O GözlerO GözlerSohbetine doyum olmazdı Kemal amcanın. Kahvenin bahçesinde toplanıp, bize başından geçenleri anlattıkça, ağzından bal akardı sanki. Sözü dinlenir birisiydi. Maltepe sigarası da yanından hiç eksik olmazdı. Sigarasını yakıp, uzun uzun üfledikten sonra, hovardalık günlerini anlatmaya başladı mı, gözlerindeki o parlaklığı görecektiniz. Kendisinden öyle bir geçerdi ki biz de onu dinlemeye doyamazdık.Kemal amcaya olan hayranlığımızı ve onun sohbetinden hoşlandığımızı bilen büyüklerimiz, Kemal amcanın bize kötü örnek olacağını düşünerek, bizi hep göz hapsinde tutarlardı. Belki de haklıydılar. Bugüne kadar kırmadığı ceviz kalmamıştı Kemal amcanın. İki kez evlenmiş ve ikisinden de ayrılmıştı Kemal amca. Gelip geçiciydi yaşam onun için. İş, eş, para, çocuk hiçbirisine önem vermemişti bu zamana kadar. Ondan bahsederken girdiği her ortamı doldururdu derlerdi insanlar. Yemesini de yedirmesini de bilirdi. Herkes onun hovardalığından şikayet ederdi ama için içinde kıskanırlardı onu. Hatta imrenirlerdi onun hayatına ama bunu asla belli etmezlerdi. Her zaman iki dirhem bir çekirdek giyinirdi Kemal amca. Asla ütüsüz pantolon göremezdiniz üzerinde. Boyasız ayakkabı giymezdi. Üstüne başına bukadar düşkünken, asla evine özen göstermezdi. Dünya hiç umrunda değildi. Hep dillere destan güzelliğini duyduğumuz, Kemal amcanın ikinci eşi Canan yengeden ayrılışına çok üzülmüştüm. Keşke ondan hiç ayrılmasaydı da hep bu mahallede bizimle otursaydı. Kemal amca hiç anlatmazdı Canan yengeyi. İlk eşide çok güzelmiş ama, Canan yengenin güzelliği karşısında kaybolup gitmiş. Babam Kemal amcayla uzaktan akraba sayılırdı. Canan yengeden söz açıldığında, biraz kırgın, biraz öfkeli biraz da kıskanç "çok namı vardı o şırfıntının "derdi. Annemde babama kızar, Canan yengenin çok marifetli olduğunu söyler, onun güzelliğinden övgüyle bahsederdi.Kemal amcanın ona çok haksızlık ettiğini söylerdi. O zamanlar işin aslını pek anlıyamıyordum tabiki... İlk eşiye evlendiğinde otuz yaşlarındaymış Kemal amca. Güldane yenge ise henüz yirmiikisinde çok güzel bir kızmış. Kimse yakıştıramamış Kemal amcaya. Hovardalığından dolayı tabi. Kemal amca kıymetini bilememiş Güldane yengenin. Ama Güldane yenge kimseye belli etmezmiş mutsuzluğunu. Kocasına karşı hep saygılıymış. Fakat bu evlilik uzun sürmemiş. Güldane yengenin annesi ve babası kızlarının durumunu öğrenince hemen çekip almışlar onu. Kemal amca ona kal bile diyememiş. Ben Kemal amcayı ilk defa babası öldüğünde tanımıştım. İkincin eşi Canan yengeyi de o zaman farketmiştim. Kemal amca ilkdefa o gün getirmişti Canan yengeyi. Herkes cenaze evine birikmişti. Ben de o zamanlar çocuk olduğumdan geriden seyrediyordum olanları. İnsanlar sırayla Kemal amcaya başsağlığı diliyor, Kemal amca da bazen susup duruyor bazen de sessizce ağlıyordu. Canan yenge de sanki kırk yıldır o evin gelini gibi ortada dolanıp duruyordu. Cenazeden sonra Kemal amca ve Canan yenge eve yerleştiler. Çok geçmeden Kemal amcanın anneside ölmüştü. Canan yenge artık evin hanımağası olmuştu. O zamanlar mahallenin çocukları ve ben Canan yengeye hayrandık. Onun için bakkala gitmek bizim için bayramdı sanki. Onun bizim saçımızı okşaması o kadar hoşumuza giderdi ki, her dakika bakkala göndersin diye beklerdik. Kemal amcadan az bir şey küçüktü Canan yenge.Hep gülüyordu ama fazla konuşkan değildi. O gür simsiyah saçlarını dağıtıp, bize o güzel gözleriyle baktığında içimiz erirdi sanki. Bize geldiğinde, bana masal anlatmasını isterdim hep. Çünkü o masalını anlatırken, bana sarılması o kadar hoşuma giderdi ki, saatlerce masalın bitmemesi için dua ederdim. Hekes bir hikaye uydurmuştu Canan yenge için. Kemal amcayı neden sevmişti ki. Neden böyle bir hovardanın peşine düşmüş gelmişti acaba..Ona birçok şey yakıştırmışlardı. İnsanların kendisine hangi gözle baktığının farkındaydı Canan yenge. Ama hep susuyordu. Gözleri de hep yerdeydi. Hiç kimseyle senli benli konuşmazdı.Bunların hepsine katlanmasının sebebi Kemal amcayı sevmesinden di. Ama Kemal amca onu seviyormuydu acaba... Bir gün Kemal amcanın gönlünün Canan yengeden de geçebileceğini aklımın ucundan bile geçiremezdim. İlk günler hiçkimse olup bitenlerden bir şey anlamamıştı. Kemal amcanın neden kahveye artık gelmediğini babama sorduğumda, Canan yengenin gittiğini söylemişti. O an başım döndü, sanki artık dizlerim tutmuyordu. Sadece Kemal amca nasıl bırakır onu baba diyebilmiştim. Ama gerçektende gitmişti Canan yenge.Hiç kimse görmemişti giderken. Kemal amca dahi.. Aradan uzun yıllar geçti. Ben artık büyümüş delikanlı olmuştum. Yine o gün kahvede toplanmış Kemal amcanın sohbetini bekliyorduk. Bir ara herkes dağılmıştı. Sadece Kemal amcayla ikimiz kalmıştık. Ona, Canan yenge neden gitti Kemal amca diye sordum. Bir an sustu. Suratının şekli değişmişti. Sonra toparlandı. Halinden memnun bir şekilde bana baktı. Oysa ben onun ağlamasını üzülmesini bekliyordum. Çünkü ona Canan yengeden bahsediyordum. Sonra konuşmaya başladı: Ben yine hovardalığın peşine düşünce ona da çekip gitmek düştü. Her bahar geldiğinde kendimden korkarım.Hala da böyledir.Çünkü bu mevsimde içip pır pır eder. Yine ogün parktan geçerken, bankta bir kadının oturduğunu farkettim. Ben kadına baktıkça, o hep yüzünü çevirdi. Tam gidecektim, yüreğimde bir yanma hissettim. Elimde değildi, geri döndüm. Bir kez bakmak o yüzü görmek istedim. Ama ben baktıkça o öbür yana döndü. Dayanamadım. Ardından seslendim. Ne olur Allah rızası için bir dönüver. Yavaşça döndü. Göz göze geldik. Ne omuzlarından aşağısını görüyordum ne de ağzını burnunu çenesini.Sadece o gözlerdi bana bakan. O bakışlar o kadar derindi ki.. Ondan sonrasını ben de bilmiyorum. Ne iş yaptım nerelere gittim hiç hatırlamıyorum. Nereye baksam o gözler karşımdaydı. Akşama kadar çarşı pazar dolaştım. Karanlık basmasa eve dönmek aklıma bile gelmezdi. Ertesi gün kaltığımda o gözlerin,kendisinin yüzünü gölgelediğini anladı Canan yengen. Hiç bir şey konuşmadık. Üç gün sonra da çekip gitti. Ama o gözler hiç bir yere gitmiyor.... Evet haklısın Kemal amca, gerçekten de o gözler hiç bir yere gitmiyor. Ne olurdu Canan yengem şimdi burda olsaydı. Ve bana o buğulu gözleriyle baksaydı......Tıpkı parkdaki o kadının sana baktığı gibi...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
2
Nesr(i) Şiir (son) (kadir Bıyıklı)
• Necla Güney Alptekin • Aşk Hikayeleri • 84 kez okundu. • 13 kez yorumlandı.
Aralık
2
Aralık
1
Aralık
1
Nesr(i) Şiir 2 (kadir Bıyıklı)
• Necla Güney Alptekin • Aşk Hikayeleri • 106 kez okundu. • 10 kez yorumlandı.
Kasım
30
Ekim
18
Ağustos
30
Ağustos
24
Haziran
30
Haziran
5
Eylül
5
Mart
16
Ağustos
7
Eylül
29
Eylül
26 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||