiyle kızına neden bu kadar ciddiyetle ve sevgiyle ilgi gösterildiği için teşekkür etti.Almancı lafı için ise özür diledi.Merve almancı lafının Almanya’ya
gelip orada okuyan öğrencilere verildiği sanıyormuş.Birkaç sene kaldığımız için alman değil almancı oluyormuşuz.Hep beraber gülmüştük.Esnemiştim.
“Cancan bak sen de yorulmuşsun.Eve gidince yat ve dinlen oldu mu.Ha Boncuk ve Rex’i benim için öp.Yarın görüşüz.Tschüss(Hoşçakal)
Ortalık sakinleşince arka kapıdan sızlamalar duymaya başladım.Köpek inlemeleri gibiydi.Tabii ya diyerek hızla arka kapıya koştum.Patron ve Buğra’da arkasından koştu.Onun ardından Pınar endişeli bir yüzle geldi.Ellerini kuruluyordu.
Boncuk ve Rex oldukları yerde uzanmış,karınları patlayacak derecede şişmişti.Bu nedenle de
sızlanıyorlardı.Ortalıkta kola şişeleri ve pizzalar vardı.Merak ettim sordum.
-Abi ne oldu bunlara böyle?
Buğra gülümseyerek söyledi.
-Ben çöpleri atmaya çıkarken Merve Boncuk ve Rex’i gördü.Onları sevdi okşadı öptüğünü bile gördüm. (Pınar tiksindi).Sonrada artan tüm yiyecek ve içecekleri dışarı götürmeye başladı.Ben onları çöpe attığını sanıyordum.Meğer işte, onları beslemiş.Her ikiside yerde sızlanırken biz o arada karın ağrısı çekinceye kadar güldük.Onları elleri ile beslemiş ve şişeden kola içirmişti.Onlar da hayır diyemediklerden ne varsa yemiş içmişler.Zavallılar sabaha kadar sızlandılar.Sabah baktığımızda halen yatmaktaydılar.Acilen bir veteriner çağırdık.Veterinere olayı anlatınca
oda kahkahayı bastı.İkisine zorla olsada müsil ilacını içirdi.Boncuk ve Rex öğrendim ki o günden sonra pizza mahallinden hep uzak durmuşlar.

Bu Hikaye Merve Turan`a ithaf edilmiştir.



Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :

Eylül
25
Okuldan Korkulmaz
Hatice ErdogmusÇocuk Hikayeleri • 106 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
20
Manolya ve Papatya Çiçeğinin Kavgası
Perizat AktaşÇocuk Hikayeleri • 95 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
20
Okulda İlk Gün
Sevgi AydınÇocuk Hikayeleri • 117 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
19
Küçük Deniz Kızı
İclal AksoyluÇocuk Hikayeleri • 169 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Eylül
14
Uydurma Masal
Haluk NamdarÇocuk Hikayeleri • 216 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ekim
3
Mutlu Gülmek
Can ErkekModern Şiirler • 11 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Eylül
13
İyi ki Varsın
Can ErkekSevgi Hikayeleri • 202 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
23
Tırmanmak İçinde
Can ErkekModern Şiirler • 111 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Mayıs
18
Küçük Patroniçe
Can ErkekÇocuk Hikayeleri • 155 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
8
Büyüdükçe
Can ErkekModern Şiirler • 104 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Şubat
20
Ağaç`ı Kazımak
Can ErkekÇocuk Hikayeleri • 1104 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
15
Seni Tanıyorum
Can ErkekDostluk Şiirler • 394 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Temmuz
12
O Hala Yaşıyor
Can ErkekModern Şiirler • 263 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mart
27
İki Serçe
Can ErkekModern Şiirler • 235 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Kasım
12
Kalk
Can ErkekModern Şiirler • 224 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Küçük Patroniçe, Küçük Patroniçe hikayesi, Küçük Patroniçe hikaye, Küçük Patroniçe nedir?, Küçük Patroniçe hakkında bilgi, Küçük Patroniçe hikayeleri, Can Erkek hikayeleri, Küçük nedir, Küçük hikayesi, Küçük hikayeleri, Patroniçe nedir, Patroniçe hikayesi, Patroniçe hikayeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Armut Dersen Çıkmam!

Erol Sunat
Bu Paraya Bu Kadar Çalışılır!

Sezer Nişancı
Elmalarla Armutlar Karıştı

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Loans | Web Advertising | Loans | Loans | Power Rangers | Gazlıgöl | Saat