kayit
Google Özel Arama
22 Kasım İzmir Buluşması! Katılmak için Tıklayınız...
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Yaşamdan Hikayeler

Lastikli Minare


Lastikli Minare

Lastikli Minare

Köylüler her bulduğu fırsatta aynı sıkıntıyı dile getiriyordu. Köylerine çok güzel bir cami yapıldığını ama eksik olduğunu söyleyip, eksikliğin giderilmesi için defalarca karar alıp plan yapıyorlardı.
Bunun için Almanya'dan emekli olan kendi köylüleri Hüseyin Dayıdan yardım istemeye karar verdiler. Ertesi gün ilçenin yolunu tuttular.
Köyün bu iş için koşturanların başında olan Dallı Ömer sabırsızlıkla konuşmaya başladı:
-Hüseyin Dayı! Biliyorsun ki köyde güzel bir camimiz var. Her köyde bir minare var ama biz de yok.
Hüseyin Dayı bunun sıkıntısını çeker bir tavırla:
-Evet, doğru söylüyorsunuz.
Bunu fırsat bilen Dallı Ömer isteğini söyleyiverdi:
-Biz de bunun için sana geldik.
-Üzerime düşen bir şey varsa yaparım.
-Minareyi senin yaptırmanı istiyoruz.
Hüseyin Dayı biraz düşündü. Sonrasında gözlerinin içi güldü:
-Sizin karşılayamadığınız kısmını ben karşılayabilirim.
-Hepsini sizin yaptırmanızı istiyoruz. Köyde bir eseriniz olsun.
-Ama hepsini karşılamada zorlanırım.
-Zorlanmazsınız. Nasıl olsa işçilik parası vermeyeceğiz. Köylüler sırayla çalışırız. Yeter ki minaremiz olsun.
Hüseyin Dayı:
-Peki o zaman, dedi.
Köylüler sevinçle köye döndüler.

***

Bir minare ustası bulunarak köye getirildi. Minare ustası bulmak öyle kolay değildi elbette. Çünkü ayrıcalıklı bir iş: hesap kitap ister, bir de tecrübe…
Kısa bir zaman sonra minarenin yapımına başlandı.
Köylüler sırasıyla minare ustasına baktılar. İaşesini temin edip yemeğini verdiler.
Usta güngörmüş insandı. Tecrübe ve yeteneği bir araya gelince namlı bir minare ustası olup çıkmıştı. Bu namından köylülerin birçoğunun haberi olmadığı için bu konuda bilgisiz durumdaydı.
Usta, şen şakrak ve muziplikte üstüne olmayan bir yapıya sahipti. Çalışmaya gelenlerin hepsi onun konuşmalarıyla neşelenir, güzel vakit geçirirdi. Herkesle şakalaşır, herkese güler yüz gösterirdi. Bu sebeple köylülerin ilgisini ve sevgisini kazanmıştı.
Çocukla çocuk, büyükle büyük olmasını bilirdi.
Hele çocuklar onu bir ayrı severlerdi. Çocuklarla şakalaşır, çalışırken onlara bilmeceler sorar, birlikte sözlü bulmacalar çözerdi. Ayrıca çocukların sorduğu soruları defalarca söylemiş olsa da, üşenmeden cevap verir, onların gönüllerini alırdı.
Çalıştığı süre içerisinde Cuma günleri camideki çocuklara şeker dağıtması ayrı bir özelliğiydi. Belki de bu sebeple çalışan kadar da çocuklar gelirdi. Çocuklar caminin avlusunu, çocuk bahçesine çeviriyorlardı. onların oyunları, gürültüleri ustanın çalışmasını hızlandırıyordu. Çocuklarla olan bu yakınlığı onarla bazı şeyleri öğretmesini de sağlıyordu. Israrla selam vermeleri gerektiğini öğütlüyordu. Bunu öğrenen çocuklar, büyüklerinin dediği gibi “selamün aleyküm” diye selam vermeye başlamışlardı.
Bundan rahatsız olanlar da vardı. onlara göre çocuklara yüz verilmemeliydi. Çocukla nohut kavrulmazdı. onlara bağırıp azarlamak en güzeliydi. Böyle düşünenlerden biri de minarenin yapımı sırasında oradan hiç ayrılmayan, her yerde olduğu gibi, her şeye karışan ve her şeyden anlayan bir Rıfat'tı. Bilgiç Rıfat.
Usta, bunun farkına varınca, onun gibi davranmaktan geri duramıyordu. Belki de davranışlarıyla ustayı buna mecbur ediyordu.
Bilgiç Rıfat, durmadan minarenin yapımı ile ilgili sorular sorup duruyordu. Bazen o kadar ileri gidiyordu ki, çalışmayı bile engelliyordu.
Bir gün Usta, çok kullanmaktan dolayı parçalanmaya başlayan el arabasının yırtılmış dolgu tekerini keserle düzeltti.
Bilgiç Rıfat çok dikkatli bir şekilde ustayı takip etti. Keser ile parçalanan küçük lastik parçaları kumla birlikte harcın içine karıştı. Bundan işkillenen Bilgiç Rıfat, ustaya durmadan sorular soruyordu:
-Bak usta! Bu lastikler minareye zarar vermesin.
Usta, Bilgiç Rıfat'a cevap vermek istemedi. Zor durumda kaldığı için sadece:
-Bir şey olmaz, diyerek geçiştirdi.
Bilgiç Rıfat ustanın bu tavrından iyice şüphelendi. Günlerce bunun üzerinde yorum yaptı. Bu konuda ustadan gerçeği öğrenmeye çalıştı.
Artık minare yükselmeye başlamıştı. Bir gün Bilgiç Rıfat, yine minaredeki ustanın yanına çıktı. Yarıyı geçmiş olan minarenin tepesinde, rüzgârın etkisiyle minarenin hafifçe sallandığını hissetti.
Çok önemli bir şey bulduğu düşüncesiyle ustaya döndü:
-Minare sallanıyor mu? dedi.
Usta, tam fırsatını bulduğunu düşündü. Artık Bilgiç Rıfat'ı tanımıştı: durmayacak tekrar tekrar soracaktı. Usta kafasında kurduğu plan gereği, Bilgiç Rıfat'ın iyice ikirciklenmesi için duymazlıktan geldi ve hiç cevap vermedi.
Bilgiç Rıfat tekrar sordu. Usta, Bilgiç Rıfat'ın kulağına eğildi ve fısıldayarak:
-Bu anlattıklarımı sakın kimse duymasın, tamam mı? dedi.
Bilgiç Rıfat kendinden emin bir şekilde cevapladı:
-Elbette, hiç kimse duymayacak.
-Dinle o zaman. Geçen gün el arabasının lastiği kuma karışmıştı ya: işte o lastikler minareyi esnetiyor, onun için sallanıyor.
Bilgiç Rıfat duyduklarına inanamadı. Sanki çok büyük bir şok yaşıyordu. İçinden “ben tahmin etmiştim zaten” dedi. Ve ekledi:
-Evet.
-Bak yine söylüyorum: Aramızda kalsın, kimse duymasın ha!
-Yıkılır mı? dedi, telaşlı bir ses tonuyla.
Usta kendinden emin bir şekilde:
-Yok yıkılmaz. Ama duyulursa insanlar şüphelenir, onun için kimsenin duymaması gerekir. Bir kez daha söylüyorum: şimdilik bir şey olmaz, uzun zaman sonra yıkılabilir. O zaman gelir ücretsiz yaparım.
Bilgiç Rıfat minareden apar topar indi. Kafasından onlarca düşünce akıp gitti. Ne kadar akıllı olduğunu düşündü. “Zaten anlamıştım. O zaman sormuştum ama beni dinleyen kim…” Duyduklarını hiç zaman geçirmeden anlatmalıydı. Köylünün bunu bilmesi gerekiyordu. Kendisinin ne kadar akıllı olduğunu herkes görmeliydi…
Bilgiç Rıfat minareden inerken usta kahkahalarına zor engel oldu. Bilgiç Rıfat'ın çocukların bile inanmayacağı bu sözleri, herkese anlatacağından adı gibi emindi.
Tahmin ettiği gibi köylülerin duyması fazla zaman almadı. Bilgiç Rıfat'a benzeyen biri, soluğu minarede aldı.
Kızgın bir yüz ifadesiyle ustaya:
-Usta! Yol yakınken yık, yeniden yap. Ücretin neyse öderiz, dedi.
Usta şaştı kaldı. Bilgiç Rıfat gibi birinin daha çıkacağı, hiç düşündüğü bir şey değildi.
Ama iş ciddileşmiş, şakadan söylediği sözler başına nerdeyse iş çıkartıyordu.
Hemen aşağı indi. Çalışanları da çağırdı. orada bulunan köylülere kısa bir konuşma yaptı:
-Arkadaşlar! O küçük lastik parçalarıyla minare sallanmaz. Normalde minare zaten sallanır. Ben sadece şaka yaptım…
Aslında Bilgiç Rıfat'ın konuşmasına inanma temayülünde olanlardan birçoğu, düşüncelerinden anında çark ederek Bilgiç Rıfat'ın saflığından dem vurarak günlerce güldüler.
Bilgiç Rıfat oradan büyük bir kızgınlıkla ayrıldı. Uzun bir süre minare çalışanlarının yanına gelmedi.
onun gelmemesi, daha çok çocukların işine yaradı. Minare yapımı sırasında gönüllerince eğlenip oynadılar. onlar da çocuklarına minarenin nasıl yapıldığını, unutulamaz tatlı bir anı olarak anlatacaklardı.
Bilgiç Rıfat, işin aslını ve doğrusunu öğrenmeden konuşmanın nelere mal olduğunu, başına neler getirdiğini iyice kavramış oldu. Kendi kendine, daha ölçülü davranacağına dair söz verdi.


Lastikli Minare
Yazı Sahibi
Duran Çetin
Duran Çetin tarafından 30.1.2007 tarihinde eklendi 898 kez okundu.

Etiketler

Yazı İşlemleri

Okuyucu Puanı

Telif Hakkı Uyarısı
Lastikli Minare isimli yazı, Duran Çetin tarafından 1/30/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
hikaye güzel ancaksonuçta daha eğitici olarak minarenin neden sallandığı hakkıda daha doyurucu bilgi verilebilirdi (minare ustasıHACI MUSTAFA DEVECİ haci.038@hotmail.com.)


10/13/2007 tarihinde yorumlandı.

hikaye güzel ancaksonuçta daha eğitici olarak minarenin neden sallandığı hakkıda daha doyurucu bilgi verilebilirdi (minare ustasıHACI MUSTAFA DEVECİ haci.038@hotmail.com.)


10/13/2007 tarihinde yorumlandı.

Sondaki dersi ihmal etmemişsiniz yine.Keyifle okudum.Emeğinize sağlık


7/26/2007 tarihinde yorumlandı.

yüreğinize sağlık Duran Bey...


2/19/2007 tarihinde yorumlandı.

aziz dostum,türkçemizin güzelliklerini ve zerafetini resmetmissin.sagol.devamini ekliyoruz.


1/30/2007 tarihinde yorumlandı.

kurgu olarak çok net ve güzel bir öykü. ayni zaman da ögretici. tebrikler... Tesekkürler. yenilerini bekliyorum


1/30/2007 tarihinde yorumlandı.

guzel bir oyku olmus


1/30/2007 tarihinde yorumlandı.


Kasım
19
Alışılmadık Bir Terkediş Var
Gökçe ErözderimYaşamdan Hikayeler • 19 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Kasım
19
Ne Olur Bırak Beni Geride
Gökçe ErözderimYaşamdan Hikayeler • 16 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
19
Hiddet
Sebahattin ÖzdemirYaşamdan Hikayeler • 12 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
19
Bay P 3kısım
Çetin İmerYaşamdan Hikayeler • 13 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
19
Bay P 2 Kısım
Çetin İmerYaşamdan Hikayeler • 4 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Mayıs
2
Bu Millet Seni Unutmayacak Hasan
Duran ÇetinGüncel Makaleler • 179 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Nisan
25
Güzel İnsan Prof Sabahattin Zaim Anıldı
Duran ÇetinGüncel Makaleler • 204 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Nisan
22
Nisan
14
Habip
Duran ÇetinSevgi Hikayeleri • 359 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Aralık
31
İfrit Ziya
Duran ÇetinYaşamdan Hikayeler • 239 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Şubat
21
Ay Tutulması
Duran ÇetinYaşamdan Hikayeler • 1042 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Ocak
30
Lastikli Minare
Duran ÇetinYaşamdan Hikayeler • 899 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.
Aralık
2
Sıcak Çorba
Duran ÇetinYaşamdan Hikayeler • 790 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ocak
30
Balıkçı
Duran ÇetinYaşamdan Hikayeler • 671 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ocak
30
Ölüm
Duran ÇetinKlasik Şiirler • 641 kez okundu. • 7 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Lastikli Minare, Lastikli Minare hikayesi, Lastikli Minare hikaye, Lastikli Minare nedir?, Lastikli Minare hakkında bilgi, Lastikli Minare hikayeleri, Duran Çetin hikayeleri, Lastikli nedir, Lastikli hikayesi, Lastikli hikayeleri, Minare nedir, Minare hikayesi, Minare hikayeleri,

edebiyat
Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Nedir... Kimdir...
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası



ADnet Reklamları

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Aldananlardan Olmayın !

Erol Sunat
Laf Demini Almadan Olmaz…

Sezer Nişancı
Teknolojide Zırvalamak

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Mobile Phones | 1-Click Adult Image Hosting | Property for sale in Spain | Loans | Free Credit Report | Gazlıgöl | Saat | Videolar Arkadaş Bul