Medeniyet Nerede?Medeniyet Nerede?Çocukluğumdan beri baba mesleğinden dolayı çok şehir gezdik. Birbirinden farklı insanlar tanıdım bu yüzden. Ama zannediyorum en tuhaflarını evlendikten sonra yerleştiğimiz Ankara` nın Çankaya ilçesine bağlı Öveçler semtinde tanıdım. Nasıl mı?Öncelikle bir apartmanın otoparkında her yeri is içerisinde bırakarak gözleme ya da salça yapmaya çalışan kadınları ilk kez Öveçler 3. caddedeki yaşadığım bu apartmanda gördüm. Kurban bayramında apartmanın duvar dibinde kurban kesenleri de tabi. Bu kadar mı hayır! Geçen bahar, havalar ısındığında akşam yemeği için ilk kez balkonda misafir ağırlamak istediğimizde hemen yanımızdaki sokak kapısından komşumuzun çıkıp, bizi ve yemek masasını toz toprak içinde bırakarak halı silkelediğini ilk kez gördüm. Bu kadar mı yine hayııır! Ankara` da sokak düğünleri meşhurmuş.Karşı değilim ama belli kuralları aşmamak kaydıyla. Herkesin durumu salon tutmaya uygun olmayabilir. Akraba,eş dostla bu güzel günü paylaşmak herkesin hakkı. Ama birileri bana anlatabilir mi üç gün üç gece misali geceyarılarına kadar elektronik saz eşliğinde milleti rahatsız etmek, sokak aralarında gece gündüz fark etmez, havayi fişek fırlatmak( gündüz havayi fişek nasıl görünecekse onu da anlamam) hangi eğlence anlayışına sığar? İşin tuhafı polis veya zabıtayı aradığımızda kontrol etmeye gelinir. Ama kimse bu görevlileri takmaz ve rahatsızlık vermeye tam gaz devam edilir. En son kafamdan aşağı üst komşumun halısının sularını yediğimde Çankaya Belediyesi` nin zabıta birimini aradığımda, sanki çılgın gibi halı yıkayan benmişim gibi görevli hanımefendi daha derdimi anlatmadan yüzüme derin bir of çekmişti. Geçmişte yaşadığı trajik bir olayı mı anımsatmıştı acaba sesim? Belki de sesimi kayınvalidesinin sesine benzetmişti kimbilir? Yoksa sıkıntılarımız dinleyip gereğini yerine getirtmek amacıyla telefon karşısında görev yapan bir hanımefendinin vatandaşa bu denli saygısız davranması için mutlak geçerli bir neden olması gerekir değil mi? Hoş, zaten derdimi anlattığımda kimse kontrol etmeye gelmedi. Apartmanımız gerçekten bir hoş. Burada yaşayan hanımefendilerin yaşama amacı çılgıncasına, sabahtan akşama halı silkeleyip, otoparkta foşur foşur halı yıkmak sanırım. Belki de çözemedikleri özel sorunları var ki deliricesine halı yıkayıp, tepemizden aşağı sarkıtarak ya da yatak odamızın dibinde gümbede gümbede halı çırparak ( çırpmak bu durum için hafif kaldı sanki ) kendilerini tatmin ediyorlar. Artık orasını tam bilemiyorum ama yatak odamın dibinde halı silkelendiği sürece o özel sorunlardan benim de olacak! Yakında kadın programlarında birinde kendimi elimde mendil zırıl zırıl ağlarken görürsem şaşırmam herhalde! Ankara` nın suyunun azalmasında sadece bu hanımların sorunlu olmasından şüphe duyuyorum.Halılar yıkanırken bir ara hayal mi gördüm nedir yerlerdeki su birikintisi fazlalığından birkaç timsah otoparkımızı yaşam alanı olarak seçmişler gibi geldi! Yakında değişik türde tatlı su balığı çeşitleri görürüz gibi geliyor.En azından balığa para vermeyeceğiz artık. Bir başka hoşluk daha; apartman katımızda geçen günlerde bir nişan oldu.Apartman aralarında falan demiyorum. Dairemin bulunduğu katta.Sanırım yan komşum marjinal bir insan. Başka türlü katta davullu zurnalı nişan yapmak kimsenin aklına gelmez. Bunca yıllık tiyatro oyuncusuyum. Benim bile hayal gücüm ve marjinalliğim bu kadar derin değil. Hem de kapımın önüne sandalye koyacak kadar! Önünde saygıyla şapka çıkarıyorum. Ha bu arada geçen Ramazan ayında kendi intikam planlarımı uygulamaya koydum. Sahur vakti, yatak odamızın ışığını söndürüp pencereden korkunç seslerle böğürdüm. Evet resmen böğürdüm. Düşündüm ki sahur vakti korkunç sesler çıkarırsam apartman yatır falan var zannederek korkudan bir süre sinip, yatıra saygısızlık etmemek amacıyla evlerine kapanırlar. Ama heyhat nerde! Yatırı da silkeler, çırpar bu hatunlar! En son olarak, yan girişte bulunan sokak kapısının anahtar deliğinin içine silikon sıkmayı düşünüyorum. Böylelikle o sokak kapısını açıp yatak odasının dibinde halı çırpamazlar. Sinirlerinden kudurarak ölürler ben de kurtulurum. O özel sorunlarım falan da olmaz! Bu arada, Kapının önüne ellişer çift ayakkabı koymak bu apartmanda artık çok demode! Sabahları yatak odamızın dibinde gümgür gümbür gümbürterek halı silkeleyen kadınlar olmazsa güne dinç kafayla başlayamıyorum. Hikaye...pardon haber konusu uzun ama işin özü de bu. Allah belediyelerimiz şehircilik anlayışına ve orjinal apartmanımın orjinal halkına zeval vermesin. Ama işin sırrı sistem de değil mi? Saygılar!
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Kasım
17
Kasım
11
“dur Ben Sana Bir Şey Söyleyem!”
• Gürhan Gürses • Mizah Denemeleri • 84 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Kasım
10
Bilgiç Dayı`dan Nükteler 54 (321 / 325)
• İbrahim Faik Bayav • Mizah Denemeleri • 44 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Kasım
9
Kasım
6
Mart
6
Mart
6
Mart
6
Mart
6 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||