Maşuk’a Özlem Mektubu
Daha bir yaşındaydım. Anam, babam bana Allah demesini öğrettiler. Üç yaşlarına geldiğimde sizi tanıttılar. Hazreti Muhammed Mustafa dediler. O peygamberdir yavrum. Peygamberlerin sevgilisi diye zihnimize yerleştirdiler sevginizi. Sonradan öğrendim sizin hayatınızı Ya Resulallah! Sonradan benim yaradılış sebebim siz olduğunuzu, yeryüzüne nasıl teşrif ettiğinizi, ümmeti ümmeti diye ağlayışınızı, bastığınız toprağın Allah değişini, sonradan öğrendim Ya Nebi!Sonradan öğrendim. Öğrendikçe size karşı sevgim arttı. Dünyaya sığmadı. Sevgim git gide artarken size karşı özlemimde arttı. İşte size mektup yazmamdaki asil amaçta bu.Sizi çok özledim Ya Resulallah çok!...
Gönlümün sultanı, iki cihanın serveri, Amine’nin oğlu, Abdullah’ın yetimi, size sesleniyorum “Ya Resulallah” duyun sesimi! Size mektup yazmak haddime düşmez ama gönül bu ayrılığa dayanamıyor. Her gece için için ağlıyor.
Neredesiniz Ya Habiballah neredesiniz? Ümmetinizi bırakıp da nereye gittiniz?Uzaklığa dayanamıyor bu gönül, artık açmaz oldu kırmızı gül...
Ya Nebi! Bir gelseniz o nurunuzla, yıldızlar tekrar yaklaşır yere, güneşler söner gökyüzünde, gönlümüz dolar sevginizle. Ah bir gelseniz! Göreceksiniz evimizin en baş köşesi size ayrılmış, sizin için süslenmiş. Çocukların dillerinde sizin isminiz, sizin sevginiz. Bir gelseniz! Sizi görmediği halde sizin aşkınızla yanan ümmetinizi, sabahlara kadar zikir eden gençleri göreceksiniz.Ah bir gelseniz ! Belki de yine Veda Hutbesindeki gibi şahadet parmağınızı kaldırıp "Şahit ol Ya Rab!" "Şahit ol Ya Rab" “ Şahit ol Ya Rab" diyeceksiniz.Ah bir gelseniz o mis kokulu parmağınızla...
Hiç olmazsa bir kerecik rüyama teşrif etseniz.O gül yüzünüzü bir kerecik görsem, şu dünya yükünden kurtulup nurlu ellere sarılsam olmaz mı Ya Resulallah?
Hatırlar mısınız Kasva ile Medine`ye geldiğinizde o Medineli Müslümanlar ile karşılaşmayı?Nasıl da sevinmişlerdi sizi görünce?Nasılda hayretler ile hep bir ağızdan söylediler o şiiri.Ay doğdu üzerimize, Veda tepelerinde, şükür gerekti bizlere, Allah davetinde...İşte bende sizi böyle karşılayacağım Ya Resulallah! Coşkuyla inleteceğim yeryüzünü.Gülleri sereceğim önünüze.Ah o güller gitmenizle birlikte her hece kendini göz yaşlarıyla sulayan güller.Sizi görünce nasıl da sevinirler?
Ebu Eyyubil-Ensari Hazretleri nasıl da yalvarıyordu Kasva`ya.Dur Kasva!Gitme.Ne olur evimin önünde dur!Gerçekten de Kasva, Ebu Eyyubil-Ensari Hazretleri`nin evinin önünde durunca nasıl da sevinmişti? Ağzı kulaklarına varıyordu sanki.Çünkü siz onun evinde kalacaktınız.Ah ne büyük onur, gönlümü yakar, kavurur...
Ya Resulallah bininiz Burak`a geliniz buraya.Kasva`nız dursun evimin önünde.Oturun kalbimin en baş köşesine.Ah Nebi! Ne kadar çok isterim onura erişmeyi...
Yetimlerin babası bekliyorum sizi!Bekliyorum gelmenizi! Hani bir Ayeti-Kerime vardı ya "Kişi sevdiği ile beraberdir." işte bunla avutuyorum gönlümü, bunla avutuyorum deli zihnimi.Sizi seviyorum ve sizinle beraber olmak istiyorum Allah`ın Resulü!...