kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Politik Hikayeler







Okudunuz Mu?
GüldenBiber
Gülden Biber


Kül ve Fidan

11 / 6 / 2007  Pazartesi tarihinde Fatin Murat Seferbeyoğlu tarafından eklendi, 394 kez okundu...

“Geceler karabasanla yüklüydü on yıldır...Uykular kabus taşıyordu... Madımak’tan yükselen duman genzine doluyor,nefesi kesiliyor,gözleri yaşarıyordu...On yıldır her gece kan ter içinde uyanıyor,içindeki ateşi söndürmek istercesine musluğa koşuyor,kana kana su içiyordu...Işıkları açmadan evin içinde volta atıyor,sigaranın biri bitmeden öbürünü yak...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Fatin Murat Seferbeyoğlu

Fatin Murat Seferbeyoğlu







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kül ve Fidan


Geceler karabasanla yüklüydü on yıldır...Uykular kabus taşıyordu... Madımak’tan yükselen duman genzine doluyor,nefesi kesiliyor,gözleri yaşarıyordu...On yıldır her gece kan ter içinde uyanıyor,içindeki ateşi söndürmek istercesine musluğa koşuyor,kana kana su içiyordu...Işıkları açmadan evin içinde volta atıyor,sigaranın biri bitmeden öbürünü yakıyordu...Yaşadıklarını her gece siyah-beyaz karelerle yeniden izliyor,her gece yeniden yanıyor,her gece yeniden boğuluyordu...
İç Anadolu bozkırında haziran temmuza devretmişti gün sayımını...Güneşin ötesinde bir aydınlık vardı Sivas’ta...Sivas ışıl ışıldı...Güle oynaya karşılamıştı temmuz sıcağını Sivas...Ama bir şey vardı sanki,hani sözcüklerin yetersiz kaldığı,hani insanın göğüs kafesine çöken,yüreğini daraltan bir şey...İçi sıkılıyor,olduğu yerde duramıyor:
“Bir şey var,farkedemiyor musunuz?Bir tuhaflık var gelen günde...”diyordu yanındakilere...
“Hayır”diyordu herkes “Sen kuruntu yapıyorsun”
Kimseye anlatamıyordu...Kimse onu dinlemiyor,onun hissettiklerini kimse hissetmiyordu...
İkicanlıydı...Bir sevincin ürünü vardı karnında...Dünyaya bir can getirecek,zulme karşı bir can yetiştirecekti...
“Onurlu olacak çocuğum”diyordu “Savaşçı olacak,başeğmeyecek ve başeğdirmeyecek”
Serseri bir mayın gibi ortada dolaşıyor,of çekiyor,tırnaklarını yiyor ve içindeki bu kasvet havasını dağıtmaya çalışıyordu.
“Git dinlen”diyordu arkadaşları “Kaç gündür yoruldun belki onun içindir bu sıkıntın,biraz uyusan bir şeyin kalmaz”
“Bu ölüm sessizliği sizi ürkütmüyor mu?İnsanlardaki bu telaş,havadaki bu ağırlık size bir şey anlatmıyor mu?”diyor ama kimseyi uyandıramıyordu...Gözü açık,her türlü tehlikeyi önceden sezebilen arkadaşları bile sanki bir gaflet uykusundaydı,üzerlerine ölü toprağı serpilmişti sanki... Çalışıyor,çabalıyor,sağa sola koşuyor,her gördüğüne bir şeyler söylüyor ama havadaki bu kahrolası bulutu dağıtamıyordu...Sivas içten içe kaynıyor,Sivas kan kokuyor,Sivas madımak’ta parlayacak ateşin dumanlarını saklıyordu....
Gün ışımaya başlamıştı...Karanlıklar yerini ışığa bırakırken aydınlıkların ateşe verildiği bir utanç sayfasının onuncu yılı da doluyordu...Kendini balkona zor attı.Astım krizine tutulmuşçasına öksürüyor,bir nefes temiz hava için çabalıyordu.Her nefes alışında Sivas’tan bir duman geliyor,soluk borusuna yerleşiyordu.Nefes vermek,o katil dumanları ciğerlerinden atmak istiyor,öksürüyor,öksürüyor,öksürüyordu....
Sivas birden hareketlenmeye başladı,Kültür Merkezi’ne doğru gelenlerin gözleri dönmüş gibiydi.Can istiyorlar,kan istiyorlar,ölüm saçıyorlardı.
“Çıkın dışarı”diyorlardı bir uğultu halinde...Küfürler havada savruluyor,camlar kırılıyor,günlerdir dost sohbetler barındıran Kültür Merkezi şimdi zulme karşı direnişin simgesi oluyordu.Kadınları ve çocukları uzaklaştırdılar önce...İkicanlı olduğunu unutmuş çocukları dışarıya çıkarmaya çalışıyor,bir an olsun boş durmuyordu.
“Sen hamilesin,sen de git”dediler, “Biz başımızın çaresine bakarız”
“Hayır”dedi “ne olacaksa olsun,sizi bırakıp gitmeyeceğim”
Bir yandan da masaları ve sandalyeleri üst üste yığıyor,barikat oluşturmaya çalışıyordu arkadaşlarıyla...
“Öleceksiniz,kanınız helaldir sizin”diye salyalarını akıtarak bağırıyordu dışardakiler....
Bir yandan direniyor,bir yandan da “Biliyordum”diyordu.”Biliyordum,bu ölüm sessizliğinin bir anlamı vardı!Dinlemediniz beni.Görmediniz dumanlı havada gezen kurtları...Uyandıramadım hiçbirinizi...”
İçerde bir elin parmakları kadar kalmışlardı.Sanki yolun sonu gelmişti.onca kavgaların arasında bile ölümü bu denli yakın hissetmemiş,kendini böyle çaresiz saymamıştı.Tüm arkadaşları onu,o arkadaşlarını korumaya çalışıyordu.Ellerine ne geçerse,masa,sandalye, küllük,kırılmış camlar,ne bulurlarsa savuruyorlardı.Ama öylesine çoktu ki dışardakiler,öylesine azgın,öylesine kudurmuşlardı ki,dinsiz imansız geliyorlardı ve ellerinde ölüm it dişleriyle sırıtıyordu.
Balkona çıkmak biraz olsun rahatlatmıştı.Soluk borusunda çöreklenen isli dumanı yavaş yavaş çıkartıyordu.İçeriye döndü.Oğlunun odasına geçti.Üstü açılmıştı,üzerini düzgünce örttü,saçlarını okşadı,alnına bir öpücük kondurdu.Sivas yangınından çıkıp gelmişti ve büyüyordu.Sivas’ı unutmadan,Sivas’ı anımsatarak büyüyordu.Usulca odadan çıktı.Salona geçti,koltuğa boş bir çuval gibi yığıldı.Bir sigara daha yaktı.Güneş usul usul odada ilerliyor,sokaklar hareketleniyordu.Başını arkaya atıp gözünü tavana dikti.
Üstlerine üstlerine gelen kalabalık bir anda yön değiştirdi.Ne olduğunu anlayamadılar.Daha bir dakika önce “Kanınız helaldir”diye salya saçanlar,şimdi onları bırakmış gidiyorlardı.Bir çakal sürüsünü andırıyorlardı,ağızlarından kan,gözlerinden vahşet saçılıyordu.
Şaşkındılar,uzun süre hareketsiz kaldılar,ses seda kesilmişti,az önce ölüm-kalım savaşı verilen Kültür Merkezi’nde şimdi bir acı sessizlik vardı.Yavaşça dışarı çıktı,ürkekti,elleri tedirgin,gözleri telaşlıydı.Az önce kendisini öldürmeye çalışan kalabalığın peşine takıldı.Sanki bir katil sürüyü önüne katmış gibiydi.Tekbir sesleri geliyor,küfrün bini bir paraya gidiyordu.Birden irkildi,donup kaldı yerinde,ileriden yükselen dumanları gördü,bu Madımak Oteliydi.
“Olamaz”dedi, “Oteli yakıyorlar”
İçerdekileri düşündü,bir kuş olup içeri girmek,orada çaresiz duman yutan dostlarını kanatları altına alıp kaçırmak istiyordu.Çığlıklar,küfürlerin ve tekbirlerin altında kalıyor,duyulmaz oluyordu.Ellerini yumruk yapmış sıkıyor,tırnakları avuçlarına gömülmüş dudaklarını ısırıyordu.Bir oteli değil insanları ateşe vermişler ve etrafında dans ediyorlardı.Bir sürü psikolojisi içindeydiler,birisi küfretse küfürler çoğalıyor,birisi tekbir dese tekbir sesleri çoğalıyordu,mantıkları yok,duyguları yok,yalnızca öldürme dürtüleri vardı...Saatlerce sürdü bu tablo...Saatlerce salyalarını saçtılar etrafa ve karnı burnunda tanıklık etti tarihin bu en acı katliamına...
Şimdi oturduğu koltukta gözyaşları ince ince süzülürken yanaklarına “o günler bir daha olmasın”demek bile anlamsız geliyordu artık.Birden yanaklarındaki yaşı silen bir elle irkildi.Oğlu minicik elleriyle gözlerindeki yaşı temizliyordu.
“Ağlama anne!”dedi, “Ben buradayım,yanındayım ben senin”
Gülümsedi,gözlerinin içi parladı birden...Omuzlarından tutup bastı bağrına oğlunu....Sivas’ta küllerin arasından fışkıran bir fidan vardı göğsünde ve destek oluyordu artık çaresizliğine...Yangınlara inat büyüyordu,yangınlar olmasın diye büyüyordu...On yıldır soluk borusundan atmaya çalıştığı dumanlar,oğlunun sıcaklığı ile silinmişti,artık rahat nefes alıyor,yangınlarda boğulmuyordu......




