kayit
Google Özel Arama
22 Kasım İzmir Buluşması! Katılmak için Tıklayınız...
Hikaye AnaSayfa Deneme / Deneme / Karalamalar

Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 12


Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 12

Bugün önünde, böyle hiç bir mücbir sebep yok iken, salimen tartışmak için bol bol zamanı olan ve olabildiğince çağdaş, demokratik olabilecek fırsatı olan durumlarda, hukiki olurluk anlamında sesi çıkmayanlar; Kurtuluş Savaşı`na haksızca dil uzatabilmekte. Kendi zamanı ile yüzleşemeyen beceriksiz aciz bir güç ve aydın söylemleridir bunlar. Hiç bir riski zorluğu, göğüsleyemeyen, bedava liberal kahramanlıktır bu. Bunlar üniversitelerde kendi alanında öncü olabilen, varlık gösteren, hiçbir tavır gösteremeyip, bari şuraya şuradan vurayım da, nam olsun diyen akçeli işbirlikler, gibi görünmektedir. Söverek demokrat olurlar.

Kendi zamanında haksız olanın, demokratik mücadelesini veremediği, örneğin, kişilere uygun yasalarla, ithalatlar, ihracatlar, banka teşvik primleri, vergi usulsüzlük afları, naylon fatura aklama dolandırıcılıkları vs. vs. Gibi tutumlara mızmız etmekten gayrı tutum koyamayanlar. Gazi dönemine adeta, hırçın bir kaplan edası var etmektedirler! Hele gençleri asmak için, asılma yaşını, yasaya uydurmak için, bu çağda, düzmece kemik yaşını büyüterek, hukiki kararlarla suçluyu asmak, aklın almayacağı, toplumsal temeli sarsacak girşimler iken, suskun kalan mangalda kül bırakmaz aydınlar.

Bu hukuksuzluğa, bu iletişim çağında, bu örgütlülükle, engel olamayan, sözde aydınlar; kılını dahi oynatıp kıpırdatmayan, böyle bir tutumun tavır alınışı, beklendiğinde toz olan zıpır, güya haktan yana savunucular! Müflis tüccarın eski defteri karıştırması gibi, edimlere baş vuruyorlardı. Şu da gerçek ki, hiçbir şey eleştiri inceleme dışında tutulmamalı. Ama bunları yapar iken de, halka karşı makul mantıklı tutumlarının olacağı yerde, akıl karıştıran, maksatlı bir akıl argümanı olacağı da, göz önünde bulundurulmalıdır.

Halbuki birinde genelin var oluşu ve yararı söz konusudur. Oluşan yeni kurucu meclis ve müesses nizamın hüccet edişi söz konusu. Diğerlerinde talan ve zorbalığın, kendi hukuksuzluğu söz konusu. Birinde yasanın yapılışı bu tür bir içertmeyi gerekli kılıyor, karar ona göre alınıyor. Bugünkü anlamda demokratik olmayan, elbet şiddet olan, ama savaş ve olağan üstü hal durumu olan, bir ölüm kalım vaziyetin; demokratikliği tartışılıp sorgulanmamalı bile.

Senin ölüm kalım davranmanı engelleyen bir güç uygulanmaktadır. Bu tutumun, olumlu, demokratik karşılığı ne ki? Demokrasi, yeni filizin üzerinde, titizlikle inşaa edilmelidir. Hatta açmamış yeni filizin üzerinde, tüm hoyratlıkların içinde, bir yapısalın, kendi oluşumu ile çıkan yapısını boğan; diğer ayrık otlara, yabanıllara, dikkat etme nezaketinde bulunmadın; deme aymazlığı olabilir mi?

Ülke yangın yerine dönmüş. “”Türk`ün ateşten imtihanı”” söz konusu iken; karşı karışmaya muhatap oluyorsunuz. Hem de en acvımasız alçaklılklarla. Buna rağmen siz bir disiplini oturtmamışken otoriteniz henüz herkesçe bilinir ve sağlanır değil iken: Engelleyene; “”yahu arkadaş, ben çok domokratım, lütfen beni bırak da, şu kafamdaki zamanı gelmiş geçmekte olan Cumhuriyeti kurayım. Sen bunu yapıyorsun ama, ben demokrasiye inanırım, sen benim yangın söndürmeme lütfen engel olma ”” diyen gafilin, aymaz oluşu ile tartışıp, bu tür şiddetin ve acil durumun muhasarası altında mı olacaktınız! Yani yangın sürer iken dahi, hiç bir yapılaşmanızla, bunları mahkum edemeyip, aksine çoğalmalarına neden olmak için, oturup bekleyecek misiniz?

