Okul KaçamağıOkul KaçamağıSerkan hayatını bomboş işlerle uğraşarak geçirmişti bugüne kadar. Bugüne kadar okuyup hiç sınıfta kalmadan 10. sınıfa kadar gelebilmesinin tek sebebi babasının, okuduğu özel okullara verdiği paralardı. Serkan’ın gerçek arkadaşlarım dediği iki kişi vardı. Gamze ve Oğuz onun en yakın arkadaşlarıydı. Bir de Deniz vardı. Serkan’ın bugüne kadar gerçek aşkı yaşadığı tek kız. Serkan, çoğu duyguyu ilk olarak Deniz’de yaşadı. Hatta dünya üzerinde bir tek ona boyun eğiyordu.Serkan bir sabah yüzünde muzip bir ifadeyle sınıfa girdi. Gözlerini Oğuz’a dikip ona doğru yürüdü ve yanına oturdu. Serkan’ın yüzündeki ifade Oğuz’a tanıdık geliyordu. Bu ifadeyi gördükten sonra başları hep belaya giriyordu. Oğuz “ne işler planlıyorsun sen yine” dedi. “Bizimkiler şehir dışına çıktı. Bugün bizde toplanalım, ne dersin?” dedi Serkan. Oğuz böyle toplantıları severdi fakat söz konusu meselenin içinde Serkan varsa korkardı. En sonunda kabul etti. O esnada yanlarına Deniz ve gamze geldi. Gamze “ beyler yüzünüzden anladığım kadarıyla siz yine bir işler çeviriyorsunuz” dedi. Oğuz hemen savunmaya geçti ama Serkan her şeyi anlattı. “Eee kızlar! Siz de bizimle takılmaya ne dersiniz?” dedi Serkan. Kızlar da biraz naz yaptıktan sonra kabul ettiler. —Tamam o zaman millet! İlk derse giriyoruz ondan sonra da bizim eve gidiyoruz. Birinci dersin bitiminde okul bahçesinde buluşup Serkanların evinin yolunu tuttular. Eve vardıklarında “unutamayacağınız bir gün yaşamaya hazır mısınız?” diye kıkırdadı. Gamze, Deniz ve Oğuz salona geçtiler. Biraz sonra Serkan elinde 4 tane bira şişesiyle döndü. Gamze “Serkan bira içmeyi düşünmüyorsun değil mi?” dedi. Serkan “ya kızım bi defa da mızıkçılık yapma be” diye çıkıştı. Herkese bir şişe uzattı. Kızlarsa birbirlerine bakıyorlardı. “Ya kızlar bir şişe bira kimseyi sarhoş etmez” dedi Oğuz. Kızlar da bira içmeye başladılar. Herkes otururken Serkan yatak odasına gitti. Bir süre bir şeyler aradıktan sonra geri döndü. Döndüğünde sağ eli arkasındaydı ve o muzip ifade yine suratındaydı. Belli ki arkasında bir şey saklıyordu. Arkadaşlarını biraz heyecanlandırdıktan sonra arkasındakini çıkardı. Serkan’ın elinde altı patlar bir tabanca vardı. Herkes şaşırmıştı. Oğuz sinirli bir şekilde “Serkan bu ne? Umarım o elindekinin bir tabanca olduğunun farkındasındır” dedi. - Lan amma tırstınız ha! Alt tarafı biraz heyecan yaşayacağız o kadar. - Serkan senin için basit bir şey gibi görünüyor olabilir ama silahın şakası olmaz. Ayrıca kızların halini görmüyor musun? Korktular. Kızların ikisi de ilk defa alkol kullanıyorlardı ve alkol onları sersemletmişti. Silahı gördüklerinden beri silaha ve Serkan’a baygın gözlerle bakıyorlardı. Serkan “şimdi sizinle Rus ruleti oynayacağız” dedi. Hemen silahın içine tek bir kurşun yerleştirip silindir kısmını çevirdi. Serkan silahı Oğuz’a uzattı. “Hadi senden başlayalım” dedi. Oğuz bu oyunu oynamak istemiyordu. Serkan u defa da silahı Gamze’ye uzattı. Gamze “bunun içinde kurşun var mı? Bak dolu silahla şaka olmaz” dedi. Anlaşılan Gamze Serkan’ın silaha kurşun koyduğunu görmemişti. Serkan Gamze’yi ikna etmenin tek yolunun silahın boş olduğunu söylemek olduğunu anladı ve öyle yaptı. Oğuz ve Gamze aynı anda “gerçekten boş mu?” dediler. Onlar da Serkan’ı kurşun koyarken görmemişlerdi. Serkan herkese aynı yalanı söyleyip onları oyuna dahil etti. Silah Gamze’nin elindeydi. Namluyu şakağına dayayıp tetiğe bastı. “Tık” diye bir ses geldi. Silah patlamamıştı. Gamze alkolünde etkisiyle abartılı bir kahkaha attı. Silahı Oğuz’a uzatıp “aman çok tehlikeli” diye dalga geçti. Oğuz< silahı alıp kafasına dayadı. Nasıl olsa içinde kurşun yok diye tetiğe bastı. Silah yine patlamadı. Serkan ise bütün bu olanları büyük bir heyecanla izliyordu. Oğuz silahı Serkan’a verecekken Deniz silahı elinden çekip “sıra bende” diye sırıttı. Deniz hemencecik silahı kafasına dayayıp tetiğe bastı. Silah bu defa da patlamadı. Deniz çakırkeyif bir halde silahın namlusunu Serkan’a doğrulttu. Serkan panikledi. Silah üç defa patlamamıştı. Eğer Deniz tetiği çekerse silahın ateş alma şansı yaklaşık %33’tü. “Deniz, bırak şu silahı.” Deniz’in kafasında hiçbir korku yoktu. Hem alkolün etkisindeydi hem de silahı boş sanıyordu. Bunların etkisiyle tetiği çekti. Silah bu kez patlamıştı. Serkan göğsündeki kurşun yarasıyla yere yığıldı. Herkes adeta donmuştu. Sessizliği Deniz’in çığlığı bozdu. “Allahım! Bu… Bu silah boştu. Onu öldürdüm”. Bunları söyledikten sonra dizlerinin üstüne çöküp ağlamaya başladı. *** Olayın üzerinden 3 yıl geçmişti. Oğuz, arkadaşı Serkan’ın mezarının başında oturmuş o günü kafasında tekrar yaşıyordu. O esnada Gamze de geldi. Ağlamaklı bir sesle “Deniz… Deniz cezaevinin tuvaletinde bileklerini kesmiş. Bıraktığı notta “3 yıl önce ben zaten öldüm” yazıyormuş” dedi.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Aralık
4
Aralık
3
Aralık
3
Sudenaz’dan Mektuplar (vı) (son)
• Ersin Başeğmez • Yaşamdan Hikayeler • 36 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Aralık
3
Aralık
3
Dünya Engelliler Gününü Saygıyla Anıyorum
• Zeliha Okan • Yaşamdan Hikayeler • 28 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
26
Haziran
14
Haziran
9
Mayıs
31
Mayıs
20
Mayıs
11
Mayıs
20
Mayıs
31
Ağustos
26
Haziran
14 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||