Nasıl Bu Hale Geldik ?
Biz çocukken, okuldan ya da sokaktan eve geldiğimizde, annem bizi elinde bir parça yiyecekle karşılardı. Bu bazen bir şeker, bazen bir parça kek, bazen de büsküviydi. Ama illa ki daha ayakkabılarımızı çıkarırken ağzımıza birşeyler tıkıştırırdı.(Sonradan öğreniyorum ki aç insan huysuz olurmuş)
Özellikle akşam yemeğinden sonra sofra duası:
-Allahım, kimseyi açlıkla terbiye etme’ydi
Ne demekti acaba açlıkla terbiye olmak? Alışmıştım bu söze ve bazen annem daha söylemeden, alırdım lafı ağzından. Şımararak ve gülerek taklidini yapardım onun:
-Allahım, açlıkla terbiye etme kimseyiiii...
-Gülme, gülmeeee...Aç kalırsan birgün, anlarsın ne demek bu?
-İnsan, açlıkla terbiye olur mu anne ?
-Olur , derdi, hem de nasıl olur... Aç kal bir kere de gör. (Ben zaten terbiyeli bir kızım... aç kalmama gerek yok kii, şaşırmış bu kadın derdim içimden)
Çünkü bana göre o zamanlar, terbiye etmek için “şapşap terlik” icad edilmiştir ve annelerin kullanımına sunulmuştur. Annenin kızgınlık derecesine göre, muhtemelen önce popoya, sonra da sırayla bacaklara-kollara gelirdi sıra o terlikle.
Önce çocuklar evlerde şapşap terlik arsızı, sonra toplum, polis copu arsızı edilerek terbiye yöntemi uygulanmıştır bu ülkede.
Sonra Avrupa Birliği uyum taslakları çerçevesinde dayak arsızlığından, aç koyma ile terbiyeye geçilmiştir ki, bu bölüm daha vahimdir. Çok dövüp arsız ettik...Şimdi sıra ikinci bölümde. Yani aç koyup önce hırsız etmeye geldi sıra.Bunu çok kolay başardılar...Vergisiz kazanç...Popüler bir meslek. Üstelik cezası hiç yok neredeyse. Hemen ardından da açlıkla terbiye faslına geçeceğiz tabii ki.
Gelelim konumuza; Aç koyarak, insan terbiye etmek gibi bir politika güdmekte sanırım idarecilerimiz. Aynı sirk hayvanı gibi...İçimi acıttı bu cümle.
-İpte yürü, sana şeker.
-Ateşli çemberden geç sana köpek maması.
-Bisiklete bin, sana armut.
-Amuda kalk, sana muz.
*****
-Oy ver, sana pirinç.
-Oy ver,sana un.
-Oy ver, sana şeker.
-Oy ver, sana tavuk. Vs. Vs. vs .uzar gider bu liste.
Koşullu şartlanmışlıkla veririz. Aç bırakıldık çünkü.
Yedikçe yedik...Karnımız doysa gözümüz doymadı. Kusana kadar, aksırıp, tıksınırıncaya kadar yedik, insan onurumuzu hiçe sayarak.
Kişiliğimizi sattık aç kalınca.
Bilemedik ki, dünyanın en arsızı ve yüzyüzü insanoğludur bu dünyada.
Ve en nankörü.
Midemiz aklımızın, özgürlüğümüzün, insan onurumuzun önüne geçti.
Bir de baktık bugün olmuş...GÜNAYDIN
İzmir/Martılar sanki insanlardan daha onurlu ve saygın gibi geldi gözüme.
Yanıldım mı?
Umuyorum yanıldım
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
|
|
Pınar Gölcük / 10.05.2008
Midemiz aklımızın, özgürlüğümüzün, insan onurumuzun önüne geçti.tamamıyla doğru uykuda olanlara alarm olur nitelikte.tebrikler
|
|
|
Mozan Aras / 08.05.2008
Gazeteler, bangır bangır yakında gelecek/olacak ekonomi tsunamilerinden bahsediyor. Ülkemizde her şey güzel denilirken bir anda bizler o girdabın içinde mi bulacağız kendimizi.
Hani kendine yeten bir ülkeydik? Bulgur pirinç fiyatını yakalamış diyorlar, nereye kadar?
Ülkemiz tarım ülkesiydi, hayvancılık vardı, sanayi ilerliyor herşey yolundaydı. Ne üzücü.
Şimdi elimiz yüreğimizde bu karmaşayı bekleyeceğiz, üzülmek neye yarar, olan oldu mu diyeceğiz.
Küresel ısınma, küreselleşme, küresel açlık. Peki biz yönetilenlerin ne suçu var?............
Çok mu? Ne kadar?
Kim kimi sorgulasın şimdi...
Konuyu mu değiştirelim, kuş giribi gene görülmüş, ölümler var.
Bir keresinde tanık olduğum bir konuşmada adamın biri çıkıp demişti ki: anlı şanlı miletimiz bunun da altından kalkar. Olur önce altında kalalım sonra altından kalkalım nasıl olacaksa.
Allah sabır versin diyelim de sıyrılalım bari işin içinden.
|
|
|
Seyhan Nergiz / 05.05.2008
açlık hakikaten etkili bir terbiye edici. yardımlaşma her halukarda güzel ve gerekli, insanlık borcumuz. her şeye rağmen gönül isterki rey sahibi olanlar bunu iş yapacakların kabiliyetlerine, liyakatlerine bakarak verseler. bunun için biraz daha ilim irfan sahibi olmak gerekiyor.
|
|
|
Lutuf Veli / 05.05.2008
malesef yanılmadınız sezer hanım bir gerçeğin surutımıza kusması gibi bunda sanırım hepimiz biraz veya çokça sorumluyuz ,insan olarak...tebrikler ve onurlu yaşamlar topluma...
onursuzca elde edilen başarıların zilleti bir ömür sürermiş...
|
|
|
Tuğba Çetiner / 05.05.2008
Yazınız gündeme cuk oturmuş. Elinize sağlık.Yalnız benim dikkatimi en çok, annenizin yaptığı dua çekti.Aceba diyorum, dua edenlerimiz azalmış olabilir mi?
|