kayit
Google Özel Arama
22 Kasım İzmir Buluşması! Katılmak için Tıklayınız...
Hikaye AnaSayfa Deneme / Kişisel Denemeler

Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 13


Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 13

Burada uyacağınız bir kural vardır: Evrensel savaş kurallarıdır. Bu, meşru bir oluşum ve savunmadır. Kimin neye niçin uyacağı bellisizdir. Siz gücünüzü böyle bir kaos başı bozuklukta, zamanla yarışıldığı hengamede, ancak güç ile kendinizi duyurabilirsiniz. Bundan bir şikayet varsa ortaya kona. Böyle durumlar, biz istesekte, istemesekte, kendi kuralı olan kayıplar, pahasına kurulur. Elbet bu kayıplarda keyfi olmamalıdır, sorumluları olmalıdır. Eğer ortam normal işleyen bir düzendeki tutuma, ve anarşiye müdaheleniz söz konusu ise, ve diktaörce oluyorsanız bu elbet en ayrıntısına kadar sorgulanmalıdır.

Bu ikinci haldeki tutum, ne pahasına olursa olsun, yasalar içinde ve yasalar gereği demokratik olmalıdır. Adalet ve hukuk en ince dusturuna değin kullanılmalıdır. Birinci halde de, yasallıklar söz konusudur. Asla yasa dışı değildir. Ancak geçicidir ve bu günle kıyaslanması abes bir ivedilikli hukukiliktir. Tek amaç; tez sonuç alıp, tez karar ve davranışla, vatanı kurtarmak ve yeniyi kurmaktır. Normal şartların, demokrasisi ve çağdaş norumları ondan sonra gelecekti, ve nitekim geldi de.

Asıl terslik, o günkü zemini ve temeli, İstiklal Savaşı`nın tüm değer üretimlerini şimdiki çatıya göre anlayıp yorumlanıp, şimdinin değerlerini, İstiklal Savaşı`na referans gösterilmesi çarpıklığıdır. Oysa İstiklal Savaşı sırasında olup biten, ne şimdiye örnek alınacaktır. Ne de şimdiki sosyal ekonomik ve telekomnikasyon olanaklar ve araştırma geliştirme fonksiyonel yapılar, o zaman vardı. Ki bunlara denk düşen değerleme yargıları o zamanda olabilsindi. Ne de şimdiki şartların, ancak ikame edilebileceği, bugünkü günde de bir İstiklal Savaşı vardır!

Şimdiki yapınız, eğer mücbir bir sebeple değişmesi gerekmiyorsa, temel referansa göre, norumsal hukuksallığınız, yasama ve yürütmeniz, sorgulanmalıdır. Aslolon orjinden neşetle, ileri doğru üretiştir. Teknolojik ve özgürleşerek değişip gelişmektir. Özgürlüğün bir bilinç ve zorunluluğuna varılmış bir bilinç olduğu hatırlanmalı. İşte bunu başaramadığımızdan, hala o eski mantıkla, ikballe türbana takılı dolandık, türbanı; dirilmemek üzere sahnede elbirliği ile sildik! Bunlar otoritenin, rutin yasaları, kendi kafalarına göre uygulaybileceğini sanma gaflet, dalalet ve hatta bilememeleridir. Bir ehil olamama erk sarhoşluğudur. Ben ne istersem yaparım deme, takıntısından başka bir şey değildir.

Hani yenileşmeyi, Dünya`nın gidişini yorumlayıp, konjonktürü, kendine göre akli kılarak uygulayıp dönüştüremeyen; cahilce kendini aşamayan, halka ait olan, bir alışmanın, alışmalarından vaz geçememenin, bir travması olsa idi, değerlendirilirdir. Nispeten hoş görülebilir. Ama şu anda artık eski alışmaları olan, tepki gösterecek o, nesil de ortada yoktur. Var olanlarda, hem etki yapar değildirler, hem de etkin değildirler. Öyle ise bu reaksiyon ve tezlik ne? Üstelik bu toplum ve toplumsal yapımız, o, bir takım alışma tutumları var dediğimiz halkın eseridir. Onların inşaa ettikleri otoriter ve müesses düzen ortadayken, bunca yakınma niyedir?

Yapı yapının içinde çıkar, ilkem söylemiyle şunu eleştirmeliyim. Toplumun geçmişinden koparılması travması demek, karanlıklarda demlenen baykuşların, kendi içinde oldukları, içerisinde bulundukları durumu örtmeğe ihtiram saltanatıdır. Geçmiş, denen yapı, halkın gelişmesine pranga olan köhne yapıdır. Ve daima değişecek olandır.

Bir şairimizin deyişi ile konuya gireyim:

DÜNYANIN EN TUHAF MAHLUKU
Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir beş değil,yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup,deryayı bilmeyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, al kan içindeysek eğer ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak,
kabahat senin,
— demeye de dilim varmıyor ama —
kabahatin çoğu senin, canım kardeşim! NAZIM HİKMET RAN

Yapı yapının içinde çıkar.

1-Kurtuluş savaşı ile Türk Ulusu bir gecede, çağdaşlık devrimleri yapmadı. Bu, olgu, olay, gözlem ve varoluşa aykırıdır. Bu bir vehimdir. Ancak Anadolu insanı değişen yapının karşı argümanına çok çabuk inanır. Bu geçmişte yönetilmeden bihaber oluşundan ve bir dervişin “” Bir lokma bir hırka ””mutmainliği ile yönetime hiç kafa yormadan boyun eğişinin alışma kültürlü oluşundandır. Ve hala, geniş kesim aynı bir yapılanışın rahatlığı içindedir!

