Oha Oldum Çüş Oldum !!!
16 / 6 / 2008 Pazartesi tarihinde Sezer Nişancı tarafından eklendi, 290 kez okundu...
“Anam duysa biber sürer ağzıma. Babam yaşasa kesin 10 gün küser 10 saatlik fırçanın üstüne. -Bu ne demek? Türkçede böyle bir kelime var mı ? Varsa da argo. Sen gibi bir kıza yakışır mı bu sözler.? Senin arkadaşın kim bakayım ? Anası kim, babası kim?...başlardı ahiret suallerine.-Of babaaaaa...iyi ki yoksun diyesim geldi şimdi. Çünkü şu an ki d...” Okuyucu Puanı ;
Oha Oldum Çüş Oldum !!!Anam duysa biber sürer ağzıma. Babam yaşasa kesin 10 gün küser 10 saatlik fırçanın üstüne. -Bu ne demek? Türkçede böyle bir kelime var mı ? Varsa da argo. Sen gibi bir kıza yakışır mı bu sözler.? Senin arkadaşın kim bakayım ? Anası kim, babası kim?...başlardı ahiret suallerine. -Of babaaaaa...iyi ki yoksun diyesim geldi şimdi. Çünkü şu an ki daralmaları, boğulmaları, boğazlanmaları ve hatta elimiz kolumuz bağlı seyretmeleri ifade etmeye başka kelimeler bulamadım. Argo margo, idare et lütfen... En çok bu yakıştı duygularımı tercümeye. Sağ olsaydın eğer: -Az bile kızım bu dediklerin. Oha da oluruz çüş de-yle kalmaz, arkasından o koca bıyıklarnı çekiştire çekiştire yakası açılmadık daha neler derdin sen, bilmez miyim? Müsrifliğim, savrukluğum aynı sana benzermiş. Öyle derdi annem. Ama elektrik-su kullanımı konusunda günde kaç kez uyarırdın bizi hatırlarım. Ve bence çok da güzel ikaz ederdin, izah ederdin çünkü: -Yarın birgün bu suyun damlasına muhtaç olacağız. Boşuna yaktığımız her lamba, bizim kesemize zarar ama devlete ve doğaya daha çok zarar. Gereksiz her tüketim bir elektrik santrali açılmasına sebep olur...Bu çok doğru değil. Vatansever olmak, sadece bir bayrağın altında toplanıp, düşmana karşı vatanı savunmak değil. Gerçek vatansever, vatanın toprağını sever, korur. Devlet malını korur. Otobüslere ve duraklarına sakın yazı yazma. Ağaç gövdelerine sakın adını kazıma, derdi. Elektrik su dan geldik otobüste koltuk arkasına yazılan yazıya, -ne alaka şimdi baba, derdim.(Hem korkardım , hem sorardım) devam ederdi. -Şimdi sen durağa yazdın. Onu kim temizleyecek? - Belediyeden görevli, ben değil herhalde baba. -Kızım, derdi. Benim maaşım daha çok olsun ister misin? (İstemem mi...ayaklarım acıyor ablamın küçülen ayakkabılarını giymekten- ablamın ayağı 34 ama benimkiler 36 oldu babacığım, diyemiyorum) Devlet bu temizleme işi için bir eleman daha tutacak. Temizlik malzemesi harcayacak. Bu para nerden ödenecek? Bizim maaşlarımızdan kesilenlerle. Biz bunları yapmazsak , devletin daha çok parası olur, biz de belki daha çok maaş alırız. Küçüktüm ama anlıyordum. İki oğluma aynen öğrettim bunları. Otobüs duraklarına hiç yazı yazmadan büyüdüler. Yere sakız kağıdını hiç atmadılar. Gereksiz lambaları hep söndürdüler ve azıcık büyüdükten sonra diş fırçalarken, suyu şar şar akıtmaktan vazgeçtiler. Gelelim Oha! ve çüş! oluş sebeplerime...(küçük ve tek örnek vereceğim, sebep çok da) Belediye otobüsünde gidiyoruz. 16 yaşlarında bir genç oturduğu koltukta, cebinden bir gofret çıkardı ve başladı yemeğe. Sonra ambalajı yere, ayakları dibine atıverdi. İkaz etmezsem çatlarım. En gülümseyen yüzümle ve sesimin en kontrollu haliyle: -Oğlum, gofretin kağıdı yere düştü, alabilir misin onu? Dememle, yanında oturan, sonradan annesi olduğunu anladığım bayan bana: -Senin üstüne vazife mi? çöpü cebinde eve götürecek değil herhalde...(Ben de laf çok ama, seviye de lazım. Onun kadar edepsiz olmam mümkün değil ki) -O zaman ver oğlum onu bana, ben bizim eve götüreyim , dedim müstehzi bir ses tonuyla. Eğildi aldı çöpünü yerden, bir an sahiden bana verecek diye düşünüyordum ki, otobüsün penceresinden aşağı atıverdi. Kadın bana döndü -Rahatladınızmı şimdi? Etrafına doğru, sesini yükselterek devam etti. Ne ukala insanlar var şu dünyada...Sanki üstüne vazife. (Söyleniyor bana. )İşte o an, Oha !olup Çüş! olduğum andı. Bir kısmı kadından yana, boşver aldırma bu deli , gibi ufak sesle kadını uyarıyor, kimi aldırmaz görünüyor, bir kısmı töbe töbe diye başını sallıyor. Ama tek kişi benden yana değil. Beni onaylayan tek kişi yok otobüs içinde...Yaşadığım yere bakın. Türkiye’nin üçüncü büyük kenti, Ege’nin incisi İzmir. Bu nasıl bir inci ya? -Sizi kutluyorum böyle bir çocuk yetiştirebildiğiniz için. Saygılı. Büyüklerine cevap vermiyor. Hatta denileni aynen yapıyor. Ama sizden duyduğunu-gördüğünü, benden değil. Çünkü eğitim otobüste-okulda değil, ailede başlar. Siz nasıl bir vatanseversiniz ki çocuğunuz da aynen siz gibi. Sokaklarını, otobüsünü bile temiz tutamayan, bu devletin temiz!!!! olmasını nasıl ister ki, diyorum -Kadına bak ya, sanki millevekili, töbe töbeee! -Asla , dedim asla. Ben sizin seviyenizde bir milletin vekili olamam. Vekil olmak onurdur. Ama onurlu toplumların vekili olmaktır önemli olan. Günlerdir Oha olup çüş ! olmaktan bir şaşkınım ki. Yalnız ben değil. 22 Temmuz 2007 gecesinden hatta kendimi bildiğim zamandan itibaren hep birlikte , herşeye oha ve çüş durumdayız. -Anneeeee! En acısından biber var mı bizdeeee?!!!
Tavsiye Et :
Tugay Küren yazıyı tebrik etti...
Mozan Aras yazıyı tebrik etti...
Gülgün Öztürk yazıyı tebrik etti...
Birgül Akkurt yazıyı tebrik etti...
Fatma Kahraman yazıyı tebrik etti...
Mehmet Seviş yazıyı tebrik etti...
İlyas Koyuncu yazıyı tebrik etti...
Taha Süren yazıyı tebrik etti...
Ertuğrul Erdoğan yazıyı tebrik etti...
Sevil Nizamoğulları yazıyı tebrik etti...
Yağmur Öz yazıyı tebrik etti...
Eylül
6
Evet Sen Aşağlık Bir Adamsın Ardıç Kuşu
• Bahattin Gülyuva • Eleştiri Makaleleri • 56 kez okundu. • 9 kez yorumlandı.
Eylül
6
Eylül
4
Yaşar Nuri Öztürk Hoca`ya Duyurulur
• İbrahim Faik Bayav • Eleştiri Makaleleri • 46 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Eylül
3
Eylül
3
Eylül
4
Ağustos
31
Ağustos
27
Ağustos
24
Ağustos
19
Mayıs
12
Nisan
20
Haziran
22
Mayıs
4
Ekim
24 |
![]() |
|
||||||||||||||||||||||