Telif Hakkı Uyarısı Kül ve Fidan isimli yazı, Fatin Murat Seferbeyoğlu tarafından 11/6/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :

Ağustos
15
Cani 17
Yekta BirdalPolitik Hikayeler • 33 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
20
Cani 16
Yekta BirdalPolitik Hikayeler • 163 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
6
Cani 15
Yekta BirdalPolitik Hikayeler • 156 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
5
Cani 14
Yekta BirdalPolitik Hikayeler • 245 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
31
Cani 13
Yekta BirdalPolitik Hikayeler • 179 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
8
Baba Bak Ben Büyüdüm!
Fatin Murat SeferbeyoğluYaşamdan Hikayeler • 259 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
9
İçimdeki Çocuk
Fatin Murat SeferbeyoğluHayata Dair Şiirler • 64 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Haziran
26
Demedim ki
Fatin Murat SeferbeyoğluAşk Şiirleri • 60 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Haziran
26
Ağlamak
Fatin Murat SeferbeyoğluHayata Dair Şiirler • 59 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
26
Hüküm
Fatin Murat SeferbeyoğluAşk Şiirleri • 40 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Temmuz
11
Adın Yalnızlık Olsun
Fatin Murat SeferbeyoğluAşk Hikayeleri • 427 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
11
Öğretmen Olmak
Fatin Murat SeferbeyoğluHayata Dair Denemeler • 414 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
11
Kül ve Fidan
Fatin Murat SeferbeyoğluPolitik Hikayeler • 395 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ocak
11
İlk Damla
Fatin Murat SeferbeyoğluYaşamdan Hikayeler • 386 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
11
Sesin Çarpıyor Sesime
Fatin Murat SeferbeyoğluAşk Hikayeleri • 379 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Kül ve Fidan, Kül ve Fidan hikayesi, Kül ve Fidan hikaye, Kül ve Fidan nedir?, Kül ve Fidan hakkında bilgi, Kül ve Fidan hikayeleri, Fatin Murat Seferbeyoğlu hikayeleri, Kül nedir, Kül hikayesi, Kül hikayeleri, Fidan nedir, Fidan hikayesi, Fidan hikayeleri,










Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Bad Credit Mortgages | Xecuter 3 Mod Chip | Buy Anything On eBay | Loans | Mortgage | Video | Arkadaş | Saat