O Adam Benim Babam(8)
Babası okula elinde bıçakla gelmişti. Deli bu adam diye konuşuyorlardı aralarında öğrenciler. Kız ise gözyaşlarını siliyordu gizliden. Kapı açıldı ve herkes çıktı. Kardeşinin elinden tutan kız herkesin çıkmasını bekledi. Okulda kimse kalmamıştı kardeşi ve ondan başka. Babası da eve dönmüştü kimse kalmadı okulda diye.
Babamdı gelen ve bizi görmemeliydi. Bir süre sonra pes edip eve gitti. Herkes dağıldı bu esnada. Bende kardeşimle vein yolunu tuttum. Eve gittiğimizde babam üstüme yürümeye başladı. ‘okula gitmeyeceksiniz. Yakacaklar sizi. Bugün niye yakmadılar çünkü zırhladım sizi..’ saçmasapan konuşmalar beynimde uğulduyordu.. okula gitmeyecektik.
--Üç gün okula gidemediler. Hafta sonu gelmişti zaten. Kış ayları olmasına rağmen dışarıda güzel bir hava vardı.
Hafta sonu güzel hava olduğu için parka gitmek istedik. Arkadaşlarımızda aşağı inin diye bağırıyor, top aldık oynayalım diye ısrar ediyorlardı. Balkondan baktığım için onları rahat duyuyordum. Ama kısık sesle gelemem diyordum.
--Gidemezlerdi bir yere. Babası kımıldamamaları için çoktan talimat vermişti bile. Birdan ayağa kalkması hepsini korkuttu.
Babamın yerinden kalktığını görünce hemen çömeldim olduğum yere. Kapıya doğru yöneldi ve ayakkabıları giydi. Belinde ise ayrılamadığı bıçak. Saklamama rağmen bulmuştu. Kapıyı araladı, sağa sola baktı ve gitti. Kapıya koştum şaşkınlığımla birlikte. Kapının açık olması için dua ediyordum ama nafile. Kilitleyip gitmiş. Bu sırada annem ve kardeşim perdenin arkasından babamı takip ediyordu. Babam bakkala girmiş ama neden?
--Babası bakkala gittiğinde bir zamanlar çok sevdiği o adama bıçak çekti ve istediğini aldı. Çıkarken ise hepinizi keseceğim diye tehditler savurmaktan geri kalmadı. Bakkal çok severdi onu. Her akşam mutlaka yanına gider, sohbetlerini dinlerdi. Bu yüzden değişimine akıl sır erdiremiyordu.
Babam eve geldiğinde bir poşet dolusu çikolata almıştı. Bize aldığını düşündüm ama yanıldım. Babannemle birlikte zevkle yediler. Sigarada vardı. Beş kuruş para vermeden yazdırdıklarını nasıl ödeyecektik? Gün geçtikçe bataklığa sürüklenmemiz kabul edilir gibi değildi.
--Babası evi çöplüğe çevirmişti. İçtiği sigara izmaritlerini halıda söndürüyor, sobalı olan evlerinde sobadan çıkan külleri halının ortasına döküyor, yediği çikolataların kabuklarını etrafa atıyordu. Temizlemek için kimse kılını kıpırdatamıyor, ellerini sürseler yabancı olmadıkları darbeleri selamlamak zorunda kalıyorlardı.
Babama tahammülümüz kalmadı artık. Kaçmalıydık, gitmeli ama nasıl?
Pusuya yatmış düşman gibi sessiz sedasız babamın boşluğunu yakalamak için bekliyorduk.
--İstediklerini elde ederlerse hayatları biraz daha düzene girecekti. İnanılmaz acılar yaşıyorlar, gün geçtikçe hayattan soğuyorlardı. Kaçıp gitselerde, kaldıkları yer onlar için ayrı bir acı parçası olacaktı.
DEVAM EDECEK...