Malatya ve Dinkten GünümüzeMalatya ve Dinkten GünümüzeSevgili dostlar,Öncelikle hepinize yürekten ve sımsıcak bir merhaba... Hatırlarsınız 22 nisan 2007 tarihinde “Malatya`dan Dink`e” isimli bir makale yayınlamıştım. Gündem o kadar sıcaktı ki, inanınız yazarken duygusal yoğunluğumdan kurtulmak için çok çabaladım. Çünkü öldürülen bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıydı ve inanıyorum ki Türkiye`nin dışardaki imajını da koruyan üç beş kişiden biriydi. Malatya katliamı ise sosyal bir yara oldu toplumda. Herkes çok üzüldü, herkes ölen vatandaşlar için gözyaşı döktü, çünkü onlarda insandı. Peki o günden bu güne ne değişti? “Malumunuz yakında Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Genel seçimler var. Gündem epey kalabalık. Hoş, Çankayaya kim çıkacak tartışmaları... Acaba gündem sıcak halden kaynar hale mi getirilmek istendi! Birileri birilerine mesaj mı veriyordu!” Yukarda tırnak içinde gösterilen yazı “Malatyadan Dinke” isimli makalemdeki son tespitimdi. Ne yazık ki hislerim bana haklı çıktığımı haykırıyor. Neden böyle bir kanaate varıyorum, açıklayayım. O günlerde şu gerçeği kavramaya başladım; Türkiyede Milliyetçilik kavramı üzerine çok hassas bir oyun oynanıyordu. Halka milliyetçiliğin ne kadar anarşizme dönük bir duygu olduğu açıklanmaya çalışılıyordu. Hatta bazı ülkelerin Türkiyede ortaya çıkan Türk milliyetçiliğinden rahatsız olduğu kamuoyu gündemine sık sık getiriliyordu. Fakat kamuoyu beklenenin dışında milliyetçilikten soğumadı tam tersine sıkı sıkıya yapıştı. Ancak şimdi anlıyorum ki kullanılan sadece milliyetçilik değilmiş, muhafazakarlıkta bu oyunun senaryosunda varmış... Tamda bunun üzerine Cumhurbaşkanlığı seçimleri geldi oturdu. Ülkemizin birçok yerinde o kadar demokratik bir örgütlenmeyle T.C. hükümeti aleyhine sayılabilecek mitingler yapıldı ki... Örneğin Tandoğandaki miting göz kamaştırıcı oldu Türk bayrakları sallandı, insanlar meydanı inletti. Ve ister istemez “bazı güçler” amaçlarına ulaşamamış oldu. Onlar kaosa sürüklemek istedi ülkeyi, oysa halk bayrağının çatında birleşti, tek ses oldu. Bu demokrasinin vazgeçilmez bir unsuru olan Miting hakkının ne kadar özgür uygulanabildiğini haykırdı tüm dünyaya. Devlet ve millet sevgisi bu kadar iyi başka hangi ülkede gösterilebilirdi? Ve bir gece internet kanalıyla yayınlanan Genelkurmay muhtırasıyla 12 Eylül akıllara geldi. Bu sadece 12 Eylül öncesinin sanal alem versiyonuydu. O kadar etkili oldu ki, ben şahidim, sokaktaki insan bile panikledi siyasiler nasıl rahat davransın. Bu açık ve net demokrasiye müdahaleydi. Açıkçası bu müdahaleyi destekleyenleri eshefle kınıyorum. Hiçbir askeri müdahale ülkemize hayır getimedi... Şimdi de sihirli bir el siyasi iktidarın çalışma düzenine fren koymuştu. Nitekim, Cumhurbaşkanı öyle ya da böyle seçilemedi. Kısa dönemde olsa ülke yine çalkalandı ve kazan bir kere daha yanmanın eşiğine geldi. Anlaşılan o ki halk üzerinden emeline ulaşamayanlar, siyasi müdahalede geç kalmadı ve 367 polemiğini ortaya çıkardı. Bu polemik iktidar karşıtlarını harekete geçirdi ve demokrasiye ikinci darbe Anayasa Mahkememizden geldi. Çünkü mahkeme 367`yi zorunlu kıldı. İktidarın yaptıklarını beğeniriz, beğenmeyiz fakat alınan kararları hukuk çerçevesinde saygıyla karşılamamız gerekir. Şahsen ben iktidarın yaptığı bir çok çalışmayı ülkemiz için faydalı bulmuyorum ve icraatlarını desteklemiyorum ancak bu konuda haklarının gasp edildiği kanaatindeyim. Demem o ki, “Malatyadan Dinke” isimli makalemde belirttiğim mesajların bazı çevrelerce alındığını üzülerek görüyorum. Komplo teorisi üretmekle suçlanabilirim ama kartlar yerlerine oturuyor ve gelişmeler önümüzdeki genel seçimler için bana çok büyük kaygı veriyor.
Telif Hakkı Uyarısı Malatya ve Dinkten Günümüze isimli yazı, Harun Altay tarafından 5/30/2007 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
16
Kasım
10
Kasım
9
Kasım
7
Kasım
5
Eylül
12
Eylül
10
Eylül
10
Eylül
10
Eylül
5
Nisan
21
Karşı Camdaki Yabancı
• Harun Altay • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 1112 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Temmuz
27
Nisan
21
Nisan
22
Mayıs
30 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||