Malinowski ve Sosyal AntropolojiMalinowski ve Sosyal Antropolojiçağdaş sosyal antropolojinin kurucusu sayılan malinowski, ilkel yerliler arasında yaşayarak araştırma yapma yönteminin öncülerindendir.polonya asıllı ingiliz antropoloğu bronislaw kasper malinowski (1884-1942) I.dünya savaşı yıllarını her türlü gürültü patırtıdan uzakta trobriand (yeni gine) adalarında yerlilerin arasında geçirip 1918 de ingiltere ye döndüğünde yanında "sosyal antropoloji" bilim dalını kurmasını sağlayacak çok sayıda ilginç bilgi getirmişti. malinowski, ilk olmamasına karşın, ilkel yerliler arasında yaşayan antropologların öncüsü sayılır. ilkel bir ortamda yerlilerle bir arada bulunarak, onlar gibi yaşayarak gözlemler yapmayı, araştırmalarını sağlıklı gözlemlere dayandırmak açısından zorunlu görüyordu. bu konuda şöyle demekteydi: "egzotik bir kabilede insanlarla gece gündüz iç içe yaşayıp onların dilini doğru dürüst konuşmadıkça bu meslekte bir şey iddia edilemez". kuramsal bilgilerini 1910 dan başlayarak london school of economics te G.G. Salisman ın yönetiminde araştırma görevlisi olarak çalışırken edinen malinowski, savaş başladığında hocasının yönetiminde avustralya daki britanyalılar derneğinin toplantılarına katıldı ve daha sonra trobriand adalarına geçerek uygarlık-öncesi koşullarda yaşam süren yerli halk arasında incelemelerde bulundu. trobriand adalarında dört yıl kalarak yerli halkın geleneklerini ve yaşayışını gözlemleyen malinowski aile yapısı, toplumsal ve cinsel ilişkiler üstüne çok ilginç bilgiler derledi. londra ya dönüşünden bir süre sonra gözlemlerini daha başka bölgelerdeki ilkel yerlilerin yaşamlarını da göz önünde tutarak sentezleştirmeyi denediği iki yapıt verdi. bunlardan biri "ilkellerin psikolojisinde mitos"la ilgiliydi. 1926 da yayınlanan bu kitabında malinowski "inançlar, masallar, mitoslar insan psikolojisini ve toplumsal oluşumları etkiler" görüşünü savunuyor, hatta büyük ölçüde etkilendiği din tarihçisi fraser in öğretisi doğrultusunda, büyünün tekniği doğurduğunu ileri sürüyordu. malinowski, büyüyü "teknik gücün yetersiz kaldığı durumlarda insanoğlunun başvurduğu koltuk değneği" olarak tanımlıyordu. trobriand yerlileri "mana" adını verdikleri doğaüstü bir gücün insanları yönettiğine inanmaktaydılar. dolayısıyla yerlilerin yaşamlarında büyünün çok önemli bir yeri vardı. malinowski bu durumu şöyle anlatmaktadır. "iş ve büyü birbirinden ayrılmaksızın birlikte yürürler. çünkü inanışa göre işin büyüye gereksinmesi vardır. büyünün de ancak işin zorunlu bir öğesi olması bakımından bir anlamı olabilir." "büyü insan çabasıyla meydana gelen etkilerin üzerine katılan bir şeydir. örneğin bahçıvanlık büyüsünde, toprağın, yağmurun, çalışmanın önemi yadsınmaz; ancak büyü bütün bunlara yalnızca iyi şans katar. kısacası işin korkulu olduğu, başarının güvenilir olmadığı yerlerde büyüye (manaya) başvurulur. bu, işi yapana güven duygusu verir." malinowski, 1927 yılında yayımladığı "yabanıl toplumlarda cinsellik ve baskı" adlı incelemesinde de trobriand yerlilerinin toplumsal ilişkilerini çözümler. malinezya halklarında evlilik ve cinsellikle ilgili kuralları, bunların yaşama biçimine ve ekonomik yapıya etkilerini anlatır. malinowski nin bulguları, insanlığın çok büyük bölümünün çoktan beridir aşmış olduğu bir toplumsal aşama konusunda canlı bir fikir verecek niteliktedir. çünkü trobriand adalarında hüküm süren toplumsal düzen "anaerkil" denilen ve soyun, miras ilişkilerinin, akrabalık ilişkilerinin anaya göre belirlendiği bir aşamaya denk düşmektedir. bundan ötürü yabanıl toplumların incelenmesi insanlığın tarihsel gelişiminde çok gerilerde kalmış toplumsal aşamaların aydınlatılmasında değerli ipuçları sağlayan bir olgudur.trobriandlılarda akrabalık sistemi ana soyu üzerine kuruludur. bu yüzden mal-mülk, kabile reisliği, herşey ana soyundan aktarılır. bundan ötürü evlilik kurallara bağlanmıştır. bütün evlenmelerin kabile içinden ve çapraz kuzenlerle olması gerekmektedir. çapraz kuzen, dayı kızı ya da oğlu, hala kızı ya da oğludur. bu topluluklarda bir erkeğin birçok kadınla evlenmesi doğaldır. kadınlar çocukları ile birlikte erkeklerden ayrı evlerde yaşarlar. bu evlenme sistemi ve akraba adlandırma yönteminin bir sistemi ve akraba adlandırma yönteminin bir sonucu olarak çocuklar evdeki bütün kadınlara "anne" derler. erkek, kadınlar evini seyrek ziyaret eder. malinowski bu araştırmalarının ışığında freud un "oedipus kompleksi" kuramına eleştiri getirir. batı kültüründeki aile yapısında rastlanan oedipus kompleksinin tüm dünyadaki ailelere yaygınlaştırılamayacağını ileri sürer. trobriand yerlilerini örnek göstererek, "buradaki anaerkil ailelerin birinde yaşayan bir erkek çocuk evdeki "anne" dediği 20,25 kadından hangi birine karşı bu kompleksi duyacaktır?" malinowski yerlilerin yaşam biçimlerinden kalkarak insan, toplum ve kültür ilişkisinin kuramını oluşturmayı denemiş, sosyal antropolojinin temellerini atmıştır. malinowski yegöre "kimi zaman göreli olarak kültürlü ve toplumsal da olsa insan bir hayvandır." insan ve hayvan arasındaki benzerliği kanıtlamak üzere malinowski şöyle bir tablo düzenlemiştir. temel gereksinmeler: besin, beslenme, uyku, barınma, anlaşma, cinsellik ve güven duygusu. toplumsal kurumlar: çiftçilik, tarım, yatak, ev, dil, evlilik ve din. bu toblada gösterilen temel gereksinmeler insan ve hayvan için aynıdır. ama bunların sağlanması için oluşturulan toplumsal kurumlar çok farklıdır. aslında denebilir ki malinowski nin bu tablosu insan ve hayvan arasındaki benzerliği kanıtlamak isterken tam tersini ortaya koymuştur. şöyle ki: insanın fizyolojik gereksinmelerinin ya da iştahlarının karşılanması çeşitli kültür kurumlarınca sağlanır. sözgelimi evlilik cinsel güdüleri düzenler, ekonomik kurumlar yaşamı sürdürmeyi sağlar, hukuk ve politika gerekli toplumsal işbirliği ve karşılıkla davranışların esaslarını belirler. malinowski bir başka ingiliz antropoloğu a.r. radcliffe-brown (1881-1955) ile birlikte toplumbilim olaylarını işlevleri bakımından değerlendiren işlevselcilik akımının izleyicilerindendir ve bu bağlamda kültür, "uygarlık dinamizmi" kavramı ve kültürü oluşturan öğelerin karşılıkla bağıntıları üzerinde önemle durur. ona göre kültür, birbirine bağlı sistemler oluşturan karmaşık öğelerin topluluğudur. örneğin, ekim, sürüm ve hasat araçları ve yöntemlerine dayanan "tarım kompleksi" beslenme alışkanlıklarını, toprağı işleme sistemi ve veraset sistemini, ticaret etkinliklerini, zenginlik anlayışını değişikliğe uğratabilir. buna karşılık bu "kompleks" de sözü geçen alışkanlıklar, sistemin ve etkinliklerin etkisinde kalabilir. aynı biçimde toplumsal durum ya da sınıflararası ilişkiler, tarımsal çalışmayı ve üretim biçimini hem etkiler, hem de bunların etkisinde kalır. toplumsal kurumlar da toplumsal yaşamın öbür öğeleriyle ilişkilidir. kısacası, her kültür yapısı, bir başka yapıda yansır. birbirine benzer özellikleri değişik bir biçimde kapsayan iki kültür, aslında birbirinden tümüyle farklıdır. malinowski, verimli bir yazar ve çoğunlukla sokrat yöntemiyle eğiten yetenekli bir öğretmendi. onun parlak öğrencilerinden oluşan bir kuşak, bir yandan malinowski den bir yandan da radcliffe-brown dan aldıklarıyla çağdaş sosyal antropolojinin sürdürücüsü olmuşlardır. böyle olmakla birlikte, malinowski yi fizyolojiyi toplumsal kurumlara bağlamak istediği için eleştirenler de az değildir.
Yazı Sahibi
Etiketler
malinowski+ve+sosyal+antropoloji , malinowski , ve , sosyal , antropoloji , zeynep , akıllı , bilimsel , makaleler ,
Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Malinowski ve Sosyal Antropoloji isimli yazı, Zeynep Akıllı tarafından 1/18/2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
16
Kasım
13
Kasım
10
Kasım
8
Kasım
6
Charles Louis Alphonse Laveran (18451922) Fransız Tıp Doktoru
• Zeynep Akıllı • Bilimsel Makaleler • 64 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
18
Kasım
17
Kasım
17
Kasım
16
Kasım
16
Aralık
25
Şubat
11
Haziran
1
Sakızcı Makbule Teyzem ve İsmail Amcam
• Zeynep Akıllı • Yaşamdan Hikayeler • 7433 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
12
Temmuz
1
Köpek Ne Yer? Köpeğe Nasıl Bakmalı?
• Zeynep Akıllı • Eğitim Makaleleri • 4175 kez okundu. • 0 kez yorumlandı. |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||