Memleket İsterim Şiirlerde Kalmayan
30 / 6 / 2008 Pazartesi tarihinde Taha Süren tarafından eklendi, 82 kez okundu...
“Birbirlerine simgeler üzerinden toplumsal savaş ilan edenler aynı toprakların çocukları olduğunu unutmamalı, toprağımız bir iken, farklı çiçeklerin açıyor olması bahçenin güzelliğine güzellik katmaz mı? İnsan olmanın onurunu, insana karşı yapılan onursuzluklara dur demekle kendimize kazandırırız.Seksen beş yıldır satranç tahtasına dönen memleket...” Okuyucu Puanı ;
Memleket İsterim Şiirlerde KalmayanBirbirlerine simgeler üzerinden toplumsal savaş ilan edenler aynı toprakların çocukları olduğunu unutmamalı, toprağımız bir iken, farklı çiçeklerin açıyor olması bahçenin güzelliğine güzellik katmaz mı? İnsan olmanın onurunu, insana karşı yapılan onursuzluklara dur demekle kendimize kazandırırız.Seksen beş yıldır satranç tahtasına dönen memleketimde piyonlardan başkasını görmedi gözlerimiz.Kimi zaman piyon bizler olduk, sen oldun, ben oldum...Altmış`ta darbeyi alkışlayanların çocukları seksende darağacında sallandılar.Kendisine sanatçı(!) ünvanı verilen bir General -olmayan- solumuzun da sağımızında üstünden geçti tanklarıyla.Sağımız solumuz kan revan içinde kaldı böylece.Günümüze, boyuna romantizmin işlendiği devrim hikayeleri, ülkücü gençliğin örnek(!) aldığı hatıralar kaldı.İnsanlardan öğrendiğim birşey var: Kimse önyargısını peşinen bırakmıyor size karşı.Sizin kim olduğunuzun önemi yok, dahası ne söylediğinizin de önemi yok! Örneğin ortaya attığınız bir fikri; karşınızdakinin beyni "mutlak doğru" olarak kabul etse bile, yıllardır zihninde -her yabancıya karşı- taarruza kalkmayı bekleyen ideolojik kalıpları onu "doğru" dan vazgeçirir.Kısaca, önümüzde doğrular var...Bu doğrular; ne Kemalist`in doğruları, ne İslamcı`nın, ne de kapitalistin, liberalin... Neden kabul etmiyorum ben seni?.. Bir sebebi olmalı bunun... Çünkü sen benim karşıma binbiryüzle çıkıyorsun."Kadınlarınızı, kızlarınızı evinize kapatıyor, dışarı adım attırmıyorsunuz" diye söylenirken, senin inandığın "sistem" o kızları üniversite kapılarında copluyor.Sonrasında onu evde kalmaya "ben" zorlamıyorum, "sen" mahkum ediyorsun...Bütün dünya kamusal alan ilan edilse, üniversiteler bunun dışında kalmalıdır! Bilim`den, sanat`tan, özgürlük`ten bahsederken ve kasılarak aydın/demokrat olduğunu iddia ederken, bu Faşist uygulamaların yanında nasıl yer alabiliyorsun? Bilki, ne sosyalizm ne marksizm senin bugün savunduğun sistemin yanından bile geçmez. Aslında ne olduğunu ikimizde bilmiyoruz sanki... Bayrağının rengi belli olmayan bir savaşta, kendi topraklarımızda mevzi kaybediyoruz.Bu toplumsal savaşta benim ölenim, onurumdur, hakkımdır.Seninde öyle...Atatürkçü olsaydın sana itirazım olmazdı. Sen ne yaptın? Atatürk`ün resimlerinden Latife hanımı kırptın, bu kadar kolay harcadın sırf başı kapalı diye onun eşini.İşte şimdi, benimde beynim karşımda "mutlak doğru" olsa bile, yanlış diyebilecektir! Sen benim doğrumu (sadece doğrumu, yanlış olanı kabul etme zaten) evetleseydin bende senin doğrularını evetleyecek, kendime bir özeleştiri yapacaktım...Ki ben bunu içimde yaptım. Ne yaptım? Anadolu`nun bağrında inançlı insanların, inançları ekseninde oluşturdukları toplumsal birliktelikler vardır, Cemaatler...Bu birlikteliğin ortak paydasının inanç olması seni çok korkutuyor biliyorum.Seni korkutan şeyde bir gerçeklik payı aradığımda ortaya çıkan şey beni şaşırtmadı diyebilirim, ama bunu tahmin edemezdim yine de.Kapitalizm, önüne çıkan herşeyi bir mıknatıs gibi kendine çekip içinde eriterek "satışa hazır" hale getirdiği için, -Cami`deki hacı amcamın, Anadolu esnafının, çiftçisinin, memurunun- cüz`i miktarlar ve daha çok manevi katkılarıyla oluşan bu toplumsal birlikteliğin giderek kapital sermayeye eklemlendiğini görmekteyim.Ne yazık ki, benim bu özeleştirim senin yanlışların karşısında sadece bir yanlış etti. Cümlelerimde ne kadar fazla "sen/ben" kullandım farkında mısın? Buna mecburum çünkü, ben seni isimlendirmekten korkuyorum.Bir isim verdiğimde "senin elinde olan adalet", bu isimlendirmemi sisteme bir küfür olarak algılıyor. Hazır korktuğumdan bahsetmişken, biliyor musun? Ben darbelerden de çok korkarım... Çünkü benim babam bürokrat, Hakim, Savcı, Doktor yahut doğuştan elit ve seçkin zümreye mensup biri değil, benim babam işçi, memur, çiftçi, esnaf...Faizlerin bir puan oynaması, enflasyonun bir puan yükselmesi soframızdan bir tabağı eksiltmemiz anlamına gelir.Ama senin babanın maaşını devlet baba öder. Bu durumda hangimiz sağcı hangimiz solcu söyle bana? Emeği savunan benim, senin tarafından faşistlikle suçlanabilme ihtimalim var (ki sen sosyalist te değilsin ya!) Statükoyu savunan seni ise, benim sağcılık ve burjuvaziyle suçlamam gerekmiyor mu?
Tavsiye Et :
Nazlı Can yazıyı tebrik etti...
Dürdane Koç yazıyı tebrik etti...
Yasin Şahin yazıyı tebrik etti...
Birgül Akkurt yazıyı tebrik etti...
Eylül
4
Yaşar Nuri Öztürk Hoca`ya Duyurulur
• İbrahim Faik Bayav • Eleştiri Makaleleri • 29 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
3
Eylül
3
Eylül
2
Eylül
2
Ağustos
26
Haziran
30
Memleket İsterim Şiirlerde Kalmayan
• Taha Süren • Eleştiri Makaleleri • 83 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Haziran
25
Haziran
22
Haziran
14
Aralık
9
Ekim
17
Şubat
16
Nisan
30
Ekim
10 |
![]() |
|
||||||||||