2-Önceden gelişen, halkı hazırlayan ön adımlar olmadan, hiç bir adım; birden atılmazdı. Bizde halkı hazırlayan adımlar hep bir çevreden gelmiştir. Halk bunun ilgilisi değildir. Sade bu konu ile ilgili anlatım ne taraftan gelmiş ise, ona bağlanıp onu sadıkane savunmuştur.

3-Hiçbir gelişme, kendinden önceki yapı içinde, uc vermeden, birden tarih sahnesine pat diyerekten çıkamaz. Neden, gelişme; daima sonuçtan öncedir. Neden olmadan, sonuç (sonradan gelişme-devrim) olamazdı. Yani Osmanlı`nın bozulan yapısında (ön neden) Atatürk gibi bir çok asker, ilmiye sınıfından kişiler, yazar ve şairler, gazeteciler vs.çıkmış ve oluşmuştu (sonuç) . Yeni cumhuriyet muazzam yapının dönüşmesinden çıkmıştı.

Bunları bilmeden konuşmak, sorumlu bir bilinç ve aklın marifeti olamaz. Şimdi bunların kısa seyrini tarihimizde hatırlatayım:

Bu süreç 250 yıllık bir angajmanın birikimidir. Başlangıçta Osmanlı`nın laiksi yapısı vardı. Şerri kararlar dünyevi kararlara (akli kararlara) uygun gelişiyordu. Ne zaman dünyevi işler serri yapıya uyduruldu, zamanla gerileme ve gerileyiş ortaya çıktı. Olaylar şeriata uyunca, olaylar olmamaya başladı, şeriat nesnelin nesnelitenin önüne geçti. Bu gidiş, konjonktürün gelişmesine uyamama, gerisinde kalma idi. Dünya konjonktürüne, inançsal tepki ile, yersiz bahane üreten karşı duruşlar, Memaliki Osmaniye`yi 200 sene boyunca kemirdi durdu. Bu sürdürüşte, insan emeğinin ve insan umudunun sömürülmesi, sürdürüp duruyordu. Taki 1919 yılına değin. Burada da, eğemenliğin kaynağı, yön değiştirme azmi baş gösterecekti.

Osmanlının ilmiye sınıfı; bilim, teknik gelişmelere karşı ve bunların uygulanışında “”Gavur icadıdır, istemezük”” tepkisi ile, halkıda yönetimle karşı karşıya getiriyordu. Buna, yeniçeri ocağının kazan kaldırma isyanları da müdahil edildiğinde, önü alınmaz bir 200 yıllık karşı duruş oluşmuştu. Bu gerilemenin en temel bir diğer mucbir sebebidir. Bundan en çok da ilmiye sınıfı sorumludur. Çünkü “”İstemezük”” çü kamu oyunu, bu sınıf yaratıp faylayıp tetiklemektedir. Bu sınıfın devlete eğemen yapısı da, devletin bilimsel olmasını önlüyordu. Çünkü demelerine göre, ellerinde her şeye yeten bir kitap vardı! bu kitap varken başka hiç bir şeye ne hacetti! Bundan, buna uymaktan sizi kim döndürebilirdi!

Sürecek



Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış  13
Yazı Sahibi
Bayram Kaya
Bayram Kaya tarafından 5.9.2008 tarihinde eklendi 318 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 13 isimli yazı, Bayram Kaya tarafından 05.09.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :

Kasım
18
Şimdileri Yaşamak
Tunahan BozkırKişisel Denemeler • 20 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
18
Alışmak Zor Geldi Bana
Gökçe ErözderimKişisel Denemeler • 32 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Kasım
18
Renkli Dünyam
Berna BaşabaşKişisel Denemeler • 7 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
18
Sen Gidince
Bahar ŞenelKişisel Denemeler • 11 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
17
İnanç ve Toplumsal İstem 25
Bayram KayaKişisel Denemeler • 15 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
17
Söz Saldım
Bayram KayaKlasik Şiirler • 18 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
17
İnanç ve Toplumsal İstem 25
Bayram KayaKişisel Denemeler • 15 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
15
İnanç ve Toplumsal İstem 24
Bayram KayaKişisel Denemeler • 22 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
12
İnanç ve Toplumsal İstem 23
Bayram KayaDeneme / Karalamalar • 27 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
10
İnanç ve Toplumsal İstem 22
Bayram KayaKişisel Denemeler • 34 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
25
Harname Eşek Mektubu 2 (akısım)
Bayram KayaDidaktik Şiirler • 477 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Haziran
26
Atatürk’le
Bayram KayaAtatürk Şiirleri • 356 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 13, Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 13 denemesi, Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 13 deneme, Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 13 nedir?, Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 13 hakkında bilgi, Kurtuluş Savaşı Öncesi Esnası ve Sonrası Duruma Kısa Bir Bakış 13 denemeleri, Bayram Kaya denemeleri, Kurtuluş nedir, Kurtuluş denemesi, Kurtuluş denemeleri, Savaşı nedir, Savaşı denemesi, Savaşı denemeleri, Öncesi nedir, Öncesi denemesi, Öncesi denemeleri, Esnası nedir, Esnası denemesi, Esnası denemeleri, Sonrası nedir, Sonrası denemesi, Sonrası denemeleri, Duruma nedir, Duruma denemesi, Duruma denemeleri, Kısa nedir, Kısa denemesi, Kısa denemeleri, Bir nedir, Bir denemesi, Bir denemeleri, Bakış nedir, Bakış denemesi, Bakış denemeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Aldananlardan Olmayın !

Erol Sunat
Laf Demini Almadan Olmaz…

Sezer Nişancı
Teknolojide Zırvalamak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : MPAA | Loans | Unblock Myspace | Pink Ranger | Credit Card | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul