Mutlu Bir Çocuk Yazı Yazıyor Müsadenizle
Geçenlerde gazetede gördüğüm bir başlık beni düşündürdü. Yanlış hatırlamıyorsam tam olarak yazarın biri şöyle diyordu: ``Çocukluğu mutlu geçen iyi bir yazar olamaz.`` Ne iddialı bir o kadar ego fazlası içeren laf doğrusu...
Çoçukluğumu düşündüğümde mutlu anlarımın mutsuz anlarımdan ne kadar fazla olduğunu düşündüm.Tabiiki mutsuz anlarım da oldu benim, her insan gibi.Ben bir yazar değilim, kendi adıma sadece yazmayı seven ve her yazışında biraz ölen biriyim.
Derken aklıma bizzat yaşadığım bir olay geldi.Üniversite yıllarımdı ve zorla bize Klasik Arkeolojiden ders aldırmaya çalışan bir hocamıza karşı gelmiştim. Oysa sevmeden , istemeden o dersleri alan öğrenciler hep o derslerden kalır ve geçemezdi.Bir gün öğretmenime demiştimki, lisede yaparlardı sizin yaptığınızı , resim isteriz müzik verirler, sonrada o dersden geçmemizi beklerler..ve tabiki bana dayatılmaya çalışan o dersleri bütün üniversite yaşamım boyunca almadım..
Biliyorum, ne alaka , neden anlattınız bu hikayeyle , yazarın ne gibi bağlantısı var dediğinizi duyar gibiyim..
Kendisine yazar diyen , toplumumuz sayesinde bir yerlere gelmiş insanların, eğer yazar olmak istiyosanız mutsuz olun, çocukluğunuz iyi geçtiyse imkansız olamazsınız dayatmalarına karşı çıkmak için anlattım, bu gerçek öyküyü..
Anlattım çünkü, mutlu bir çocukluk dönemim oldu, belki hayatımın sonuna kadar iyi bir yazar olamam , ama komik hikayeler yazabilirim mutlu bir çocuk olarak...