Mutluluk mu
Genç kadın ona asırlar kadar uzun gelen,bir o kadar da yorucu geçen yolun sonuna gelmiş olduğunu hissetti.Ne kadar da istiyordu bu bebeği doğurmayı....Tüm aile de ilk torunlarını karşılayacak olmanın heyacanını yaşıyorlardı.
Kışın, şehre tüm yoğunluğuyla bastırtığı o günlerde ,hastanenin bahçesine yağan kar tanelerinin genç kadının çektiği korkunç doğum sancilarına hiç aldırmadan birbirleriyle güle oynaya yerlere konduklarını hayal etti..Ayıp dedi sesli sesli, gülmeyin bana dua edin.Onu , bu küçük misafiri ne kadardır bekliyordum sizler de biliyorsunuz.
Başucunda duran, birazdan baba olacağını düşünen kimbilir başkaca da kafasından neler geçiren adam ,karısının mırıldanmasını duymuş:
-Bir şey mi istedin hayatım...
İçinden tüm şımarıklıklarını sanki bu güne sığdırmaya karar vermiş karısı:
-Üff...Çok sancım var.Artık birşeyler yapsınlar.
Adam da içinden yeter diye düşünüyordu.Saatlerden beri karısı gözünün önünde oradan oraya dönüyordu.Ama doktorlar aynı fikir de olmadıklarından olsa gerek, bekleyeceğiz diyorlardı.
Adam da aynen karısı gibi bu küçük bebek için ne kadar beklediklerini düşündü.Yıllar süren çırpınışlar...İşte nihayet çırpınışların sonu. Aman canım herkes kolay mı doğuruyor diye düşünde bir an.Şehrin en iyi hastanesine gelmişlerdi.Daha ne yapacaktı..
Ah bir şu bebeği kucağına alabilseydi.Birden karısına içi acıdı, kadın olmak zor muydu ne..Kadınlar hep öyle der ya..Allahım dedi.Yaşamım boyunca bir sürü hatalarım vardır.Ne olur beni onlarla şu an sınama.Ona yardım et.Birden onun adını uzun süren evlilikleri boyunca hemen hemen hiç söylemediğini fark etti.Oysa karısı buna çok gücenirdi.Ona yardım et diyordu Allaha.Yok diye içinden geçirdi,onu seviyordu şu iş hele bir bitsindi...Artık hep adı ile hitap edecekti karısına.Aşkım demeyecekti.Biliyordu karısı bu şekildeki seslenmeleri çok düzeysiz ve samimiyetsiz buluyordu.Ona göre sadece bir gösterişten ibaretti aşkım kelimesi.
Galiba haklı dedi.Ama birazdan hayatımın en büyük gerçek aşkına kavuşacağım.....Bilemezdi ki!
Gerçek aşkı ona nelerle geliyordu.
Tamam işte içeriye giriyorlar ,sıkıntıdan pencerenin yanında yaktığı sigarasını hemen elinden atıp koşturdu arkalarından.Hemşirenin sesini duydu.
-Siz burda bekleyeceksiniz beyefendi.
Tabii ya,içeriye mi girecekti?Güldü, karısı bunu da kınardı,eğer içeriye girecek cesareti olsaydı.Yine ona göre, doğum anı da özeldi.Erkekler görmemeliydi.Hem ne demişti karısı.
-Sen iğne yapılanlara bile bakamazsın.Saçmalama ne doğuma girmesiymiş.
Evet dedi yine içinden...Karısı herzamanki gibi haklıydı.Tüm benlğiğini ve zihnini içerden gelecek sese yöneltti.
Dakikalar yıl oldu, karısının çığlıklarından başka birşey duyulmuyordu.Neden bu kadar zordu!..
Ne kadar sürdüğünü, şimdi hatırlayamadığı sürenin sorunda asık suratlı çirkin doktor dışarı çıktı.Doktoru çirkin yapan vereceği haberin beterliği miydi?
Şehrin en güzel hastanesinin koridorları bu kadar dar olupta insanı boğabilir miydi?
Minik oğlum kör, kör diya bağıran ve ağlayan adama ,şimdi eşlik ediyordu dışarıdaki gülen kartaneleri................
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :