Manevi Cihazat
17 / 10 / 2007 Çarşamba tarihinde Taha Süren tarafından eklendi, 390 kez okundu...
“İlâhi kudret, insana tecellisinde onun “kalb”ini esas almıştır.Keza, insanın iniş üssü kalptir.İnsan, aklî melekeleri olgunlaşmaya, bir bilinç sahibi olmaya başladıkça içindeki kalbi fark etmeye başlar.Bu bir keşfediş değil “fark ediş”tir.Çünkü keşif yokken edinmektir.Fark ediş ise kendinde var olanı bulmak, ortaya çıkarmaktır.Allah, her kulunun...” Okuyucu Puanı ;
Manevi Cihazatİlâhi kudret, insana tecellisinde onun “kalb”ini esas almıştır.Keza, insanın iniş üssü kalptir. İnsan, aklî melekeleri olgunlaşmaya, bir bilinç sahibi olmaya başladıkça içindeki kalbi fark etmeye başlar.Bu bir keşfediş değil “fark ediş”tir.Çünkü keşif yokken edinmektir.Fark ediş ise kendinde var olanı bulmak, ortaya çıkarmaktır.Allah, her kulunun ruhuna bu safî(temiz) kalbi koymuştur. Kalp, maddî anlamda baktığımızda bedenimizdeki bir organdır nihayetinde.Ama insan bedeninin tüm kontrolü onun elindedir.Parmağımızın en uç noktasına kadar giden kanı o pompalar.Bu sayede tüm bedenî fonksiyonlarımızı yerine getiririz.Kanın ulaşmadığı yer soğuktur.Kanın uzun süre ulaşmadığı yer kangren olur.Ve kangren olan yer kesilmezse bu hastalık tüm bedeni kaplar ve sonuç ölüme varabilir.Beden için maddî kalbin önemi bu kadar büyüktür.İnsan vücudu bir bütündür.Ne kolumuz ayağımızdan daha değerlidir ne ayağımız kolumuzdan.Bu nedenle her hücremize kadar sirayet eden kanı pompalayan kalbin kıymetini iyi bilmeliyiz.Buraya kadar bahsini ettiğimiz “maddî kalp” idi. Peki, Allah bir “araç” olarak yarattığı bedenimize böylesine muhteşem bir mekanizma kurduysa, bir “amaç” için yarattığı ruhumuza da bir kalp koymamış mıdır? Elbet koymuştur.Bu da yetmemiş akıl-idrak vermiştir.Nasıl ki elimizi göğsümüzün üstüne koyduğumuzda ancak kalbimizin çalıştığını hissedebiliyorsak, aynı şekilde akıl eliyle de manevî kalbimizin çalıştığını hissedebiliriz. Hatta tefekkür eden dostlar, kalbin aklın hükümdarı olduğunu göreceklerdir.Nasıl maddî kalp bedene hükmediyorsa manevî kalp’te ruha ve dahi akla hükmetmektedir.Buradaki “hükmetme” lafzı bir “tahakküm” kurma manasında değildir.Bilâkis, kalp bir yol göstericidir.Okunan Ezan’ı önce kulak duyar, daha sonra kalp duyar ve akıl kalbin yol göstericiliği sayesinde kul’a görevini ifa etmesi komutunu verir. Kalbin doğasında yani yaratılışında safîlik(temizlik) vardır.Hayat içindeki günahlarımız-hatalarımız kalbimizin kötülüğünden değil aklımızı tek referans ve yol gösterici kılmamızdandır.Bu yüzden kalbi kötü olan insan deyimi yerine kalbi körelmiş insan deyimi daha uygundur.Her evin içinde bir ayna bulunduğu gibi her insan ruhunun da bir aynası vardır.Bu da kalbin bir sıfatı olan “vicdan aynası”dır. Kul, vicdanıyla hesaplaşmalıdır.Nefs ve şeytan insana devamlı olarak vesvese vermekte, kötülüğü emretmektedir.Ve bunu da insana fark ettirmeden yapar.Bu vesveselerin günaha-hataya dönüşmemesi için insan her şeyi kalp süzgecinden geçirmelidir.Akıl tek başına tehlikeler karşısında yetersiz kalmaktadır.Sonuç olarak gayr-i meşru yollara sapmakta da gecikmez.Ve ruhumuz kangren olabilir.Aklımızın selîm olmasını, yani akl-ı selîm’i istiyorsak kalp bizim rehberimizdir.
Tavsiye Et :
Ekim
12
Ekim
9
Ekim
9
Ekim
8
Ustanın İşine Karışmak mı ?
• Haluk Namdar • Hayata Dair Makaleler • 69 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Eylül
21
Ağustos
26
Haziran
30
Memleket İsterim Şiirlerde Kalmayan
• Taha Süren • Eleştiri Makaleleri • 108 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Haziran
25
Haziran
22
Haziran
1
Aralık
9
Ekim
17
Nisan
30
Şubat
16
Mayıs
12 |
![]() |
|
||||||||||||