O Adam Benim Babam(ııı)O Adam Benim Babam(ııı)Günler geçiyor annesinin gözyaşları dinmiyordu. Küçük kızın ümidi yitip gitmişti. İçinde belirsiz bir korku ve baba özlemi vardı. Bu özlem bitecekti gizemli çalınan kapıyı açmasıyla…Koşamıyordum babam gittiğinden beri çalan kapılara.Ama bu sefer içimde farklı bir coşku vardı. İlerledim kapıya doğru. Açtığımda inanamadım. Şaşkındı küçük kız. Babası karşısındaydı. Rüya değil di bu gerçeğin ta kendisiydi. Sessizce kapıyı açık bırakıp arkasını döndü ve gitti salona doğru. Kızgındı babasına o yaşlarda. Neden gittiğini bilmiyordu ya da götürüldüğünü.. ‘Minik kuş sarılmayacak mısın babana? Baba seni çok özledi ama..?’ Bende seni özledim baba nerdeydin? Hani saçlarımı tarayacaktın sarılamadım sana.. Kenetlenmişlerdi birbirlerine. Ağlıyordu küçük kız.. Babasınında kaçamaktı yaşları akıyordu gizliden gizliye..Akşam olduğunda evde bayram havası vardı. O gece anne ve babasının arasına girerek uyumuştu. Her şey eskisi gibi olmayacaktı bunu bilmiyorlardı. Büyükbabası sendika başkanı olduğu için lojmanda kalıyorlardı. Babası geldikten sonra apartman dairesine taşındılar. Babamın isteği üzerine aparmana taşındık. Ben eski evimizi çok özlüyordum. Bahçesinde köpeğimiz, horoz ve tavuklarımız olan.. Birde büyükbabamın bana yaptığı salıncağı.. Yeni evimizde güzeldi, bahçesinde horozlar olmasa da. Kocaman bahçeye sebze ekiyorduk. Parka yakındı. Komşularda sevimli. Her akşam annem çay demler, komşularla parka giderdik. Babam sazını alır, çaylar doldurulur, gece yarılaraına kadar eğlenirdik. Çok iyi saz çalıyordu babası. Hoş sohbetiyle herkesi kendine hayran bırakırdı. Emekli olma vakti gelmişti ama çalışmayı sevdiği için olmaktan vazgeçti. Kimya mühendisiydi babası. Zekasına hayran olurdu herkes. Kısa sürede yeni taşındıkları evlerinde mutluluğu yakaladılar. Küçük kızın okul çağı geldi. Kardeşi 3 yaşına girdi. Bu arada amcası ve yengesi yıllar öncesinden ayrılmışlardı. 3 çocuk bir orda bir burada yaşıyorlardı. En büyükleri şantiyede işe başlamış, ortancaları babasıyla yaşıyordu. Annesi başka bir şehirde kendi hayatını kurmuş, en küçük olan kız çocuğu ise evlatlık verilmek için işlemleri bekliyordu. Ta ki küçük kızın annesi ben bakacağım diyene kadar.. Artık evde 3 kız olmuşlardı. Okula başladım. İçimde heyecan vardı. Önlüğüm ve çantam büyük geliyordu bana. Kuzenimde bizimle yaşıyordu. O ilkokul üçüncü sınıfa başladı. Ben okuma yazmayı biraz biliyordum. Büyükbabam öğretmişti zaten. Aynı evde üç kız. Kavga ediyordum kuzenimle. Ne oyuncak kavgası, ne de silgi kalem.. Benim babam, senin baban kavgası yapar sonra da ağlardık. Dönem sonu gelmiş, artık bir yaş daha büyümüştü küçük kız. İkinci sınıfa geçmişti, karnesinde ki tüm notlar beş, davranış notları pekiyiydi. Başarı ve çalışkandı. Öğretmeni onun çok içine kapanık bir çocuk olduğunda şikayetçiydi sadece. Beyaz kelebeğim diye severdi. Yaz tatili ödevlerini bir çırpıda yaptı. Yaz boyu doya doya oynamak için. Büyük bir heyecanla karnemi babama verdim. Hepsi beş olan karnemi. Herkes hediye olarak kitap almıştı bana. Kuzenimin karnesi çok iyi değildi ama ona da aldılar. Dışlanmış gibi hissetmesin diye kendini. Doğum günüm gelip çattı çoktan. Herkeste bir telaş var ama anlam veremediğim bir sessizlikte hakim evin içinde. Kimse nice yıllar demedi bana. Akşamı bekliyordu herkes. Küçük kıza sürpriz pasta yapıyordu annesi. Ama o bunu bilmiyordu. Kimsenin onu sevdiğini düşünmüyordu. Akşam olduğunda evimiz çok kalabalıktı. Ben mutfağa gittim. Annemin yaptığı pastaya bakarken babam geldi yanıma kardeşimle beraber. ‘Nice yıllar minik kuş..’ ve ardından saçlarıma taktığı kirazlı tokalar. Çok güzellerdi. O tokaları küçükken görüp istemişti. Pazara gittiğinde kirazları toka zannedip saçlarına bulaştırdığını bile anımsamıyordu. Buna istinaden almıştı babası. Güzel günler geçiriyor olsa da anlam vermediği tuhaf davranışları vardı babasının. Her şeye kızıyor, bağırıyor, hatta babası ve eşinin üzerine yürüyordu zaman zaman. İnanılır gibi değildi. Bu davranışlar neyin işaretiydi. Emekli olmuştu. Annesi işe başlamıştı bu esnada. Küçük kızı okula babası götürüyor, saçlarını özenle tarıyor ve çoraplarını giydiriyordu. Zaman geçtikçe geçiyor, eline kazmayla kürek almış akrep ve yelkovan yaşananlarının üzerine besmeleyle toprak serpiyordu. Babamın bu değişikliği beni korkutuyor. Bu kadar değişmesi imkansız. Bugün anneme vurdu ilk defa. Annemin boynuna sarıldım bende ağladım. Ağlıyorduk ikimizde. Ben annem ağlıyor diye annem ise benim bilmediklerimle.. Babası en küçük kardeşini vermişti toprağa. Aradan geçen 9 ay sonrasında bir kardeşi daha ve amcasının oğlunu. Çok değişmiş, yaşananlar çok etkilemişti kendisini. Hayat önce sınav yapıyor sonra ders veriyordu onlara. Esas yaşanacak acılar ilerdeydi. Yıpratmıştı yıllar babasını. Ve bir kadir gecesi akşamı olan oldu. devam edecek...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
4
Aralık
3
Aralık
3
Sudenaz’dan Mektuplar (vı) (son)
• Ersin Başeğmez • Yaşamdan Hikayeler • 36 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
3
Aralık
3
Dünya Engelliler Gününü Saygıyla Anıyorum
• Zeliha Okan • Yaşamdan Hikayeler • 28 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Haziran
28
Haziran
23
Haziran
19
Haziran
18
Haziran
17
Mayıs
19
Mayıs
13
Nisan
14
Bir Çocuğun Dilinden
• Vildan Atasoy • Sevgi ve Aşk Denemeleri • 269 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Nisan
16
İsimsizdi Kelebeklerim
• Vildan Atasoy • Hayata Dair Denemeler • 268 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Nisan
11 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||