Sosyal durumsalın, sosyal ortamın; demokratlığı, demokrasisi, bu oluşumun inşaası ile ancak belirecektir. Yukarıda değindiğimiz gibi güncelin hukusuzluğuna hiç sesi çıkmayan taifeler; örneğin, suçluyu davet etmek yerine, tuhaf uygulamalarla, garip isnatlarla, garip..5., 6., 7. dalga hareketi gibi, devamlı suç dalga hareketi üretiyormuş da, daha nice sonu gelmez dalgaları beklemeliymişiz, gibi tuhaf edimsel, düşünsel, anlamlandırmalar yaratılmakta.

Hele gazetelerinde her gün önceden suçluları yaratıp, ilanen teşhirle şan edenler, bunların suçunu sonra düzenlersiniz diyen, liberel sözde külahımın aydınları, Ataürk`e ve daha embiryo ve kuruluş devresindeki, aşamasındaki sosyal cenini yaşatma çabasına, çağ dışı diyebilmekte. Dönemine ve dönemin çağ dışı uygulamasına, müesses uygulamaları referans ve kıyas tutulacak bir haklılık var iken, ses edemeyen, alanında; üniversitede başarılı olamayan bazı birkaç sözde aydın, güya Atatürk eleştirisi ile, şan şöhret ve meta peşinde koşabilmektedirler. Hem de darbe korkusu söylemi ile...

Bu olan şu hikayedeki gibidir. Bir ülke yeni ve ilkeleri üzerine kurulmuştur. Kurucular ””diğer kapılar neysede”” demişler; “”şu kapıyı sıkıca kapayın. Hiçbir şekilde aralamayın yoksa bir süre sonra bitersiniz, iş işten geçmiş olur”” derler. Gel zaman git zaman başarısız, basiretsiz, yeteneksiz erkler yönetim dönemlerinde, işler sarpa sardı mı, iktidar ve ikbal uğruna eski yönetimi kötülemeye, atıp tutmaya başlarlarmış. Ve tek başarı olaraktan, o; sıkı sıkıya kapalı kapıyı bir oyluk aralamakta behis görmedikleri gibi, ne çok demeokrat ve özgürlükçü olduklarını da tartıştırırlarmış.

Tabidir ki bu, ta ki düşüp kalkana değin, gelişecek, özgürce kısır oluşun anlamalarıdır! Bir tarihi tecrübeyi dahi akıl edemeyiştir. Aslında farkında olmadıkları bir dönüşme sürecinin, kötüye gidişin, başlangıcıdır bu. Ama üretip, refahı dağıtamayan aciziyet, hırs ve ikbal; bu düşüş kalkış zaman aralığını güzel kılıp özgürlük çizmektedir! Yeni, kendi yarattığı, badire durumun kahramanı olmak acizliğidir.

Bir kez aralanmıştı kapı. Bir kaç kez daha aralansa ne çıkardı? Her başarısızlık döneminde yine bir kaç oyluk aralanan kapı, şimdi fırıl fırıl döner olmuşta insanlar şaşa kalmış, anketler yapar olmanın ihtiyacını dahi duymuşlar. Duymuşlar da, demokrasi tutkusundan olacak! Dönüşmelerin eskiden pek farklı olmadığını, hatta daha da azaldığını söyleme gaflet dalalet ve hatta hıyanetini söyler olmuşlar...

1789 harekatında onbinler öldü ve giyotinler yüzlerce kişiye çalıştı. Ama kimsenin aklına Fransız ihtilali diktatörlüktü deme gelmedi. Hatta hala tartışmalarımızda oradan kendimize uygun meşruiyet arar durur referanslar çıkarırız. Bir yapı, kurulmadan, kurumlaşmadan, neyi neye göre; demokratiklik Ya da değildi, diye tanımlayacaktı ki... Tamamen anarşik ve başı bozukluk olan, kuralsız bir yapıda, siz bir yapı çıkarıyorsunuz, değerlendirme buradan mülhem yapılmalıdır.

Ne yazıkki toplum ışıması bazen bunu dayatabiliyor. Oysa Kurtuluş Savaşı günlerine aslan kesilip de güncelin tutumuna kuzu gibi olanlar vardı. Güncelin meşruiyetsizliklerinde, önce karar alınıp, sonra ``karar hukuksuzmuş`` diye, dalga geçer gibi, hukukun değiştiriliyor olmasının yaşadığı şu günlerde, demokrasi havarilerinin! gıkı çıkmıyordu. Birincide, aklın ve vicdanın ve koşulların meşrulaştırdığı; can hırraş bir durum söz konusudur. Beka sorunu söz konusu, yüzlerce yıldır süren ve hantallaşan yapının değişip dönüşmesi söz konusudur.

Dönüşme kimi noktalarda zorlamayı içermek durumundadır. O dönemde, herkes, ali kıran baş kesen olmuştu. Çapulla ülke kurtarıyordu! Sizin; sanki her şeyiniz, bir tamammış da, tek eksiğiniz müşfik olamamanız kalmıştı! Savaşa girmişsiniz, isyan ve kıtaller başlamış, sizinse; bu şiddete, ve şiddetin karşısında, ``nasıl yumuşak ve müşfik olsam`` düşünmesini kurgulamış olmanız, istenmekte şimdinin mantığı ile. Bu şaki harekete karşı duruşunuzda gelecekteki liberaller; `` Acaba bana diktatör derler mi? Bu hareketimi demokratik bulurlar mı? diye düşüneceksiniz. Olacak iş mi? Hani bir söz vardır ``Akıllı düşünene değin, deli oğlunu everirimiş.`` ``Siz kurtarmayı düşünene değin, vara vatan elden gideydi`` deme ile eş anlamlı bir yargı koyuştur, bu zevatların söylemi.

Sürecek


Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış  12
Yazı Sahibi
Bayram Kaya
Bayram Kaya tarafından 26.8.2008 tarihinde eklendi 169 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 12 isimli yazı, Bayram Kaya tarafından 26.08.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Murat Akdeniz yazıyı tebrik etti...

Kasım
19
Taşıyamıyorum
Muhammet AkbulutDeneme / Karalamalar • 28 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
18
Yıldızlara Benzetiyorum
Nükhet GüvençDeneme / Karalamalar • 19 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
18
İnsanı Yanlış Düşünme
Murat Barış ÇetinDeneme / Karalamalar • 6 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
17
Bir Katilin Durduğu Nokta
Mustafa ÇetinDeneme / Karalamalar • 34 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Kasım
16
Küçücük Üzüldüm
Ömür GökerDeneme / Karalamalar • 53 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
17
Söz Saldım
Bayram KayaKlasik Şiirler • 18 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
17
İnanç ve Toplumsal İstem 25
Bayram KayaKişisel Denemeler • 15 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
15
İnanç ve Toplumsal İstem 24
Bayram KayaKişisel Denemeler • 22 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
12
İnanç ve Toplumsal İstem 23
Bayram KayaDeneme / Karalamalar • 26 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
10
İnanç ve Toplumsal İstem 22
Bayram KayaKişisel Denemeler • 34 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
25
Harname Eşek Mektubu 2 (akısım)
Bayram KayaDidaktik Şiirler • 476 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Haziran
26
Atatürk’le
Bayram KayaAtatürk Şiirleri • 355 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 12, Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 12 denemesi, Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 12 deneme, Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 12 nedir?, Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 12 hakkında bilgi, Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 12 denemeleri, Bayram Kaya denemeleri, Kurtuluş nedir, Kurtuluş denemesi, Kurtuluş denemeleri, Savaşı nedir, Savaşı denemesi, Savaşı denemeleri, Öncesi nedir, Öncesi denemesi, Öncesi denemeleri, Esnası nedir, Esnası denemesi, Esnası denemeleri, Sonrası nedir, Sonrası denemesi, Sonrası denemeleri, Duruma nedir, Duruma denemesi, Duruma denemeleri, Kısa nedir, Kısa denemesi, Kısa denemeleri, Bir nedir, Bir denemesi, Bir denemeleri, Bakış nedir, Bakış denemesi, Bakış denemeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Aldananlardan Olmayın !

Erol Sunat
Laf Demini Almadan Olmaz…

Sezer Nişancı
Teknolojide Zırvalamak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Services | Debt Consolidation | Final Fantasy XI MP3 | Hosting | Wikipedia | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul