kayit
Google Özel Arama
22 Kasım İzmir Buluşması! Katılmak için Tıklayınız...
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Yaşamdan Hikayeler

Lanetli Göl


Lanetli Göl

Lanetin seneler önceye dayanan öyküsünü okuyunca korkmuştum ama aslın da bunlar birer hayal ürünü olmalıydı, zamanımızın ve teknolojinin durmak bilmeyen gelişimin bize bunların ancak hayal olacağını göstermekteydi.

Etkisinde kalmamak ta imkansızdı lanetin başlaması bir kızın kutsal gölde boğulması ile başlıyor Slovakya da ki gölün kıyılarında sürekli bu kızın çığlıkları duyuluyor. Çevrede ki köylüler tarlalarını sulamak için kullanırlarsa o ev halkının başına gelmedik kalmıyor her biri teker teker ölüyordu. Aslında çok değil yaklaşık 20 yıl önce bu göl ile tarlasını sulayan bir aile bireylerinin hala nedeni bilinmeyen ve çözülemeyen nedenlerle hayatları son buldu aileden tek yaşayan kişinin o zaman henüz 6 yaşında olan bir çocuk olduğu yazmakta ama bu çocuk önce bir yuvaya yerleştirilmiş daha sonra akli dengesini kaybederek akıl hastanesine yatırılmış. Şimdi ne olduğu ile ilgili hiçbir bilgi yer almıyor.

Bu yaz tatilini değerlendirmek için yapacaklarımı düşünürken çalan telefonumu telesekretere yönlendirmiş olduğumu fark ettim merhaba Zehra beni ara tatilde ne yapacağımıza karar vermeliyiz tiyatro kulübü olarak hem yeni sezonda oynayacağımız oyun içinde çok bilgiye ihtiyacımız var.

İşte o sırada Zehra nın kafasında oluşan program belirlenmişti hem yepyeni bir oyun yazacaktı hem de bu oyun hakkında bilgiler toplayabilecekti.
Biraz internette araştırma yaptı yaşanan olayları hikayeleştirmek hemde bir tiyatro oyununa çevirmek ve farklı bir ülkeyi keşfetmek hem farklı hem de zevkli olacaktı.

Sabaha karşı o korkunç rüya ile uyanmıştı nehirde boğulan kız ve biri boğazına dayanmış onu öldürmeye çalışıyordu ve aynı nehirde boğulmak üzere olduğunu görmüştü. Bu ilginç rüya onu vazgeçmeye değil heyecanlanmaya itmişti.

Bütün bulduğu bilgilerin çıktılarını aldı arkadaşlarını aradı ve her zaman ki kafe de bir buluşma ayarladı. Tüm bulguları paylaşmak için sabırsızlanıyordu.

Kafe de tüm tiyatro kulübü buluştuğunda heyecanla tüm bilgileri arkadaşları ile paylaştı. Bu konu herkesi heyecanlandırmıştı hatta korkanlar vazgeçmek isteyenler ama bunu belli edemeyenler bile vardı. Kahvelerini yudumlarken seyahat için iş bölümü de yapmışlardı. Bir tren yolculuğu yapılacaktı hem daha ucuza gelecek hem de daha farklı ve eğlenceli olacaktı. Kalınacak yer araştırma yapılacak mekana yakın olmalıydı, en önemlisi akıl hastanesinde kalan o adam ile görülebilmek. Bunların hepsinin ayarlanması ve planlı bir şekilde hareket edilmesi gerekiyordu.

Her şey hazırlanmış ve hatta çok zorda olsa gölün bulunduğu belediyeden bile araştırmalar için izin alınmıştı. 9 kişilik bir gurup tam teczizat her şeye hazırdı türkiyenin ilk korku tiyatro oyununu yazmaya ve oynamaya.

Bizi yolcu etmeye gelecek çok kimsemiz yoktu aslında tren gardan ayrılırken yine de herkese el sallamayı ihmal etmemiştik.

Geniş ovalar ve güzel manzaraları geride bırakarak ilerledik her seferinde hayranlıkla baktığımız araziden, aslında bizi neyin beklediğini bilmiyorduk.

Uyandığım da herkes başıma toplanmıştı yine aynı rüyayı görmüştüm ve bir isim sayıklamıştım korkmuştum aslında çok ama çok korkmuştum ama bunu kimseyle paylaşamazdım herkes ürkmüş gözüküyordu çünkü sürekli sara diye sayıklıyordum. Bilgisayar çıktılarını daha detaylı inceledim ve hatta lanetin yazılı olduğu o hikayeyi ve lanetin başlangıcını gördüğüm karşısında gözlerim yuvalarından çıkacak gibiydi gölde boğulan kızın ismi sera idi ve ben bunu daha önce hiç okumamıştım. Ama şimdi her şeyi keşfetmek için daha heyecanlıydım ve daha çok korkuyordum.

Tren Slovakya ya vardığında bir otobüse bindik ve kalacağımız otele gittik yol boyunca yemyeşil başdöndürücü güzellikte ki araziyi seyretmek gerçekten güzeldi. Çok ama çok yorulmuştuk yemek yiyip uyumak için otele yerleştik. Şehir merkezinde güzel bir otele yerleştik ayarlamalar gerçekten düşündüğümden daha iyiydi ve araştırmalarında bu kadar yolunda gitmesini diledim. Yazmak için sabırsızlanıyordum ama nereden başlayacağımı bilmiyordum doğrusu bir günlük gibi her günü kaleme almak şimdi en doğrusu olacaktı akıl hastanesini aradım başhekimden görüşme iznini almak çok ama çok zor olmuştu. Hastaneye gitmek için ertesi günü beklememiz gerekiyordu 3 kişi yol çıktık diğer arkadaşlar da lanetli dereye gitmek için yola kayuldu dere ve çevresinde resimler çekecekler ve araştırma için bir ön hazırlık yapacaklardı. Hastaneye giden yolda ki ağaçları sayarken uyuyakalmışım.

Zehra yı hastene bahçesine girdiklerinde uyandırmak için çabaladılar ama nafile ani giren krizler ile sera diye sayıklıyor bazen hayır diye çığlıklar atıyordu. Anlaşılması çok güçtü arkadaşları da neler olduğunu anlamıyorlardı üç gün geçmiş ve kimse ne yapacağını bilmiyordu Zehra birden gözlerini açtı. Nerdeyim ben neler oluyor diye sordu aslında rüyalarında yaşadıklarının cevabını arıyordu yapılan testlerde her şey çok ama çok normaldi Zehra bir an önce hastaneden çıkıp lanetli göle gitmek istiyor ama kimseye hiç bişey anlatmıyordu onu gölün laneti ile ailesi ölen adamın yanına götürdüler adam yalnız bir odaya kapatılmış ve hiç tanımadığı halde Zehra nın ismini sayıklıyordu tüm doktorlar aynı hayretle görüşmelerini istedi. Hatta adam hiç görmediği halde Zehra yı tarif bile etmişti hiç kimsenin bilmediği bi çok şeyi söylemişti Zehra ile ilgili.

İlk kez görüyordum ama rüyalarımda ki çocuğun gözleri vardı onda ikimizde bir çok sorunun cevabını arıyorduk ama nereden başlayacağımızı bilmiyorduk bana baktı ve gülümsedi uzun zamandır görmediği bir yakınını görmüş kadar heyecanlıydı ailesini nasıl kaybettiğini sorunca dalıp gitti sonra seni bekliyor dedi onu bulmalısın onu serbest bırakmalısın yoksa daha çok can alacak her akşam yanıma geliyor ve birlikte oynuyoruz o hala beni ailemi öldürdüğü çocuk halimle görüyor arkadaşım olduğunu sanıyor ama o ailemi öldürdü bana neden böle yaptığını hiç anlatmadı ama ailesinden bahsetti ve üvey annesinin eziyetlerinden onu göl kenarına çamaşır yıkamaya gönderip elleri nasır tutana hatta donup mosmor kesene kadar çamaşır yıkattığını ve iş yapamayacak kadar hastalandığında onu gölde boğduğunu anlattı şimdi dereyi kullanan aileleri öldürerek çocuklarını kurtardığını zannediyor senelerdir kullanılmayan gölden ailem tarlasını sulamak istemişti beni de onlardan kurtarmak istediği için ailemi öldürmüş. Yine insanlar o gölü kullanmaz asla onun ruhunu huzura eriştirmemiz için yapacak bişey olmalıydı ruhunu huzura kavuşturmalıydık. Benimle gelmelisin dedim birlikte göle gitmeliyiz daha önce ailesinin oturduğu evi biliyor musun?

Aslında dere ve çevresinde ki evler boşaltıldı ve ben çok uzun süredir burada kapalıyım çıkmam için bile izin vermeyeceklerdir. Geldiğinde beni burada göremezse başka sorunlarda yaşanabilir.

Aslına bakarsan bir çok şeyi göze almalıyız onun ruhunu huzura kavuşturmadan önce asla hiç bir şeyin hatta hiçbir ölümün sonu olmayacak.

Hastane ekibinin de eşlik etmesi gerektiği halde kimse o lanetli göle gitmek istemedi Zehra ve adam arkadaşları ile birlikte yola çıktılar adam onlara yol boyunca tüm bildiklerini anlattı hava karardıkça hastanede arkalarında bıraktıkları tehlike büyüyordu ama kimse bunun farkında değildi Zehra ve adamdan başka.

Sera oynamak için geldiğinde adam yoktu oda da hışımla hastane koridorlarında dolaştı tüm odaları gezdi ama yoktu ve insanlara zarar vermeye başlamıştı öfkeyle herkese önüne çıkan herkese zarar veriyordu ışıklar gidip geliyor koridorlar kan gölüne dönmeye başlıyordu öfkesini yenmek imkansızdı ve başhekim şimdi hikayenin gerçekliğine inanmaya başlamıştı sera diye seslendi. Her şey bir anda durdu ışıklar patladı loş bir ortam olmuştu sera sese doğru baktı adam yok adam gitti o göle senin yanına geliyor senle oynamaya lütfen git buradan sera oradan uzaklaştı gölün kenarında annesinin ona öğrettiği onunda adam a öğrettiği şarkıyı söylüyordu adam da bu şarkıyı söylemeye başladı bu şarkı Zehra nın rüyalarında duyduğu melodiydi… gölün kıyasında yıkılmış evlerden biraz daha uzakta duran o virane dikkat çekiyordu burası sera nın evi olmalıydı onu huzura kavuşturmanın bir yolu olmalıydı.

Ama evde bir şeyler bulmak çok zordu en az 100 yıl önce terkedilmiş ve lanetten dolayı hiç kimse yaşamamıştı buralarda. Zehra birden yere düştü yardıma koşacak kimse yoktu çünkü arkadaşları köyün bu tarafına geçmeye ceserat edememişlerdir Zehra seranın mutlu olduğu yıllarda buldu kendini sera nın öz annesi onu kucaklıyordu birden annesi düştü büyük ihtimalle bir beyin hastalığıydı uzun bir süre yatalak olduğunu ve sonra öldüğünü gördü sonra seranın üvey annesini ve eziyetlerini gördü annesinin onun için yaptığı oyuncak bebeği yaktığını ve kızı boğduğunu hepsini gördü tüyler ürperticiydi. Adam ise göl kenarında sera ile şarkı söylüyordu.

Zehra bir bebek yapmalıydı sera yı mutlu edecek bir bebek belki bu onu huzura kavuşturacaktı. Gölde boğulduğu için belki de sera hep göle sırtı dönük duruyordu bu zehranın dikkatini çekmişti bütün gece adam ve sera oyun oynadılar ve Zehra yırttığı elbiselerinden bir bebek yaptı.

Birden kulübe ateş almaya başladı Zehra bu kucağında kıyafetlerinden yaptığı bebekle yorgunluktan uyuyakalmıştı adam ve sera külubenin yandığını fark edince sera korktu üvey annesi o buradaydı ve Zehra ya zarar vereceğini biliyordu üvey annesinin hayaleti ona zarar veremiyordu o evde yanarak ölmüştü köylüler seranın babasını kurtarmış kötü olan üvey annesinin yanışını ise izlemişlerdi. O kulübede kitli yanarak ölmüştü. Adam Zehra yı kurtarmak için koştu ama sera buna izin vermek istemiyordu aslında Zehra bir çocuk değildi ve çocuklara zarar verebilirdi. Zehra çığılıklar atarak kurtulmaya çalışıyordu ama kalaslar gitmek isteyeceği noktaya düşüyordu adam Zehra nın elinde ki bebeği gördü bak dedi sera ya sana bebek yapmış annen gibi onu kurtarmalıyız o kötü değil ve sera onu gördüğünde annesinin ona yaptığı bebeği hatırladı. Onu kurtarmak zor olmadı aslında iyilik bu sefer her şeyi yenecekti, köylüler seranın üvey annesini kötü olduğu için cezalandırmak istemişlerdi bu nedenle diri diri yanmasına göz yummuşlardı ama yapılaması gereken bumuydu aslında belki onu kurtarsalardı pişmanlık ile af dileyecekti ve sera ya yaptıkları için pişmanlık yaşayacaktı. Zehra elinde ki bebeği sera ya doğru attı amacı kendini değil sera yı kurtarmaktı huzur içinde bir yolculuk yapmasını istiyordu üvey anne ateşin daha şiddetli yanmasını sağladı sera güzel eski sera olduğunu gördü kalbinde hiç kötülük kalmamıştı masum bir çocuk gibi eskisi gibi olmuştu ve Zehra yı kurtarmak için içeri girdi üvey annesine baktı Zehra nın dışarı çıkabilmesi için yolu açtı üvey anne sera nın mutlu olduğunu görmüştü ve mutluluk bu çirkin laneti bozmuştu.

