Nükteli Fıkralar 16 (111 / 115)
111) ORTALAMA TÜRK NEDİR?
Piyasaya `ortalama Türk` diye bir terim çıkmıştı . Başlangıçta önem verilmese de, sonra sonra terim, kendiyle ilgilenilecek duruma geldi. Bu terimi sık duyup anlamına erişmek isteyen Öğrenci, Öğretmeni`ne sordu:
``Ortalama Türk, ne demektir Hocam?``
Öğretmen, kafasını kaşıdı;
``Yeni bilgidir, henüz müfredata girmedi, Çocuğum!`` dedi. ``Çalışkan öğrenci ile tembel öğrenci arasındaki biridir herhalde!``
* * *
112) ORTALAMA BEBEK
Adamla kadın evlenmişlerdi. Aradan bir sene geçti, bir bebekleri dünyaya geldi. Bebek ne kıza benziyordu ne de erkeğe. Bu bebek, kız bebek mi, erkek bebek mi?.. diye aralarında tartışma çıktı. Karara varamadılar. Mahallenin nenesine gidip;
``Bizim bebeğimiz, erkek bebek mi, yoksa kız bebek mi?`` diye sordular.
Nene, bebeğe baktı. Duruma o da şaşırıp;
``Ortalama bebek galiba!`` diyerek cevap verdi. ``Belli ki siz, kız olsun erkek olsun diye aranızda didişmişsiniz!``
* * *
113) ORTALAMA İNSAN
Sosyal bilgiler dersine girildiğinde öğretmen, iyi insan kötü insan tanımlarını öğrencilere anlatmak istemişti. Öğretmenlerinin bir şey söylemek istediğini sezinleyen öğrenciler, dikkatlerini ona verdiklerinde, Öğretmen;
``Bakın çocuklar!`` diye söze başladı. ``Bir toplumun içinde iyi insan da vardır kötü insan da!.. Doğru sözlü, doğru hareketli insan iyi insandır; yalana başvuran, hile düşünen insan ise kötü insandır!``
Zeki, parmak kaldırdı. `Söyle` işareti alınca da;
``Biraz doğrucu, biraz hileci olan insan nasıl insandır Öğretmenim?`` diye sordu.
``Öğretmen, bir anda duraladı. `Amma zekice bir soru` diye mırıldandı. Sonra,
``İşte onu konuşmak kolay değil Çocuğum!`` diyerek cevap verdi. ``Ortalama insan diyesim geliyor ama, ıstılahta onun, başka tanımlaması var!``
* * *
114) ORTALAMA VATANDAŞ
Türk vatandaşlarının nasıl olduğunu merak eden insanlar vardı Dünya`da. Bunlardan bir grup Türkiye`ye geldi. Kendilerine refakat için görevlendirilen Mihmandar`a;
``Bize, Türk vatandaşlarından bazılarını tanıtır mısın?`` dedi.``
Mihmandar, `hay hay` etti. Misafirleri peşine takıp Sultanahmet Meydanı`na getirdi. Bankta, sakin, efendi hâliyle oturan vatandaşı gösterip;
``Bu vatandaşımız, dindar olma özelliğini taşır!`` dedi. Şu anda, minareden duyulacak ezanı bekliyor. Duyunca, camiye girecek; namazını eda edip, çıkıp işine gidecek!``
Biraz ilerlediler, bank üzerine cenaze gibi yatan bir başka vatandaşla karşılaştılar. Mihmandar;
``Bu vatandaşımız, hayata boşvermiş olma özelliğini taşır!`` dedi. Derdi-kederi giderecek diye akşamdan kafayı çektiğinden, gece biter, gün başlar; vakit geçer oğle olur, ayakta dik durma fırsatını bir türlü bulamaz!``
Misafirler, `yazıııık!` der gibi bir tavır takındılar. Biraz daha ilerlediler. Çimenler üzerinde oturmayı da, yatmayı da beceremeyen, ama zaman zaman, doksan derecelik açı içinde gövdesini hareket ettiren birini gördüklerinde sordular:
``Ya bu, nasıl vatandaşınız?``
Mihmandar, ifade zorluğu çekercesine;
``Bu kişi, camiye gidene de, meyhaneye gidene de uyum göstermeye çalışan vatandaşımızdır!`` diyerek cevap verdi. ``Özelliğini tam bilemediğimizden, ortalama vatandaş deyip geçiyoruz!``
* * *
115) ORTALAMA POLİTİKACI
Bazı politikacılar `ortalama Türk` teriminden çok hoşlanmışlardı. O kadar çok hoşlanmışlardı ki, kendi partilerini `ortalama Türk`ün partisi diye tanımlıyorlardı. Bu politikacı grubu, tanımlamaları kalıcı olsun diye usta marangoza geldiler. O`na;
``Usta! Bize öyle bir oyuncak yap ki, ortalama Türklüğümüz, üzerinde belli olsun!`` dediler.
Marangoz Ustası; ``Olur!`` dedi. Bir hafta süre isteyip onları uğurladı.
Bir hafta sonra politikacılar geldiğinde, Usta;
``Buyrun beyler. Oyuncağınız hazır!`` dedi.
Marangoz ustası, büyük bir tahteravalliyi koymuştu önlerine. Politikacılar yaklaştılar. `bizim ortalamalılığımız bunun üzerinde nasıl belli oluyormuş` deyip tahtarevalliye bakmaya başladılar.
Tahtarevallinin iki tarafında iki şişman insan, tam ortasında ise zayıf ince insan figürü görünüyordu. Politikacılar sordular:
``Bu sağdaki ve soldaki tipler neyi işaret ediyorlar Usta?``
Marangoz ustası;
``Sağdaki Amerika`dır, soldaki Avrupa!.. Biri ağır basarken öbürü hafifleyiveriyor!`` dedi.
Politikacılar, birbirlerine baktılar. `Doğru yaa!` deyip kafalarını salladılar. ``Şu sıralar, Amerika, yaptığı hatalar yüzünden epey hafiflemiş durumdaydı ya!``
Sonra, ortadaki ince uzun figürü gösterdi politikacılar. Marangoz ustasına;
``Ya bu neyi işaret ediyor Usta?`` diye sordular.
Marangoz ustası, yan gözle onları süzdü. Neşeli ifadeyle çenesini sıvazlarken;
``Ortalama Türk`ü tabi ki!`` diyerek cevap verdi. `` Gördüğünüz gibi. Tahtarevallinin hangi yanı ağır basarsa, oraya eğiliyor!``
* * *
İbrahim Faik Bayav
(6 Mayıs 2008)