Mutsuzluk Ayracı 1
12 / 7 / 2008 Cumartesi tarihinde Erdem Kapusuz tarafından eklendi, 163 kez okundu...
“Sokağı döndüğü zaman, karşısında beliren iskelenin hemen önündeki bankta oturuyordu. Uzun saçlı kız, çevresinde akıp giden hayattan kendini soyutlamış gibi bir hali vardı, üzerindeki ince hırkaya sıkıca sarınmış, görenlerde etrafta karakışın yada sıtma hastalığının hüküm sürdüğüne inandıracak bir duruşla, öyle martıları izliyordu. Adam göz ucuyl...” Okuyucu Puanı ;
Mutsuzluk Ayracı 1Sokağı döndüğü zaman, karşısında beliren iskelenin hemen önündeki bankta oturuyordu. Uzun saçlı kız, çevresinde akıp giden hayattan kendini soyutlamış gibi bir hali vardı, üzerindeki ince hırkaya sıkıca sarınmış, görenlerde etrafta karakışın yada sıtma hastalığının hüküm sürdüğüne inandıracak bir duruşla, öyle martıları izliyordu. Adam göz ucuyla, şöyle bir baktığı kadının bu kadar beynini kurcalamasına anlam verememiş, daha sonra beyninden bu düşünceleri uzaklaştırıp, o da boğazın güzelliğine aldırmadan; mavi yeşil ve martıların seyrine dalmıştı. “Bu dünya bana göre değil!” beynini sürekli bu cümle kemiriyordu. Şimdi, boynuma bir taş bağlayıp, sallasam kendimi şu akıntıya, kim fark eder beni diye düşündü. Hatta şu bankta oturan kız bile gözünün önünden neyin kaybolduğunu fark etmeyecektir, Eminim. Diye içinden geçirirken bir anda duyduğu sesle tüylerinin diken diken olduğunu hissetti. -Emin misin? Bu kadar emin misin fark edilmeyeceğinden, öyleyse ne duruyorsun. Arkasını döndüğü anda, az önce bankta oturmakta olan, genç kadının kahverengi mi bal rengimi olduğuna karar verememiş ama ikisinin de en güzel tonlarını almış, gözleri ile karşı karşıya geldi. - Nasıl yani? Sen benim düşüncelerimi mi okuyorsun? - Evet, dedi. Genç kız, her insanın bir kusuru vardır. Benimki de bu işte, ve bu yüzden neredeyse sürekli bir kaçış içerisindeyim insanlardan, dedi. Gözlerini köprünün altından geçmekte olan büyük şilebe çevirerek. Nasıl bir illet olduğunu, tahmin bile edemezsin, dedi. Sıkıntılı bir ses tonuyla. Dönüp durmakta olan bir dünyada, tek başına yaşamaya mahkum edilmiş, gibi olursun. Hatta bazen dünya o kadar üzerine gelir ki, nerede, ne zamanda olduğunu bile unutursun. Dedi, genç kız. - Yanılıyorsun, aslında bu sana armağan edilmiş olan bir güzellik, hayata renk kat, insanların gizlisinde, içinde olan sıkıntıları bil ve onlara elini uzat diye sana verilmiş bir hediye. Sen bir melek olmalısın. Dedi genç adam, kendi dertlerini unutmuş. Tüm dikkatini saçları, boğazın akıntısını kıskandıracak gibi, rüzgarda dalgalanan kıza yöneltmişti.
Tavsiye Et :
• Dila Emral Aydın yazıyı favori listesine aldı...
Ekim
1
Ekim
1
Eylül
29
Eylül
27
Eylül
27
Temmuz
12
Temmuz
10
Temmuz
8
Temmuz
4
Temmuz
4
Almanya Şekerleme ve Anılar
• Erdem Kapusuz • Yaşamdan Hikayeler • 131 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Temmuz
12
Temmuz
4
Almanya Şekerleme ve Anılar
• Erdem Kapusuz • Yaşamdan Hikayeler • 131 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Temmuz
4
Temmuz
10
Temmuz
8 |
![]() |
|
||||||||||||