Alevler birden yok olmuş üvey anne çığlıklar içinde yok olmuştu sera Zehra nın yanına geldi. Teşekkür ederim dercesine bir gülümseme ile yüzüne baktı ve adam ın aslında ne kadar büyümüş olduğunu fark etti sonra gitme zamanının geldiğini anlamıştı.

Adam ve Zehra bu gölde ki lanet üzerine birlikte bir kitap yazdılar ikisi de gördüklerini yazdı. aslında hastanede ki katliam ve kulübede ki yangın hala bi çok dosya da çözümlenemedi ve zaman aşımından kapatıldı.
Sera Zehra nın kızında tekrar hayat bulmuştu, aslında hayeletken işlediği günahları affettirmek için tanrı ona dünya ya tekrar gönderilme gibi bir ceza vermişti o da Zehra nın kızı olarak gelmeyi dilemişti. Zehra bebeğini ilk gördüğünde bunu anlamıştı ve ona çok güzel bir bez bebek yapmıştı elleriyle. adam arada bir Türkiye yi ziyaret edip Zehra ve kızını görmeye geliyordu ve zehra nın kızı her zaman adamla oyun oynamayı çok seviyordu. İyilik ve mutluluk hayata verilen bir ders gibiydi. Suç cezasız kalmayacaktı belki ama her zaman ders veren bir yol izlemeliydi.


Lanetli Göl
Yazı Sahibi
Esra Babadag
Esra Babadag tarafından 15.10.2007 tarihinde eklendi 753 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Lanetli Göl isimli yazı, Esra Babadag tarafından 10/15/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
Bu tarz hikayeler fazlaca hayalgücü gerektiren ve zor hikayelerdir konuyu konu içerisinde bağlamanız ve akıcılığı gerçekten iyi tebrik felan ederim bravo


10/17/2007 tarihinde yorumlandı.

tebrikler sevgiler


10/15/2007 tarihinde yorumlandı.


Kasım
19
Alışılmadık Bir Terkediş Var
Gökçe ErözderimYaşamdan Hikayeler • 23 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
19
Ne Olur Bırak Beni Geride
Gökçe ErözderimYaşamdan Hikayeler • 19 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
19
Hiddet
Sebahattin ÖzdemirYaşamdan Hikayeler • 13 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
19
Bay P 3kısım
Çetin İmerYaşamdan Hikayeler • 14 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
19
Bay P 2 Kısım
Çetin İmerYaşamdan Hikayeler • 4 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
30
Bir Gazete Haberi
Esra BabadagYaşamdan Hikayeler • 171 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
10
Öylesine yada Ölesiye
Esra BabadagHayata Dair Denemeler • 85 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Şubat
7
Bulantı
Esra BabadagKlasik Şiirler • 121 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ekim
15
Lanetli Göl
Esra BabadagYaşamdan Hikayeler • 754 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Kasım
8
Şimdi Gidiyorum
Esra BabadagHayata Dair Denemeler • 188 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Ekim
15
Lanetli Göl
Esra BabadagYaşamdan Hikayeler • 754 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Nisan
25
Hayallerin
Esra BabadagYaşamdan Hikayeler • 484 kez okundu. • 30 kez yorumlandı.
Temmuz
14
Sensiz Olmaz
Esra BabadagHayata Dair Denemeler • 460 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Nisan
28
Hayallerin Bölüm 2
Esra BabadagYaşamdan Hikayeler • 367 kez okundu. • 12 kez yorumlandı.
Temmuz
16
Belki
Esra BabadagModern Şiirler • 217 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Lanetli Göl, Lanetli Göl hikayesi, Lanetli Göl hikaye, Lanetli Göl nedir?, Lanetli Göl hakkında bilgi, Lanetli Göl hikayeleri, Esra Babadag hikayeleri, Lanetli nedir, Lanetli hikayesi, Lanetli hikayeleri, Göl nedir, Göl hikayesi, Göl hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Aldananlardan Olmayın !

Erol Sunat
Laf Demini Almadan Olmaz…

Sezer Nişancı
Teknolojide Zırvalamak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Debt | Fast Loans | Loans | Online Loans | Loans | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul