Kurtarıcılar
23 / 5 / 2008 Cuma tarihinde Tolga Arasan tarafından eklendi, 200 kez okundu...
“Hz Muhammed’in bazı huyları:- Çok konuşmazdı, daima düşünceliydi.- Kimseyle çelişmezdi, kötü söz söylemezdi.- Boş işlerle uğraşmazdı, dünya işleri için kızmazdı.- Affediciliği tabii idi, intikam almazdı.- Kimseyi umutsuzluğa düşürmezdi, hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı.- Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi.- Sade kıyafet giyer, göster...” Okuyucu Puanı ;
KurtarıcılarHz Muhammed’in bazı huyları: - Çok konuşmazdı, daima düşünceliydi. - Kimseyle çelişmezdi, kötü söz söylemezdi. - Boş işlerle uğraşmazdı, dünya işleri için kızmazdı. - Affediciliği tabii idi, intikam almazdı. - Kimseyi umutsuzluğa düşürmezdi, hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı. - Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi. - Sade kıyafet giyer, gösterişten hoşlanmazdı. - Yemek seçmez, önüne ne konsa yerdi. - Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı. - Kimseye hakkında hayırlı olmayan söz söylemezdi. - Yanında en son konuşanı, ilk önce konuşan gibi dinlerdi. - Fakirler ile beraber yerdi, öyle ki onlardan ayırt edilmezdi. - Sıradan değildi, ama sıradan insanlar gibi yaşardı. - Düşmanlarını affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer verirdi. - Bir toplulukta bulunduğu zaman bir şeye gülerlerse, O da güler; bir şeye hayret ederlerse O da onlara uyarak hayret ederdi. Gazi Paşa’nın bazı huyları: - Düzen ve simetri hastalığı vardı. Öyle ki gittiği bir evde ya da otelde eşyaların yerlerini değiştirtirdi. - Dünyanın en kanlı savaşlarına bizzat tanık olsa da, hususi hayatında kan görünce fenalaşırdı. Kendisi için karşılama törenlerinde kesilen kurbanlara bakamaz, arkasını dönerdi. - Hayvanlara ve çocuklara aşırı bir sevgisi vardı. Manevi evlat edinmesi ve köşkte köpek, at ve güvercin beslemesi bunun bir örneğidir. - Cömertti ve hediyeleşmeyi çok severdi. Hatta bir yılbaşı gecesi Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras’a şahsi dolabından birkaç takım elbiseyi hediye etmiştir. - Öfkesi de şefkati ve kibarlığı kadar etkiliydi. Bir şeye sinirlenip bağırdığı zaman etrafındaki insanların ve yaverlerin elleri titrerdi. - Yakın dostlarının ve devlet erkânın bir araya getirildiği gecelere ve eğlencelere bayılırdı. Fakat bu toplanmaların hepsinde eğlence olmaz, daha çok devlet meselelerinin konuşulup kararlara bağlandığı rahat atmosferler olurdu. - Okumaya ve araştırmaya çok düşkündü. Hatta vefatına çok az bir zaman kalan, rahatsızlık geçirdiği günlerde bile dil tarih kitapları okuyordu. - Gömleklerinin tümü beyazdı ve dolabında lacivert renge tahammülü yoktu. Takım elbise tasarımlarını kendisi çizer ve yerli malına olan inancından ötürü Türk terzilerine diktirirdi. Kurtarıcıların birbirlerine zıt huyları: - Peygamber efendi, kimsenin kusurunu yüzüne karşı söylemez, ayıplamazdı; Atatürk ise üstlerinin bile hatalarını pat diye birden söyleyiverir, birbiri hakkında kötü konuşan insanları da karşı karşıya getirip, onların yüzleşmelerini izlerdi. - Peygamber efendi sade ve gösterişsiz giyinir, sıradan birisi gibi görünürdü; Atatürk ise hep çok şık ve gösterişli giyinir, tanınmadığı dönemde bile dikkat çekerdi. Kurtarıcıların birbirlerine benzerlikleri: - Her ikisi de iyi birer devlet adamı, başarılı birer komutandı. - Her ikisi de hayvanları ve çocukları çok severlerdi. - Her ikisi de övgüden hoşlanmazlardı. - Her ikisi de hayat görüşlerini ve politikalarını “barış” üzerine kurmuşlardı. - Her ikisi de temiz giyinir, dikkatli konuşurlardı. - Her ikisi de küfrü ve hakareti sevmezlerdi. - Her ikisi de toplumlarına güzel sözlerle hitap ederler, gönüllerini alırlardı. - Her ikisi de grup içinde örnek ve ölçülü davranırlar; ünlerini ve namlarını kabalık için kullanmazlardı. - Her ikisi de uzak görüşlü zeki insanlardı. - Her ikisi de kölelere veya esirlere iyi muamele yapılmasını isterlerdi. - Her ikisi de tapınırcasına sevildiler ve sevilmeye devam ediyorlar. - Her ikisi de Allah’ın sevgili kullarıydılar. Hz. Muhammed, kendinden sonraki yeryüzü için temiz olan, ahlak ve erdem sahibi, devlet teşkilatını daha ileri götürebilecek, toplumlara İslam dinini daha rahat yaşatabilecek, boyun eğmeyen “birey”lerin gelmesini dilerdi ve kim olursa, kimlerden olursa olsun her insanın kendi dilinde, kendi kapasitesinde anlamasını, öğrenmesini isterdi. Atatürk ise her fırsatta İslam dinine ve Hz. Muhammed’e olan hayranlığını dile getirir, onun devlet teşkilatı anlayışını ve komutanlığını överdi. Peygamberin de istediği gibi her insanın kendi dinini anladığı kadarıyla ve anladığı dilde yaşamasını isterdi.
Tavsiye Et :
Ağustos
15
Ağustos
15
Ağustos
13
Ağustos
13
Ağustos
10
Ağustos
18
Ağustos
4
Temmuz
14
Haziran
8
Mayıs
23
Şubat
23
Şubat
12
Şubat
23
Şubat
14
Şubat
13 |
![]() |
|
||||||||||||||||||