kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Fantazi Hikayeleri

Lanet Kahin

18 / 6 / 2008  Çarşamba tarihinde Ferdi Kibar tarafından eklendi, 330 kez okundu...

“ Ece çantasından birkaç broşür çıkartıp, göbekli ve güler yüzlü adamın önüne koydu. “Vedat Abi, yeni çıkan modelin broşürleri bunlar.” Adam gözucuyla önüne konanlara bakıp tekrar Ece’ye döndü. “Bir çayımı içmezsen, yeminle hepsini çöpe atarım.” “Abi daha yedi bayiye gideceğim. Sonra şirkete dönüp raporlarımı hazırlayacağım. Gece yarısına kadar ...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Ferdi Kibar

Ferdi Kibar







Lanet Kahin


Ece çantasından birkaç broşür çıkartıp, göbekli ve güler yüzlü adamın önüne koydu.
“Vedat Abi, yeni çıkan modelin broşürleri bunlar.”
Adam gözucuyla önüne konanlara bakıp tekrar Ece’ye döndü.
“Bir çayımı içmezsen, yeminle hepsini çöpe atarım.”
“Abi daha yedi bayiye gideceğim. Sonra şirkete dönüp raporlarımı hazırlayacağım. Gece yarısına kadar bitirebilirsem Allahıma şükredip evime gideceğim. Kedileri ve balıkları besleyeceğim. Dün gece seyrederken uyuyakaldığım filmi bitireceğim. Saat ikiye doğru yatıp sabah altı buçukta…”
“Tamam anladık. Biraz daha anlatırsan ağlayacağım.”
Ece gülümseyerek çantasını toparlamaya başladı.
“Kızım senin neye ihtiyacın var biliyor musun?”
Ece ayağa kalkarken,
“Klonlanmaya,” diye cevap verdi.
“Hayır, bir sevgiliye. Kendini bu kadar işine verdiğine göre, durumun kötü olmalı.”
“Aşktan ümidi kestim abi. Tüm enerjimi işe verdim.”
Ece, cep telefonu bayisinden çıkarken, Vedat arkasından seslendi.
“Evde kalacaksın kızım.”
“Kalmazsam şaşarım.”
Yüzünde her zamanki gülümsemesiyle çıktı yaz güneşinin karşısına. Güneş gözlüğünü düzeltip arabasını park ettiği yere doğru yürümeye başladı.
Neden bilinmez, çanta her geçen gün daha da ağırlaşıyordu. Ve her geçen gün daha da zorlaşıyordu insanlara gülümseyerek bakmak.
Otomobilin kapısını açıp çantasını arka koltuğa attı. Oturup aracı çalıştırdı. Ellerini direksiyona koydu ve önünde uzanan otomobil denizine baktı dalgın dalgın.
Yarın aynı yere arabasını park edip, aynı bayiye gidecekti. Aynı Vedat Abi’yle aynı şeyleri konuşacaktı. Vedat Abi’si yine ona ‘evde kalacağı’ konusunda takılacaktı. Sonra diğer bayiye gidip Salih Abi’sinin ekonomi konusundaki aynı teorilerini dinleyecekti. Aynı raporlar için işten geç çıkacak, aynı kedileri ve balıkları besleyecek, aynı yatakta aynı pozisyonda yatacaktı.
Geleceği görebiliyorum. Ben lanet olası bir kahinim, diye düşündü. Yarın, öbür gün, öbür hafta ve öbür ay neler yapacağımı biliyorum.
Koluna dövmeyle ‘Lanet Kahin’ yazdırmak gibi ahmakça bir fikirle hareket ettirdi aracı.
Radyoyu açtı. Son zamanlarda dillerden düşmeyen bir pop şarkısı çalıyordu. Zevk almadan eşlik etmeye başladı şarkıya.
Aynı tenha yolda ilerliyordu. Birkaç yüz metre sonra aynı ana yola ulaşacaktı, hergünki gibi.
Diğer günlerden farklı bir şey oldu aniden. Adamın biri koşarak yola fırladı. Ece tüm gücüyle frene asıldı ama hafiften de olsa çarptı adama.
Adam bir iki metre ileriye fırladı ve düştüğünden daha hızlı bir şekilde ayağa kalkıp, araca doğru koştu. Kapıyı açıp, Ece’nin şaşkın bakışları arasında yanına oturdu.
“Gaza bas.”
Ece bir an araçtan inip kaçmayı düşündü ama adam silahını gösterdi.
“Lütfen!”
Silahın korkusundan mı, yoksa ‘lütfen’ sözünün yüzeysel kibarlığından mı bilinmez, söyleneni yaptı.
Adam nefes nefese ve telaş içinde sürekli etrafa bakınıyordu.
“Daha hızlı,” dedi.
Ece hala aynı şarkıyı çalan radyoyu kapattı.
“Lütfen bana zarar verme.”
Sesi titriyordu. Hayatı boyunca hiç ölüm korkusu yaşamamıştı. Bir an, bunun övünülecek bir şey mi, yoksa bir eksiklik mi olduğunu düşündü. Ölüm korkusu yaşamadan hayata nasıl aşık olurdu ki insan?
Dik pozisyonda ve kaskatı kesilmiş halde tutuyordu direksiyonu ve dümdüz sürüyordu aracı. Yüzü bembeyaz olmuştu.
“İyi misin?” diye sordu adam.
“Kötü görünüyorsun.”
“Şok geçiriyorum, neye benziyor?”
Eli silahlı bir manyağa böyle çıkışmak ne kadar doğru bir şeydi?
“Hey, rahatla, sana zarar verecek değilim. Sadece buradan hızla uzaklaşmak istiyorum.”
“Sen söyledin ya, hemen rahatlarım şimdi.”
“Tamam, şöyle yapalım. Rahatlamak için genelde ne yaparsın?”
“Şarkı söylerim.”
“Söyle o zaman.”
“Ne?”
Adam bir an çok şapşal göründü Ece’ye.
“Belki ikimize de iyi gelir.”
“Ne söylememi istersin?”
“Sen seç.”
“Silahlı olan sensin.”
“Boşver şimdi silahı.”
Adam elindeki silaha baktı. Artık Ece’ye doğru tutmuyordu, kucağına koymuştu.
“Bunun bir su tabancası olduğunu düşün. Hatta boyalı su. Ne renk olsun?”
“Ne?”
“Tabancanın içindeki su ne renk olsun?”
“Bilmem. Mavi. Mavi olsun.”
“Tamam. Bu bir su tabancası ve içinde mavi renkli su var. Hangi şarkıyı söyleyeceğine karar verdin mi?”
Ece biraz düşündü ve aklına gelen ilk şarkıyı söylemeye başladı.
Adam bir yandan O’nu dinliyor, bir yandan da takip edilip edilmediklerine bakıyordu. Bir süre sonra tedirginliği azaldı. Daha az arkaya daha çok Ece’ye bakmaya başladı. En sonunda tek ilgilendiği Ece oldu.
Ece sesine gem vurmadan söyledikçe rahatladı. Direksiyondaki elleri gevşedi. Arkasına yaslandı.
Şarkı bittiğinde adam yüzünde salakça sırıtmayla, gözünü bile kırpmadan O’na bakıyordu.
“Çok güzel sesin var.”
“Teşekkür ederim.”
“Kendini daha iyi hissediyor musun?”
Ece olumlu anlamda başını salladı. Kısa süren bir sessizlikten sonra dayanamayıp sordu.
“Kimden kaçıyorsun?”
“İnsan bazen yanlış zamanda yanlış yerde olur ya. Bu durum bende alışkanlık haline geldi. Oysaki tek amacım bir şeyler başarmaktı. Cimri hayatın bana verdiklerinden daha fazlasını ondan almak.”
“Ama hayat cimrilik konusunda ciddi çıktı ha?”
“Aynen öyle. Sana verdiklerimden fazlasını isteme, yoksa haddini bildiririm, dedi bana.”
Ece kalp atışı normale dönüp, mantıklı düşünebilir hale geldikçe, adamın aslında ne kadar yakışıklı olduğunu fark etti. O’da kendisi gibi hayatın çelik duvarları arasına sıkışmış biriydi.
“Adım Gökhan.”
“Ece.”
“Memnun oldum ve seni içine soktuğum durum yüzünden özür dilerim.”
“Bende özür dilerim.”
“Niye?”
“Sana çarptığım için.”
Gökhan gülümsedi.
“Önemli değil. Tabi bir iç kanama geçirmiyorsam.”
Ece’nin içini sebebini bilmediği bir mutluluk sardı. Belki de aynı saatte aynı şeyi yapmıyor oluşuydu mutluluğunun kaynağı. İlk kez O’nu neyin beklediğini bilmiyordu. Lanet Kahin tüm yeteneğini kaybetmişti.
Hemen arkalarında mavi bir araç belirdi.
“Beni buldular,” diye söylendi Gökhen ve silahı eline aldı.
Mavi araç hızlanıp sağ taraflarında aynı hizaya geldi. Aracın sürücüsü ve arkada oturan adam siyah takım elbiseliydiler ve güneş gözlükleri takmışlardı. Arkadaki adam açık olan camdan silahını uzattı. Gökhan’da aynı şekilde karşılık verdi.
“Aracı durdur,” diye bağırdı adam.
“Üzgünüm, frenler tutmuyor,” diye cevap verdi Gökhan. Sonsuz bir cesaret kaplamıştı yüreğini. Oysa ki, birkaç dakika önce ölesiye korkuyordu bu adamdan. Şu an tek istediği Ece’nin şarkı söylemesiydi.
Adam tetiği çekti. Silahtan tazyikli şekilde kırmızı renkli su fışkırdı ve Gökhan’ın yüzünü boyadı. Gökhan’da asıldı tetiğe. O’nun silahından ise mavi renkli su çıktı ve adamın yüzüne gözüne bulaştı. Her ikisi de şaşkınlıkla silahlarına bakıp, yüzlerini sildiler.
“Ne oluyor?” diye sordu Ece.
Gökhan gülmeye başladı.
“Mavi su.”
Ece’de gülüyordu artık.
“İçinde mavi su var, tıpkı sana söylediğim gibi,” dedi Gökhan. Katıla katıla gülüyorlardı şimdi.
Mavi araç hala onlarla aynı hizadaydı.
Nereden çıktığını anlamadıkları binlerce kelebek, bir anda mavi aracın etrafını sardı. Renkli renkli binlerce kelebek.
Önünü göremeyen sürücü aracı durdurmak zorunda kaldı.
Ece ve Gökhan geride kalan araca, daha doğrusu binlerce hareketli kanattan oluşan ve dalgalanan yığına, sonra da birbirlerine baktılar.
“Sırada ne var? Şarkı söyleyen çiçekler mi?” diye sordu Ece.
Cevap olarak, klima deliklerinden dışarıya doğru sarmaşıklar uzadı. Koltuk aralarına ve tavana doğru yayıldı. Arka koltuğa ulaştı. Sarmaşıkların üzerinde farklı farklı çiçekler açtı ve hepsinden insanı mest eden nameler döküldü.
“Ne düşünüyorsun?”
“İstediğim her şeyi yapabileceğimi,” diye cevapladı Ece.
Gökhan genç kızın elini tuttu. Fantastik bir gelecek onları bekliyordu. Lanet Kahin yoktu artık.
Ece şarkı söylemeye başladı. Çiçekler eşlik ettiler. Her ikisinin de gözleri parlıyordu.
Bir arada oldukları sürece yapamayacakları hiçbir şey yoktu artık.

SON




Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :

Ekim
11
Kızıl Kan
Yekta BirdalFantazi Hikayeleri • 23 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
11
Lanetlilerin Lanetlisi
Umut UyanFantazi Hikayeleri • 68 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ekim
8
" K! U! R! T! " (3)
Çiğdem Bekar AbilovFantazi Hikayeleri • 139 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Ekim
6
Oyun
Deniz ErFantazi Hikayeleri • 105 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ekim
3
" K! U! R! T!" (2)
Çiğdem Bekar AbilovFantazi Hikayeleri • 127 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Haziran
18
Lanet Kahin
Ferdi KibarFantazi Hikayeleri • 331 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
9
Ne Kadar Gerçek O Kadar İyi
Ferdi KibarKorku Hikayeleri • 469 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
6
Av
Ferdi KibarKorku Hikayeleri • 176 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
3
Altı Kurşun
Ferdi KibarDeneme / Karalamalar • 94 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
9
Ne Kadar Gerçek O Kadar İyi
Ferdi KibarKorku Hikayeleri • 469 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
18
Lanet Kahin
Ferdi KibarFantazi Hikayeleri • 331 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
6
Av
Ferdi KibarKorku Hikayeleri • 176 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
3
Altı Kurşun
Ferdi KibarDeneme / Karalamalar • 94 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Lanet Kahin, Lanet Kahin hikayesi, Lanet Kahin hikaye, Lanet Kahin nedir?, Lanet Kahin hakkında bilgi, Lanet Kahin hikayeleri, Ferdi Kibar hikayeleri, Lanet nedir, Lanet hikayesi, Lanet hikayeleri, Kahin nedir, Kahin hikayesi, Kahin hikayeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Bize Birşey Olmaz!

Erol Sunat
Hızır’ın Tuğla Ocağı

Sezer Nişancı
Cevapsız Sorular

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Credit Cards | Mortgages | Loans | Help Desk Software | Xbox 360 Games | Gazlıgöl | Saat