MeşgulMeşgulPierre• doğruldu.Şöyle bir uzanıverdiği koltukta bir saat boyunca uyuyakalmıştı. Saçlarını elleriyle tarayıp saatine baktı.Ne çabuk akşam olmuştu ! Karnı gurulduyordu.Tony havlayıp durduğuna göre demek o da acıkmıştı.Ayağa kalktı.Sahibinin kendisine doğru geldiğini gören Tony sevinçle kuyruğunu sallamaya başladı.Pierre gülümseyerek sadık dostunun başını okşadı.Sonra mutfağa geçip köpeğinin yemeğini verdi. Ardından kendisine bir fincan kahve ile beraber « tartine »• hazırladı. « Akşam yemeğinden sonra Tony ile gezmeye çıksam iyi olacak.» diye düşündü. Hava serindi ; yağmurun her zaman yağabilme ihtimalinin olduğunu hatırlayıp şemsiyesini de almayı ihmal etmedi.Tony de gezinti saatini heyecanla bekliyordu.Dışarıya çıktıklarında hava kararmaya başlamıştı.Karşı komşu işten yeni dönüyordu ; « Bonsoir »• dedi ona. Adam kısık bir sesle selamına mukabele etti. Aslında mesguldü o sırada ; galiba elinde posta kutusundan yeni aldığı mektuplar vardı. Pierre, sokak lambalarının puslu aydınlığında caddede yürümeye başladı.Tek-tük geçen arabaların gürültüsünden başka hiçbir ses duyulmuyordu. Çünkü herkes meşguldu.Kimi iş dönüşü çocuğunu okuldan almış yemek yemekteydi ; kimi daha bu akşamdan başlayan –günlerden cumaydı çünkü- haftasonu eğlencelerine hazırlanmaktaydı belki de. Elindeki tasmanın ipini kuvvetlice çekti. Bu sırada kaldırımın beton zemininde çiçek açmış birkaç papatyaya gözü ilişti. Hava soğuktu , bahar da yakın değildi ; ama, yandaki evin kuytuluğundan istifade etmiş olabilirlerdi. Köşedeki kafeye kadar yürüdü. İçeriye girip birşeyler içmek konusunda tereddüt etti. Sonra, şişman ve her zaman dekolteli giyinen çürük dişli barmen kadını hatırlayıp girmekten vazgeçti. Kadın, daha geçen gün ona kız arkadaşı olup olmadığını sormuştu. Galiba Pierre’in yalnız yaşadığını biliyordu. Ya da tahmin etmişti. « Hayır » demişti ve bir daha onunla muhatap olmaktan kaçar hale gelmişti. Köşeyi dönüp de yakındaki parkı görünce Tony’yi parka götürmeye karar verdi. Tasmanın ipini hızla çekti ; o sırada ihtiyacını gidermekle meşgul olan köpek, hemen gelemedi, sendeledi, sonra da sahibine ayak uydurdu. Parkta kimseler yoktu. Akşam olduğundan belki de, diye geçirdi içinden. Hoş, havanın güzel olduğu zamanları da biliyordu ya…O zaman bile park cıvıl cıvıl olmazdı hiç ; çocuklar bilgisayar ve oyun makineleri ile meşgullerdi çünkü. Ağaçlar,çiçekler ilgilerini çekmiyordu.Pierre, salıncakların tam karşısındaki banka oturdu. Tony’nin tasmasındaki ipi çıkardı, sebest kalan Tony sevinçle hoplayıp zıplamaya, oaradan oraya koşmaya başladı. Yanında getirdiği oyuncak kemiği olanca gücüyle fırlattı. Tony’nin kemiği kendisine getirmek için ileriye atılışını zevkle seyretti. Boş salıncaklara baktı ; neşeli çocuk seslerini hayal etti. Pierre’in çocuğu yoktu, evlenmeyi de pek düşünmemişti. Belki Anne• ile evlenebilirdi ; ancak, Anne evlenseler bile çocuk sahibi olmak istemediğini daha baştan söylemişti. Rose-Mary• zaten kendisinden yaşlıydı, tanışmalarından kısa bir süre sonra da ölüvermişti ansızın. Hélène ile de bir türlü uyuşamamışlar, iki ay sonra ayrılmışlardı. Pierre’in kızkardeşi ise başka bir şehirde yaşıyordu. Noel’de bazen ağabeyine kart gönderirdi.Çocukları vardı, çalışıyordu ve her zaman meşguldü. Birkaç yıldır görüşmemişlerdi. Tony’nin sesiyle irkildi. O zaman düşüncelere dalmış olduğunu farketti. Köpeğin ağzındaki kemiği alıp uzağa fırlattı.İsabetsiz bir atıştı, Tony şimdi çalılıkların arasında kemiği arıyordu. Pierre ölgün ışıklı sokak lambalarının altında kuru yaprakları çiğneyerek yürüdü, bir başka banka oturdu. Canı biriyle konuşmak istiyordu. Salvatore•’u mu arasaydı acaba ? Ama Salvatore gece vardiyasına erken başlar, sabaha karşı evine dönerdi. Saatine baktı, « Şu sıralarda ise başlamıştır » diye mırıldandı kendi kendine. Ya Jacques• ? Onu severdi, hem şen-şakraktı Jacques.Hemen cep telefonunu çıkarıp Jacques’ın numarasını tuşladı. Bir, iki, üç… Defalarca çalan telefona cevap vermedi Jacques, galiba mesguldü. Bu defa işyerinden arakadaşı Stéphanie•’yi aradı. - Alo, dedi, Stéphanie. - Stéphanie, ben Pierre. - Aaa Pierre, nasılsın ? - İyilik, senden ? - Bu aksam haftasonu tatili için Paris’e uçacağım da, hazırlanıyorum. - Hmm, meşgulsün. Özür dilerim. - Birşey mi vardı ? - Yoo, öylesine aramıştım. Haydi sana iyi eğlenceler Stéphanie ! Pazartesi görüşürüz. - Tabii ki. Çektiğim fotoğrafları da gösteririm. - Tamam, anlaştık. - İyi akşamlar. - Sana da. Telefonu kapattıktan sonra Pierre bir süre düşündü. Şanslı kadındı Stéphanie, herşeyi vardı. Ama o da yalnızlıktan sıkılır, zaman zaman bunalıma girerdi. En son gittiği psikolog sık sık seyahat yapmasını tavsiye ettiğinden uçak şirketlerine abone olmuştu sanki. Ama iyiydi şimdi, neredeyse herkese gülücükler dağıtıyordu. Tony aradığı kemiği bulmuş, sahibinin yanına gelmişti. Pierre, köpeğinin ağzındaki oyuncak kemiği alıp cebine soktu. Oturduğu banktan kalkıp eve doğru yürümeye başladı. Kendisini takip eden Tony’nin tasmasının ipini takmadığını hatırlayınca geriye döndü, ipi takıp yürümeye başladı. Eve vardıklarında Tony ile beraber televizyon seyrettiler.Koltukta otururken göğsünde bir ağrı hissetti Pierre.Oğuşturmaya başladı göğsünü. Sonra televizyon seyretmeye devam etti . Ardından ikisi de orada uyudular. Sabah Tony acı acı uluyordu. Sahibi onu henüz doyurmamıştı. Tony masanın üzerine çıkıp bulduğu birkaç bisküviyi yedi.Pierre hala kalkmamıştı. Telefon çaldı, Pierre cevap vermedi. Kapıya vuruldu, Pierre kapıyı açmadı. Postacı geçti, Pierre oralı olmadı. Galiba Pierre çok meşguldü. Bir hafta sonra polis eşliğinde eve gelip kapıyı kırdıran mesai arkadaşı Stéphanie, önce « Pierre ! », sonra « Tony ! » diye seslendi.Pierre cevap veremezdi artık, Tony de meşguldü. Zira burun direğini kıracak derecede pis bir kokunun yayıldığı evde sadık dost Tony’nin ağzında sahibinin baldır kemiği sallanıyordu.
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
1
Sudenaz’dan Mektuplar (ııı)
• Ersin Başeğmez • Yaşamdan Hikayeler • 1 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
1
Aralık
1
Aralık
1
Aralık
1
Mayıs
18
Ocak
24
Ocak
24
Ocak
24
Aralık
23
Şubat
7
Eylül
24
Aralık
23
Haziran
28
Aralık
23 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||