Ceyda Halanızdan Mektup
Hey be çocuklar dedim, ikisini Beyoğlu`nun arka sokaklarındaki meyhanelerden birisinde kafayı bulmuş ve sokağı inmiş durumda görünce. Nasıl da sarhoş olmuşlar öyle. İkisi birbirine sarılmış, sanki Levent Kırca sarhoş taklitlerini bunlara bakarak yapıyor sanırsınız. Beni kısık gözlerini aralayarak önce sam tanıdı, sonra yanındaki Cho`yu dirseğinle dürttüğünde Cho nerdeyse yere kapanıyordu bu yorgun halinle tutmasaydı enişteleri.
Zaten Sudenaz gittiğinden beri Sam belli etmese de hem çok üzgün, hem de gergindi ki bu karamsar ruh hali hem şiirlerine yansıyor, içindekileri geçenleri anlatamadığı için aynalarla konuşuyor, hem de sitedeki yaptığı yorumlarda hırçınlaşıyordu.
O neyse de ya Cho`ya ne demeli. Sen git kankine yarenlik, dostluk, arkadaşlık yapacağım diye her akşam o meyhane senin, bu meyhane benim Beyoğlu`nda dolaş. Sam neyse de CHo`yu oralarda ham yapar zilliler.... Hem sen on yedi yıllık evlisin. Bak sen enişteni hiç gördün mü, ben olmadan Beyoğlu`nda, adam bana saygısından kesinlikle bensiz bir yere çıkamaz, yani çıkmaz... O Ers`in anlattığı meşhur ada macerasından sonra kesinlikle bensiz bir yere gitmez, dizimin dibinden ayrılmaz.
Elbette Cho`nun Samle beraber takılmasına başta mavi tosbağa olmak üzere vatanımızdaki tüm hayvanlar üzülürken vatanımızdan çok uzakta Amerika`da bulunan hayvanlar ise çok sevinmiş Cho bizle uğraşmıyacak diye. Görüyor musun Sam yaptıklarını, çocuğu bir dışarı çıkarman ne kadar çok hayvansal sorunlar yarattı.
Tabii ben samı böyle görünce dayanamadım, başladım hüngür hüngür ağlamaya. Zaten yufka yürekliyim Semay gibi astığı astık, kestiği kestik olsam zaten sitede editörlük için uğraşmam kafadan direk yönetici olurum. Neyse, samcımığı görünce öyle dünyadan umutsuz hemen oracıkta sarıldım, o da başladı sessizce ağlamaya. Bir taraftan da Sudenaz kızım için sevindim, çocuk ne kadar da gurur yüzünden af dilemese de yalnız kaldığında aşkını dile getiriyor. Baksanıza dostlar, aşkından çocuk ne yaptığını biliyor mu, getirin Güldestan`ın soğuk şiirlerini ona bile tahammül edecektir.
Olmaz böyle dedim, sam kendini hemen topluyor ve sitenizin ve ailenizin halası olarak hemen benim dediğimi (sanki karşımda enişteniz var da hemen tamam diyecek) yapıyor, yarın hep beraber Diyarbakır`a uçuyoruz. Gül`de geliyor ve bizi o sıcaklarda şiirleri ile soğutuyor. Sam hem ben gelinimi orada nasıl yalnız bırakırım, O çok şirin, çok sevecen. Seni de çok seviyor, o gece yemekte sana çaktırmadan ne kadar çok baktı, gözlerinin içi gülüyordu sen anlatırken. Ve çok da güzel, zarif. Ne var Cho, niye bakıyorsun öyle, boyun kısa diye gelinimin boyunun uzunluğunu yanında söyleyemeyecek miyim.... Çınar39 bile senin kadar eleştirisel bakmıyor olaylara...
Sam hem bu senin yazdığın ilk şiir kitabı değil ki. Bak Ati de bir kitap yazdı, satmadığı için piyasada kendisi bile yok. Hem sen hiç eniştenin kitap bastıracağım dediğini duydun mu?? Tamam zaten pek konuşmaz ama olsun, ara sıra da olsa farkında olmadan ağzından yanımda bir kaç kelime kaçırıyor. Sen Semay`a bakma, O`nun tuzu kuru, bir ayağı Avrupa`da. Sam sen O`na da bilet al. Bir gelsin, doğunun büyüsünle tanışsın, Diyarbakır`da gelinim bizi şöyle bir gezdirsin, oradan bir Mardin`e götürsün. O akıllıdır, Mardin`e gece götürür.
Ben bir taraftan konuşurken bir taraftan da kankileri ayıltmank için bir işkembeci arıyordum. Aaaa! Bir de kimle karşılaşalım. Yeğenim de ayakları birbirine karışık vaziyette yürüyor az ötemizde. Yanında kim mi var. Bizim siteden latin. Bak şunlara ne güzel de yemişler, içmişler beraber geziyorlar.
hadi bakalım yeğenim (Sam`a diyorum) bu işi fazla uzatma. Ben senin halan olarak diyorum yarın biletleri alıyorsun. Söz kedimi de getireceğim. Enişten de gelsin. Uçaktan korkar ama kekiç`in anlatacağı eski hikayelerle -O zamanı hemen geçirir. Kekiç`te anlatacak o kadar çok yaşanmış olay vardır ki sorma. Her ne kadar bir kısmı hayal de olsa, biliyorsunuz onun anlatımı insanın içini ısıtır, çok da güldürür.
Cho bak şimdi hemen sam`ı bırakıyorsun evine. Oradan da doğru açık bir çiçekçi buluyorsun ve eve çiçek alıp gidiyorsun. Eve gidince de bu gece kesinlikle bilgisayarın başına oturmuyorsun, siteye girmiyorsun. Çocuklar, siz zamanızın kıymetini bilmiyorsunuz, gençliğinizin de. Zaman bir nehirden akan su gibi... Bir bakmışınız Ay doğmuş, yıldızlar çıkmış, bir bakmışınız güneş batmış. Bir de bakamamışınız, birileri size bakıyor. Neyse hadiyin bakalım, halanız sizi öpüyor. İyi geceler.
Aferin sudenaz kızım, dinsizin hakkından imansız gelir. Sen olmasan bu Sam`ın toplanacağı yoktu.
Halanız Ceyda. Her daim sevgi ile kalın.
06 Kasım 2007 20:45
İstanbul_Sevda Tepeleri